*''Mustafa'' Dolmabahçe'de*

Yönetmenliğini Can Dündar'ın üstlendiği film röportajlara değil tamamıyla
yazılı belgelere dayanıyor..*

28.10.2008 06:09*

Yönetmenliğini Can Dündar'ın üstlendiği, Atatürk'ün askeri, siyasal ve
insani yönlerini anlatan ''Mustafa'' filminin gösterimi, Dolmabahçe
Sarayı'nın bahçesinde kurulan 2 çadırda yapıldı.

Filmin gösterimi öncesinde konuşan Can Dündar, Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'nda
çok ilgilerini çeken 2 cümle olduğunu belirterek, bu cümlelerin ''Bu
söylediklerimin gerçek olduğu gün senden ve beşeriyetten dileğim şudur; Beni
hatırlayınız'' olduğunu söyledi.

Sonradan o satırların üzerinin 10. Yıl Nutku'nda çizili olduğunu
gördüklerini belirten Dündar, ''Ve anılarından öğrendik ki yakınındakiler
'böyle bir ifadenin bir veda mesajı olarak algılanacağını' söylemişler. Yıl
1933 ve 'o mesajın kötü bir izlenim bırakacağını' söyleyerek kendisini
vazgeçirmişler. Bunun üzerine o iki ifadenin üzerini çizmiş. Fakat diğer
mektuplarındaki talepleriyle birleştirilince bizim için çok anlamlı göründü.
Ölümünün 70. yılını anarken bu filmle, 'Beni hatırlayınız' direktifini,
vasiyetini yerine getirmeye çalıştık. Bu film o yönde atılmış bir adımdır.
Küçük de olsa 'beni hatırlayınız' vasiyetine bir karşılıktır. Umarım
beğenirsiniz'' diye konuştu.

Dündar, filmin gösterimi için bu mekanı kendilerine açan ve ''Belge ve
Fotoğraflarla Atatürk ve Milli Saraylar Sergisi'' ile beraber filmin burada
gösterimine katkıda bulunan Dolmabahçe Sarayı yetkililerine ve TBMM Başkanı
Köksal Toptan'a teşekkür etti.

Filmi 2 yapımcı ortakla yaptığını ve bunlardan birinin NTV olduğunu belirten
Dündar, NTV'ye, filmin hazırlanması için kendisiyle beraber emek harcayan
film ekibine, projeye destek sağlayan Sabancı Grubu ve eşine de teşekkür
ettiğini söyledi.

*Güler Sabancı : " Merhum Sakıp Sabancı,  Mustafa Kemal Atatürk filmi
yaptırmak için çok uğraşmıştı"*

Filmin sponsorluğunu üstlenen Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler
Sabancı da Can Dündar'ın bir gün kendisini ziyarete geldiğini ve henüz
tamamlanmış olan ''Mustafa'' belgeselini ne denli titizlik ve özveriyle
hazırladıklarını anlattığını kaydetti.

Kendisinin Dündar'ın heyecanından ve belgeselin isminin ''Mustafa''
olmasından çok etkilendiğini anlatan Sabancı, ''Bir kişi olarak, bir insan
olarak Mustafa, bu iki faktör beni çok etkiledi. Biz de bu projeye katkıda
bulunma şansını elde ettik. Merhum Sakıp Sabancı, yaşarken gerek yurtiçinde
gerek de yurtdışında yapımcı ve yönetmenlere Mustafa Kemal Atatürk filmi
yaptırmak için çok uğraştı. Bizim katkımıza onun o hayali de ayrıca destek
oldu. Türkiye'de bu boyutta bir ilk olan belgeselin yurdumuz gençliğine
Cumhuriyet Bayramı hatırası olmasını diliyorum'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından Can Dündar'ın senaryosunu yazıp yönettiği ve
müziklerini Goran Bregoviç'in bestelediği ''Mustafa'' filminin gösterimi
yapıldı. Filmi izlemeye gelen konuklar arasında yer alan Genelkurmay eski
başkanı emekli orgeneral Yaşar Büyükanıt, gazetecilerin filme ilişkin
soruları üzerine, ''Ata'yı çocukluğundan başlayarak anlatan bir film. Ben de
detaylarını bilmiyorum'' karşılığını verdi. Filmin çok ilgi çekici olduğu
ifade eden Büyükanıt, merakla izleyeceğini söyledi.

