*Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] * Yazı Tarihi: *09/04/2009* Tüzük engeli ve Bahçeli'nin çekilme kararı!
Evet Devlet Bahçeli bundan böyle MHP Genel Başkanlığına aday olamayacak. Gerekçe; partinin tüzüğü. Koray Aydın Bey’in dün kamuoyunun dikkatine sunduğu tüzük gereği MHP’de bir kişi ancak 5 kez Genel Başkanlığa seçilebiliyor. Bahçeli bu limiti doldurduğundan yasal olarak aday olabilme imkanı yok. İlginç olan bu maddenin MHP tüzüğüne rahmetli Türkeş Bey’in sağlığında girmiş olmasıdır. Yani başka bir ifade ile, tüzük Türkeş Bey’in vasiyeti hüviyetindedir. Öyle olduğu içindir ki Devlet Bahçeli de bugüne kadar tüzüğü değiştirme yönünde bir adım atmamıştır. Öyle ki 2000 yılında yapılan kurultayda pek çok değişiklik yapılmasına rağmen bu maddeye dokunulmamıştır. Bu hakikatin tescillenmesi sonrasında olması gereken Sayın Bahçeli’nin hemen emaneti teslim etmesi ve kongre sürecini başlatmasıdır. Bu sütunu izleyenler bilirler. Devlet Bahçeli ile MHP’nin büyüyemediği ve iktidara alternatif olamayacağı çok yazıldı. Hayır, Devlet Bey kişisel olarak pırıl pırıl bir isim ama liderden öte parti müdürü hüviyetinde ve öyle olduğu için de MHP’ye bir ivme kazandıramıyor. Son seçime bakın, merkez sağ çökmüş yani yok iken, ekonomik kriz ve yolsuzluklar sebebi ile AKP’nin imajı da yerlerde sürünürken MHP yüzde 20’leri bile aşamadı. Alınan belediye başkanlıkları ise MHP liderliğinin katkısından ziyade toplumun doğal refleksiydi. Öyle, çünkü insanların AKP’den başka oy verebileceği sağ bir parti yoktu. Sayın Bahçeli kampanya sürecinde Tayyip Bey’in üçte biri kadar bile miting yapmadı. Dahası bir kez olsun ekranlarda görülmedi. Soruyorum, televizyona çıkmaktan ürken, siyasette lider ve hele de MHP’ye Genel Başkan olabilir mi? Çok yakından biliyorum, bütün TV kanalları üstelik ana haber bültenlerinde bile Devlet Bey’e defalarca davet yapmalarına karşın Bahçeli bir tanesine bile evet demedi. Peki, niye mi çıkmadı ekranlara? Bunu söylemek istemezdim ama, hakikat bu; Devlet Bey’in kendine, yani dağarcığına güveni yok. Konuşursam biterim korkusuyla, susarsam beni önemli zannederleri oynuyor... Sorarım size, böyle birinden MHP’ye baş olabilir mi? Zaten seçim kampanyalarında da görüldüğü gibi Bahçeli bünyesi sebebiyle hemen hastalanıyor, yani sağlığı da artık bu yükü taşımaya müsait değil. Dolayısı ile tüzük olgusu da dikkate alınarak Bahçeli derhal jübilesini yapmalıdır. Biliyorum, Devlet Bey sayesinde MHP’de yer kapanlar, bu yasal engeli aşmak için tüzük kurultayı önerecekler! Hayır, böyle bir şeyi kamuoyuna ve ülkücülere izah edemezler! Bu tür bir teşebbüsle sadece yukarıda belirttiğimiz gibi Merhum Türkeş Bey’in vasiyeti ayaklar altına alınmayacak aynı zamanda MHP’de parti içi demokrasinin olmadığı ve tirancılığın egemen olduğu tezi geçerlilik kazanacaktır. Türkeş’in tüzüğüne isyan ve onu değiştirme fikri ya da teşebbüsü maazallah Bahçeli’nin ölümüne kadar liderliğine onay anlamını taşıyacaktır. Yapılması gereken, Devlet Bey’in hemen çekilmesi ve BBP’li ülkücüleri de kucaklayan yeni bir ismin MHP’nin başına geçirilmesidir. *DUYU-YORUM... Savcı olayının perde arkası* Dünün flaş haberlerinden biri de İzmir’de bir süredir kasırga misali esen özel yetkilerle donanımlı savcı Murat Gök’ün yetkilerinin alınmasıydı. Savcı Gök yetki alınması olayını önemli operasyonların eşiğindeyken olduğunu söylüyor. Bizler bu savcıyı tanımayız ve hakkında var olan Kurtlar Vadisi’ndeki Memati benzetmelerinin ne kadar doğru olduğunu da bilmeyiz ama dün savcıdan yetkilerin alınması ile ilgili olarak önemli bir isimden şu değerlendirmeleri dinledim: “Savcı Gök AKP’lilerle ilgili çok ciddi bulgulara erişmişti. Bu haber alındı ve önü kesildi. Hatırlayın, aynı şey yakın geçmişte Hanefi Avcı bağlamında da görüldü. Hanefi Bey Emniyet istihbaratta iken Enerji Bakanlığında bazı yolsuzluklara nüfuz edince, hemen Edirne’ye gönderdiler ve konunun üstünü örttüler. Aynı şey şimdi bu savcı için geçerli...” Yapılan bu değerlendirme ya da iddialar doğru değilse savcının apar-topar neden derdest edildiği tatmin edici bir biçimde açıklanmalıdır. *UTANIRLAR MI DERSİNİZ ?.. Kuyudaki kemikler!* *Kemik avcıları ya da istismarcıları şok olmuş vaziyette. İstanbul Adli Tıp Kurumu kuyulardan çıkarılan kemiklerin hayvanlara ait olduğunu tescilledi. Sorarım size, kuyular ve orada bulunan birkaç kemikten hareketle vaveyla koparıp Türk Silahlı Kuvvetleri ile Özel Tim’i hedef tahtasına oturtanlar bu tespitten sonra hiç utanmayacaklar mı? Evet kul hakkı ya da yargısız infaz yapmayın diye kıyameti koparanlar, yaptıkları bu haksızlık sonrasında ne diyecekler acaba? Görüldüğü gibi kuyu ve kemik hikayesi aslında Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı başlatılan psikolojik harekatın bir parçasıydı. Zerre kuşkum yok ki, bu harekat başka başka şeylerin kullanılması ve istismarı ile sürdürülecektir. Belli ki birilerine bir görev verilmiş ve şimdi o görev deruhte edilmektedir. * *ARADAKİ FARK...* * Azerbaycan konusunda Demirel ve Tayyip Bey! AKP hükümetinin Azerbaycan’ı nasıl harcadığı gözler önündedir. AKP; ABD ile AB’yi tatmin uğruna can kardeşimiz Azerbaycan’ı çiğnemiş ve hassasiyetlerini görmezden gelmiştir. Her fırsatta hamaset simsarlığı yapan AKP’nin gerçek yüzü bu şekilde ortaya çıkmış oluyor. Azerbaycan ve Türkiye dostluğu bağlamında Abdullah Gül ile Tayyip Erdoğan’ın bugünlerdeki tutumunu sorgularken birden Sayın Demirel’in yakın geçmişteki bir tavrını hatırladım. Takriben 10 yıl önce dönemin Cumhurbaşkanı Demirel’le Yalta’ya gitmiştik. Demirel Yalta’da Azerbaycan için tehditvari konuşan Ermenistan Cumhurbaşkanının yüzüne şunları söyleyip görüşmeyi o an noktalamıştı: “Azerbaycan’ı ağzına alma. Bundan böyle Azerbaycan’a yan bakarsan dünyayı başına yıkarız...” 10 yıl önce yazdığımız yazıda da mevcut olan o ifadelerle, bugünkü tutumu kıyaslayın ve farkı anlayın... * --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [email protected] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
