Mehmet Bey
Allah aşkına hep yorum yorum ve dalga geçmek tamam. Eleştirmiyorum.
Birde siz anlatsanız şu siyasetide bizde öğrensek.. 
  ----- Original Message ----- 
  From: mustafa koçak 
  To: [email protected] 
  Sent: Thursday, February 12, 2009 2:15 PM
  Subject: (gugukluhayat) Re: (gugukluhayat)


  bu zihniyete sahip birinin müsteşar olduğu bir ülkeden, borcu olmayan 
gelişmiş ülke olmasını bekleyemezdik :))


  12 Şubat 2009 Perşembe 00:26 tarihinde armes symirna 
<[email protected]> yazdı:

    ISRAEL-FİLİSTİN ARASINDA İŞİMİZ NE?

    D. Ali Ercan

    Son zamanlarda Gazzede yaşanan dramatik olaylardan sonra sık sık gündeme 
gelen Arap-israel konusunda çok şey söylenebilir.. öncelikle İSRAELİN 
DAVRANIŞINI ASLA VE ASLA TASVİP ETMEDİĞİMİ belirteyim.. 

    Ben bu konuda, Türkiye olarak yan tutmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Bu 
vesile ile genel tarih bilgilerimizi paylaşmak bakımından akla gelen bazı 
noktalara dikkatinizi çekmek isterim:

    1. Filistinliler [araplar] ve Yahudiler, kendi tarihlerine göre, Ur[fa]dan 
çıkıp kenan vadisine kadar gidip yerleşen İbrahim peygamberin [hani 99 yaşında 
çocuk sahibi olan, putları kıran, kurbanı, sünneti ilk başlatan] soyundan fakat 
iki ayrı eşinden olanlar, yani ismail oğulları ve izhak oğullarından gelen, 
aynı ırktan, aynı soydan kan kardeşi kavimlerdir..dinleri, inançları, [aslında 
biri diğerinin devamı olmakla beraber] farklı sayılmaktadır.. güya kendilerine 
vaadedilen belirsiz [fırattan nile kadar] toprakların kavgasını bu analık 
çocukları 2300 yıldan beri sürdürüyorlar.. yani iki kardeş arasındaki 2300 
yıllık bir davaya hariçten müdahil olmak gibi bir şey ..

    2. Türkler müslüman oldular.. ama nasıl? Arapların türklere uyguladıkları 
soykırım ve, 700-800 arası 100 yıl süren kanlı cinayetler, talanlar ve savaşlar 
sonrası artık hayatta kalabilmek için çaresizlikten [assimile] müslüman olan 
türkler, müslümanlığı kabul ettikten sonra bile araplar tarafından hiçbir zaman 
eşit kabul edilmediler, 2. sınıf insan malawi olarak adlandırılıp 
aşağılandılar.. Türk kızları arap erkeklerine eğlencelik cariye, oğlanlar da 
köle olarak hizmet ettirildiler.. [zaten islamda eşitlik yoktur..müslümanla 
müslüman olmayan eşit değildir.. müslüman olanlardan arap olanlarla arap 
olmayanlar eşit değildir.. arap olanlardan kureyş kabilesinden olanlarla 
olmayanlar eşit değildir.. kadınlarla erkekler eşit değildir.. vs. vs.] 900 
yılından sonra istisnasız bütün türkler müslümanlaştırılmıştı.. Hazar 
türklerinin bir kısmı da musevi dinine geçmişlerdi.. Yani bizler 11 asırdan 
beri müslümanız..

