Hangisi dublör!..

Günlerdir, ekranlardan eksik olmuyor "Kenya" asıllı "Müslüman" bir
babayla, "beyaz" bir Amerikalı annenin oğlu olan ABD'nin yeni başkanı
Barack Hussein Obama!.. Bütün haber, tartışma, açık oturum ve benzeri
programlarda tartışılıp duruyor, Obama'nın Türkiye'ye neden geldiği ve
ne türden "mesaj"lar verdiği!.. Herkes doğal olarak kendi bakış
açısına göre yorumlayıp, "durumdan vazife" çıkarıyor!.. Ancak görünen
o ki, "cılız" bir kaç "protesto gösterisi"ni saymazsak, Türk halkı
Obama'yı çok sevdi!.. Hem de öylesine sevdi ki ABD'ye bakış açıları
bile değişti!.. İnsanların zihninde yer eden o "işgalci" ABD imajı
gitti, yerine "barışçı" bir ülke imajı geldi!.. Bu da gösteriyor ki
ABD'nin "asıl yöneticileri"nin Obama taktiği işe yaramış!.. Son 5
yıldır çekilen, neredeyse bütün film ve dizilerde ABD Başkanı'nı
"zenci" oyunculara oynatarak, Obama'nın seçilmesinin "altyapı"sını
oluşturmaları boşa gitmemiş!.. Üstelik bir taşla iki kuş vurmuş
oldular!.. Hem "zenciler"i, hem de "Müslüman"ları "kendi safları"na
katmış oldular!..


Beyaz Amerikalı'nın temsilcisi


Obama'yla birlikte ABD'nin "yayılmacı" politikasının "değiştiği"ne
inanan milyonlarca insan, doğal olarak Türkiye'de kullandığı
"dublör"ünün bütün dünyaya verdiği "mesaj"ı da gözden kaçırmış oldu!..
Kimse, "siyah" tenli Obama'nın dublörünün neden "beyaz" tenli olduğunu
düşünmedi!.. Koskaca Amerika'da, Obama'ya benzeyen "siyah" tenli bir
dublör bulunamadı mı ki "beyaz" bir dublör kullanıldı!.. Şimdi bir
düşünelim!.. Aslında hangisi dublör!.. ABD'yi "asıl yöneten" beyaz
Amerikalılar'ın "seçtirtip" başkanlık koltuğuna oturttuğu "siyahi"
Obama mı, yoksa "ikiz" limuzinlerden birisine kurulan ve "Beyaz
Amerikalı"yı temsil eden şahıs mı?..


+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++



TV kanallarında
Mahalle Baskısı

Bir dönem haklı olarak gündemden düşmüyordu Türkiye'nin "Malezya" olup
olmayacağı konusu!.. Nereye gidiyorduk!.. Sonumuz önce Malezya, sonra
İran gibi mi olacaktı!.. Türkiye'yi önce "Ilımlı İslam", sonra
"Şeriat" düzeni mi bekliyordu!.. İşte o aralar "Mahalle Baskısı"
kavramı atıldı ortaya!.. Hatta "anketler" bile düzenlendi!.. Kaynar
suya atılan kurbağanın can havliyle sıçraması gibi tepki vermeye
başlamıştı Türk halkı!.. Derken, kabın altındaki ateş "kısıldı" ve
"çaktırmadan haşlanma" dönemine giriverdi Türkiye!.. Doğal olarak
şimdilerde pek bahsedilmiyor "Mahalle Baskısı"ndan!.. Pek çok şeyi
farkına varmadan "kanıksayıverdik"... Ülkenin en yüksek makamları olan
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Meclis Başkanı'nın eşlerinin "türbanlı"
olması artık o kadar "rahatsız" etmiyor insanları!.. Günlük yaşamdaki
"Mahalle Baskısı"nı bile görmezliğe geliyoruz!.. Hatta artık pek çok
TV kanalında bile uygulanıyor "Mahalle Baskısı"... Örnek mi
istiyorsunuz!.. İşte sizlere geçtiğimiz akşam Reha Muhtar'ın
CNNTürk'ke yayınlanan "Çok Farklı" programına konuk olan manken Ece
Gürsel'in anlattıkları!..


Programa gelirken mini giymeyin


Bu arada öncelikle, "cinselliğin" bir "meta" olarak algılanmasına ve
"kullanılmasına" karşı olduğumuzu belirtelim ve Ece Gürsel'in
anlattıklarını aynen aktaralım; "Eskiden programlara gelirken, konuk
koordinatörleri bizlere, 'Aman mini giyin, dekolte kıyafet giyin'
derlerdi. Şimdi, 'Aman Ece mini giyme, pantolon tercih et' demeye
başladılar. Artık biz bile şaşırıyoruz. Programlarda bile artık
uyarıyorlar, 'Aman kıyafetiniz çok mini olmasın. Çok dekolte olmasın
falan' diye"... Yaa işte böyle!.. Çaktırmadan "haşlanmaya" devam!..






-- 
s...@co

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap