Bu hafta yaşlılar haftası....


*YAŞLILIK ÜZERİNE...* Cicero'ya yaşlılığında sorulan, "*Üstad, yeniden
gençliğe dönmek ister miydiniz?"* sorusuna verdiği yanıt anlamlıdır: "*Yarışı
birinci bitiren bir at, neden bir daha başlangıç çizgisine dönmek istesin
ki...*"

*Belli bir yaşın altındayken hemen hepimiz yaşlılara bir acıma hissi ile
yaklaşırız. Bu acıma hissine eşlik eden bir başka düşünce daha vardır; "Ben,
iyi ki daha gencim" der ve bundan kendimize anlamsız bir övünme payı
çıkarırız.*

*Elele tutuşmuş yürüyen yaşlı bir çifte bazılarımız acıyarak bakar. Bence bu
çifte acıyarak değil büyük bir gıpta ile bakmak gerekir. * Bu çift, "atletizm
yarışmasını" başarıyla tamamlamış bir çifttir; hayatın türlü badirelerini
atlatmış, belirli bir yaşa hem de birlikte ulaşmış, üstelik hâlâ elele
yürüyecek kadar birbirlerine olan sevgilerini koruyabilmiş "başarılı"
yarışmacılardır. Görüşüme göre, onlara ancak gıpta edilebilir, acımak ise
son derece anlamsızdır.*

*Hepimiz adına dünya denilen bir stadyumdaki yarışmacılarız. Hiç birimiz
buraya isteyerek gelmedik ve istemesek de hepimiz burada koşmaya mecburuz.
Kimisi önce kimisi sonra, ama herkes vakti geldiğinde bu yarışı koşacaktır.
Kimisi bu yarışı dereceyle bitirecek, kimisi dereceye giremese de yarışı
tamamlayacak, kimisi de yarışı tamamlayamadan kulvarı terk edecektir.
Kimsenin, ben daha yarışın başındayım diyerek, yarışı başarıyla tamamlamış
olanlara acıyarak bakması kadar anlamsız bir şey olamaz. Üstelik, yarışı
henüz koşmamış bir kişinin, dereceye girememiş (yâni hayatta yeterince
başarılı olamamış) ve hâttâ yarışmayı bitirememiş (yâni belli bir yaşa
ulaşamamış) kişilere bakarak, bundan kendine bir övünç payı çıkarması da
anlamsızdır. Çünkü, yarışın/hayatın kime ne getireceği belli değildir.*

*Dolayısıyla, ne gencim diye övünmek, ne de yaşlandım diye dövünmek anlamlı
değildir.*

*Yaşlılıktan söz ederken Schopenhauer'i anmadan olmaz. Bu büyük filozof,
olağanüstü bir başarı kazanan "Parerga ve Paralipomena" adlı kitabının
"Yaşam Çağlarının Farklılığı Üzerine" alt başlıklı bölümünde, yaşlılık
döneminin harika bir analizini yapmıştır. Şimdi bu bölümden bâzı görüşleri
aktarmak istiyorum:*

*Yaşamımızın sonuna doğru bir maskeli balonun sonlarında maskelerin artık
çıkarıldığı ana benzer bir durum ortaya çıkar. Şimdi artık, yaşamımız
boyunca ilişkimiz olan kişilerin gerçek yüzlerini görürüz...ama asıl tuhaf
olanı, **insanın kendi kendisini bile ancak yaşamının sonuna doğru tanıması
ve anlamasıdır.*

*Yaşamı nakış işlenmiş bir kumaşa benzetebiliriz: herkes, yaşamının ilk
yarısında bu kumaşın ön yüzünü, ama ikinci yarısında ise arka yüzünü görür:
arka yüzü o denli güzel değildir ama öğreticidir; çünkü ipliklerin
bağlantılarını görmemize izin verir.*

***Düşünmek Üzerine Düşünmek / Prof. Dr. Oğuz İNEL

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Attachment: zzzzz YAŞLILIK ÜZERİNE.doc
Description: MS-Word document

Cevap