    3. Zamanla devir değişti.. mazlum köleler Mısırda egemenliği ele geçirdiler 
[Kölemenler devleti, hala Mısırın yöneticileri bunların torunlarıdır. 
Esmerleşmiş derilerine rağmen asyalı yüzleri tanır gibi olursunuz.], Horasandan 
kaçan ve sonradan Anadoludaki "can dostlarıyla" kaynaşıp, dünyaya örnek bir 
yaşam felsefesi geliştirecek olan alevi türkmenler kuzey anadolu yaylaları 
boyunca kars-erzurum-erzincan-sivas-malatya-kayseri üzerinden orta anadoluya 
kadar geldiler. Irandaki Pers-seleukid [selçuk] devletinin tebaası olan diğer 
sünni türkmen boyları da Irandan ayrılıp Bağdat üzerinden güneyden 
antep-maraş-adana-toroslar-konya ve daha ilerlere kadar gelerek Anadolu selçuk 
devletini, [başlangıçta tebaası oldukları Seleukid devletinin resmi dili olan 
farsçayı konuşan bu türkmenler, anadoluda tekrar öz kimliklerini buldular ve 
türkçe konuşmaya başladılar] ardından da Osmanlı devletini kurdular.. ve 
büyüyen bu imparatorlukta yahudiler ve araplar tebaa durumuna düştüler..

    4. Anadolu eksenli bir türk devleti olarak Osmanlı devleti, özellikle 1453 
istanbulun fethinden sonra, doğu Roma imparatorluğunun yerine yeni bir güç 
olarak dünya sahnesinde yer alınca, batıda kilise [vatikan] ve güneyde de 
[emevi] araplar tarafından bir tehdit olarak algılanmaya başladı... Osmanlının 
kurucu gücü olan sünni türkmenleri anadoludaki aleviler üzerine baskı ve tedhiş 
uygulamaya yönelten saray politikalarının arkasında osmanlı sarayındaki "islami 
danışman" araplar vardı.. [aynen şimdi Ankara da cirit atan AB ve İMF vs. 
uzmanları gibi] ..hatta bunlar Anadoluda gerginliği artırmak için alevi 
türkmenlerin nefret ettiği yezid'in adını bir şehzadeye verdirmeyi 
başarmışlardı.. [doğrudan yezid adını koyduramadılarsa da yezidin babası 
anlamında aba-yezid = bayezid adı verildi iki şehzadeye] Vatikan'ın 
rejisörlüğündeki siyasal entrikalarla Osmanlı askeri gücü doğuya yönlendirildi 
1514 çaldıran [daha doğrusu çıldıran!] savaşında iki türk ordusu birbirini yedi 
tüketti.. Yavuz mısıra yöneldi, halifeliği ele geçirdi.. hesapta olmayan bir 
şeydi bu araplar için..Özellikle araplar bu durumu içlerine hiç 
sindiremediler.. boynuz kulağı geçmişti.. hele hele bir Osmanlı imparatoru tüm 
islam dünyasının lideri halife olunca...

    5. Fatih sultan Mehmet istanbulu götürdükten [aldıktan] sonra 
kuran-incil-tevrat birleşimi tek bir kitap yazılması konusunda bir irade 
göstermiş.. her nedense [?!] bu arzusu gerçekleşmemiş ve başlangıçta dini 
taasubu olmayan Osmanlı devleti arap etkisiyle git gide şeriatın derin çukuruna 
doğru gitmiştir.. 

    Bilime arkasını dönen, teknolojik gelişmeleri ıskalayan osmanlının av 
olması kaçınılmazdı.. [yani şimdi çok mu farklı..fizik-kimya-biyoloji dersleri 
gibi fen derslerinin seçmeli din dersinin ise mecburi olduğu bir eğitim 
sisteminden yetişen gençliği ile çağı yakalaması olanaksız olan Türkiye 
Cumhuriyeti de aynı durumdadır..] artık ok-yay dönemindeki kazanımları, 
yaşamını sürdürebilmesi için yeterli olmamaya başlamış ve bir zamanların avcısı 
osmanlı devleti yeni saldırgan emperyalistlerin avı olmaktan kurtulamamıştır... 

