"Çocuk Süpermarketi" Toyiki Yetkililerine Mektup,
Sayın Yetkili, Sizin için sadece bir müşteri olan, bizimse herşeyimiz olan yaklaşık iki buçuk yaşında bir oğlumuz var. Neredeyse doğduğundan beri düzenli olarak oğlumla birlikte mağazanızı ziyaret eder, genellikle araba bazen farklı türden, hoşumuza giden oyuncakları çoğunlukla sizin mağazanızdan ediniriz. Bugün yine rutin bir şekilde Ankara Ankamall'deki mağazanıza uğradım. Oğlum çok kararlıydı, Tren Thomas alacaktık. Bu yaştaki çocukları bilirsiniz, çokca istediği bir oyuncağı almaya çıktığınız yolun yarısından dönerseniz, dünyayı başınıza yıkarlar. Ancak bugün yarı yoldan oyuncak almadan döndüğümüz halde, beni şaşırtacak ölçüde olgunlukla karşıladı, "Bir daha Toyiki'ye gelmeyeceğiz ve buradan oyuncak almayacağız" cümlemi. Belki sesimin tonundan, belki yüzümün ifadesinden ne kadar kararlı olduğumu görüp başvuracağı ısrarın boşuna olacağını gördüğünden bu olgunluğu. Biliyorum, sıkça kızgın müşterilerle karşılaşıyorsunuz, kimisi gayet haklı, kimisi buluttan nem kapan cinsler. Ben kendi adıma her biri sonuçta birer insan olan çalışanları - emek verenleri vb. şeyler yüzünden bir markaya bu denli tavır almam. Bir hatayı genelleştirmek, bir çalışanın yaptığı hatayı markaya mal etmek bazen olayı abartmak anlamına gelir, biliyorum. Benim kızgınlığımı nasıl değerlendirirsiniz bilmiyorum, ancak sizden tatmin edici bir cevap gelmedikçe mağazanıza bir daha ayak basmayacağımdan ve bu konudaki görüşlerimi e-gruplardaki onbinlerce üye ile paylaşacağımdan emin olabilirsiniz. Bugün mağazanıza girme nedenimiz bol resimli bir hikaye kitabı almaktı. Ancak kitap reyonuna girince şaşkınlıktan ağzım açık kaldı. Çünkü kitap reyonunuzun yarısı insanın "acaba bunları hangi çocuklar için buraya koymuşlar" tarzından kitaplarla dolu. Başlıkları ve kapaklarından kan akan ve konusu ırkçılıktan başka birşey olmayan kitaplar. Şimdi oradaki yazarlardan sadece Hulki Cevizoğlu'nu hatırlıyorum, bir de Ergenekon sanığı/tutuklusu birkaç isim. Ama koca bir kitap reyonunun yarısı kapağında çocukları ürkütecek ifadeler, resimler barındıran kitaplarla dolu. Savaş çığırtkanı, ölüm kusan bu tür kitapları hangi çocuklar için oraya koydunuz. İçine başka hiç bir tür kitap karıştırmadan bir çocuk süpermarketinin bir reyonuna Ergenekon kütüphanesi kurmaya gerçekten hakkınız var mı? İtirazım yok, Türk'e Türk propagandası yapmak serbest. Dileyen savaş çığırtanı ve ölüm kusan kitaplarını dilediği yerde satar. Ama sattığı yerin dışına buna uygun bir tabela asar ve ben de çocuğumu bunlardan uzak tutma hakkımı kullanırım. Ama siz kapıya hem çocuk süpermarketi yazmışsınız. Liberal dünyanın kimsenin üstesinden gelemediği bir basit kuralı; dileyen dilediğini satar, her kör satıcının kör bir alıcısı vardır, bundan sonra çocuğum toyiki'ye girmeyecek, en azından benimle birlikte. Hani lazım olur diye, o rafları bulundurduğunuz mağazaların kapısına koyarsınız diye tam da içeriye uygun bir logo bile tasarladım sizin için. Güle güle kullanın. Yukarıdaki fotografi göremiyorsanız http://img89.imageshack.us/img89/9097/toyikice0.gif <http://img89.imageshack.us/img89/9097/toyikice0.gif> --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