Büyükanıt, bir gazetecinin, ''Televizyonlardaki görüntülerde, sivil hayata
alıştığının görüldüğünü'' söylemesi üzerine de, ''Tabii alıştım niye
alışmayayım?'' yanıtını verdi.

''Sivil hayatta neler yaptığına'' ilişkin bir soru üzerine de Büyükanıt,
daha çok kültürel ve sanatsal faaliyetlere katıldığını, tiyatroya gittiğini,
spor yaptığını, bol bol kitap okuduğunu belirterek, daha önce bir kısmını
yapamadığı etkinlikleri şimdi yapma olanağı bulduğu için mutlu olduğunu
bildirdi.

*Kim nasıl yorumladı?*

*Yaşar Büyükanıt:* Genelkurmay eski başkanı emekli orgeneral Yaşar Büyükanıt
2 saat süren filmin ardından basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede
Atatürk'ü, belgeselin sınırları içinde bütünüyle anlatabilmenin mümkün
olmadığını belirterek, ''Ama eldeki imkanlarla iyi bir arşiv çalışması
yapılmış. Değerli bir çalışma olarak görüyorum'' dedi.

*Ülkü Adatepe* : Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe de filmin başının çok
güzel olduğunu, ancak özellikle ikinci yarıda kimi yerleri beğenmediğini
söyledi. Adatepe, ''Atatürk, çok fazla boş, hiçbir şey yapmıyor, çok üzgün
olarak anlatılmış. Atatürk çok üzgün değildi. O çok mutluydu. İnkılaplarını
yapıyordu, yazılar yazıyordu, kitaplar okuyordu'' diye konuştu.Can
Dündar'ın, filmi hazırlarken kendilerine danışmadığını ifade eden Adatepe,
ancak kendisine kırgın olmadığını, çekimlerin çok güzel olduğunu kaydetti.

*Ufuk Uras* : ÖDP Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ise devrim
tarihi dersi verdiğini hatırlatarak, bu denli görsel ayrıntının çok ilginç
olduğunu anlattı. Uras, ''Geçmişi olmayanın geleceği olmuyor. Hakikaten çok
önemli dersler içeriyor. Emeği geçenleri bir kere daha kutluyorum'' dedi.

*Güneri Civaoğlu:* Gazeteci-Yazar Güneri Civaoğlu da, ''Can'ın yapacağı
birşeyin zaten çok güzel olacağı'' önyargısıyla filmi izlediğini belirterek,
''Bir belgesel göreceğim diye geldim. Belgeseli çok aşan, içine ruh katılan,
Can'ın buna içindeki sıcaklığı, şiiri verdiğini gördüm. Müzik, kurgu,
çalışma çok güzel. Ben bunun uluslararası yarışmalara gönderilmesi
gerektiğini düşünüyorum'' diye konuştu. Civaoğlu, Ülkü Adatepe'nin
eleştirileriyle ilgili olarak da her insanın mutsuz olduğu zamanlar olduğunu
ve belgeselin belgelere dayanarak hazırlandığını söyledi.

*Gülben Ergen:* Sanatçı olağanüstü etkileyici bir film izlediğini
belirterek, ''İsterim ki herhangi bir belgesel gibi 1-2 ay gibi kısıtlı bir
sürede oynamasın. 1-2 yıl hiç vizyondan inmese bu belgesel. Bütün Türkiye
izlese. Eğer bir şekilde bizi üzen bir rakam olursa, bu çok korkutucu
şeylerin sinyali demektir. Çok büyük gişesi olmalı. 10-20 milyon gişeli
olmalı'' dedi. Filmde Atatürk'ün, bugüne dek kendilerine anlatılan temel
bilgilere sadık kalınarak çok daha sıcak, gerçekçi ve etkileyici bir biçimde
anlatıldığını ifade eden Ergen, ''Bence zamanlaması çok doğru bir belgesel.
Bunun altında yatan tüm gerçekleri biz biliyoruz. O yüzden de çok izlenmesi
gerektiğini söylüyorum'' diye konuştu.


*Filmin röportajlara değil tamamıyla yazılı belgelere dayanıyor*


Can Dündar da ekip olarak, ''farklı bir Atatürk yorumu ortaya koyabilir
miyiz'' diye uğraştıklarını belirterek, ''Bundan sonra benim birşey söylemem
doğru olmaz. Seyirci söyleyecek doğru olanı, nasıl bulduğunu, nelerin eksik
kaldığını. Biz de farkındayız çok eksiğimiz var. Ama dediğim gibi bu kendi
içinde bütünlüğü olan bir başka Atatürk'ü anlatma çabasıydı. Onu ne kadar
gerçekleştirebildiğimizin takdiri seyircinin'' dedi.

Dündar, gazetecilerin eleştirileri hatırlatması üzerine, şunları kaydetti:

 "Biz büyük oranda Atatürk'ün kendi anlatımlarına, kendi tuttuğu notlara,
onunla ilgili anlatılan anılara dayanarak hazırladık bu belgeseli.
Dolayısıyla pek azı benim yorumum, çoğu kendi anlattığı şeyler. Elbette
başkaları başka fikirde olabilir ve onların da film yapıp bunun aksini
söyleme hakları var. Bu da bizim Atatürk'ümüz. Burada şaşırtıcı olan, film
çıkmadan eleştirilerin çıkmış olmasıydı. Böyle olması çok doğal. Buna
hazırız. Sonuçta belgeselini yaptığımız insan Atatürk. 2 saatlik bir filme
böyle bir hayat hikayesini ve böyle bir lideri sığdırmak zaten son derece
güç. Dediğim gibi bunu bir adım varsayalım ve daha iyisini yapmak için hep
birlikte seferber olalım."

Dündar, filmin özünün röportajlara dayalı olmadığını, tamamıyla yazılı
belgelere dayalı bir film yapmaya çalıştıklarını belirterek, tanıklıklara
dayalı bir film yapması durumunda Ülkü Adatepe'nin de kapısını çalacağını
dile getirdi.

Atatürk'ü seslendiren tiyatro sanatçısı Yetkin Dikinciler de filmin
kendisini en mutlu eden tarafının, Atatürk'ün dokunulmaz tarafından öte
''Mustafa'' olarak çocukluktan başlayan insan haliyle beyazperdeye
aktarılması olduğunu anlattı.

Dündar'ın, Atatürk'ün ''özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir''
düsturunun devamı olarak, özgür ve bağımsızca kendi birikim ve estetik
anlayışıyla filmi hazırladığını ve şu anda bulunulan mekanın da çok duygusal
bir mekan olduğunu belirten Dikinciler, ''Burası onun son nefesini verdiği
yer. Hepimizin aldığı nefesler onun sayesinde. Aynı duygusallık içindeyim''
diye konuştu.

Bu arada film gösterimini izleyeceği bildirilen TBMM Başkanı Köksal Toptan,
''Belge ve Fotoğraflarla Atatürk ve Milli Saraylar Sergisi''nin açılışının
ardından, filmi izlemeden Dolmabahçe Sarayı'ndan ayrıldı.

A.A.





-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.

Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

<<inline: image003.jpg>>

<<inline: image001.jpg>>

<<inline: image002.jpg>>

Cevap