    İşte hikayenin burasında 1. dünya savaşı sonrası güneye bakalım.. 1918 de 
osmanlıyı parçalamak için dört bir yandan saldıran emperyalist güçlerin başında 
gelen ingiltereye karşı filistin cephesinde savaşan türk ordularını, aynen doğu 
cephesinde ermenilerin yaptıkları gibi, düşmanla birlik olup arkadan vuran 
araplara din kardeşliği perdesiyle bu kadar çok yakınlık duyanlara, ki onlar 
aynı duyarlılığı, aynı tepkiyi ne Iraktaki türkmenlerin ne de Doğu 
Türkistandaki soydaşlarımızın uğradıkları zülümlere karşı göstermişlerdir, 
onlara sormak gerekir: 

    . ŞİMDİ DİN KARDEŞİMİZ OLAN FİLİSTİNLİLER 1918 DE DİN KARDEŞİ DEĞİLMİYDİ??
    . BİZİM MİLLİ DAVAMIZ OLAN KIBRIS KONUSUNDA ARAPLAR KİMDEN YANA OLDU?
    . OSMANLI DEVLETİNDE, ARAP, ÇERKEZ, ERMENİ v.s. HEMEN HER UNSURDAN HAİNLER 
ÇIKMIŞTIR.. BİR TANE İHANET EDEN MUSEVİ VARMIDIR?

    OSMANLI DEVLETİNİN BÜTÜN DIŞ BORÇLARININ SİLİNMESİNE KARŞILIK, BUGÜNKÜ 
İSRAEL TORPAKLARININ, OSMANLI DEVLETİNE BAĞLI KALMAK KOŞULUYLA YAHUDİLERE 
VERİLMESİ ÖNERİSİNİ, SULTAN ABDÜLHAMİD KABUL ETMEMİŞTİ.. KEŞKE, DİYOR İNSAN, 
KABUL ETSEYDİ DE GENÇ TÜRKİYE CUMHURİYETİ O BORÇLARI ÖDEMEK MECBURİYETİNDE 
KALMADAN DEVRİMLERİ DAHA BÜYÜK BİR HIZLA GERÇEKLEŞTİREBİLSEYDİ VE CUMHURİYETİN 
TEMELLERİ DAHA SAĞLAM ATILABİLSEYDİ....TOPRAK REFORMU YAPILABİLSEYDİ, 
EĞİTİMDEKİ 
    VE SANAYİDEKİ ATILIMLAR DAHA RAHAT, DAHA KUVVETLİ YAPILABİLSEYDİ.. EMİN 
OLUN ŞİMDİKİ MESELELERİ MİZİN BİRÇOĞU OLMAYACAKTI.. NE EKONOMİK SORUNLAR, NE 
BAĞIMSIZLIK, NE LAİKLİK VE NE DE BÖLÜCÜLÜK/GERİCİLİK.. GENÇ CUMHURİYET KURULUŞ 
YILLARINDA BİNBİR MEŞAKKETLE, GELİŞMESİNDEN, KALKINMASINDAN ÖDÜN VEREREK 
ÖDEDİĞİ BU BORÇLARI SIRTLANMAMIŞ OLSAYDI ŞİMDİKİ DURUMUMUZ KESİNLİKLE ÇOK 
FARKLI OLACAKTI..SONUÇTA NE OLDU YANİ? İSRAEL DEVLETİ YİNE KURULDU.. HEMDE 
İSTEDİĞİNDEN ÇOK DAHA BÜYÜK BİR TOPRAK PARÇASI ÜZERİNDE VE BİZ YİNE DÜNYANIN 
MİLLİ GELİRİNE GÖRE EN BORÇLU İLK 5 ÜLKESİNDEN BİRİ DURUMUNDAYIZ.

    Son olarak rahmetli Üzeyir Garih'le ilgili bir anımı anlatayım.. 
Rahmetlinin [savunma sanayi müsteşarı olduğum bir dönemde] beni ziyaret ettiği 
bir gün konu bu yahudi meselesinden açıldı.. israille olan savunma sanayi 
ilişkileri falan... açıkçası hiç beklemediğim, [burada anlatamayacağım] beni 
şaşırtan ifadeleriyle uzunca bir konuşmadan sonra bana "Hocam" dedi "ben 
Türkiyede yaşayan bir yahudi değilim, ben dini musevilik olan bir TÜRK'üm.."

    D. Ali Ercan

----------------------------------------------------------------------------
    Windows LiveT Photos ile fotoğraflarınızı kolayca paylaşımı. Sürükle bırak






  -- 
  Benim hayalimdeki aşk, iki insanın birbirini sahiplenme duygusundan çok daha 
öte bir şey. Friedrich Nietzsche

  

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap