---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: infosolbirlik

   SOL BIRLIK

[email protected]

  Son Güncelleme: 14.04.2009
   PASIFIKASYON(*) -Namik Kemal Boya
 14.04.2009

 *              Yazarimiza Özgürlük*

**

*      68 liler Vakfi Genel Sekreteri*

**

*                             Namik Kemal Boya*

**

*                                    son yazilari*

**

*                         www.ankarabirlik.org*



Ilk tutuklamalarini Cumhuriyet Mitingleri sonrasi, 22 Temmuz 2007 seçimleri
öncesi yapan ve 21 Mart 2008 günü Ilhan Selçuk ve diger önemli
kisilerin  sabaha
karsi gözaltina alinmasi ve özellikle 1 Temmuz 2008 günlü ADD'yi hedef alan
operasyonla gelisen; aralarda yapilan gözaltilar; aramalar ve tutuklamalarla
yayginlasan "Ergenekon" adi verilen emperyalist saldiri 7 Ocak 2009 Çarsamba
sabahi baslatilan  yeni bir saldiri dalgasiyla gündeme oturdu.



Toplum katinda adi bilinen, taninan, tutum ve davranislariyla bu ülkede
AB-ABD emperyalist kampinin tekerine çomak soktuklari konusunda ortak kanat
olusmus kisilerin dalga, dalga gözaltilari ve belirsiz yargilamalarla
     hedef
tahtasina oturtulmalarinin, özel yasamlarinin  sergilenmesinin bir tek adi
vardir:



PASIFIKASYON yani ETKISIZLESTIRME...



Bu terim, emperyalist siyasetin silahla saldirmayi uygun görmedigi
dönemlerde hedef ülkeyi yumusatmak ve onun direnisine öncülük edebilecek ya
da en azindan "kalkin ey ehl-i vatan" dediklerinde etkili olabilecek
sahsiyetlerin tümünün dokunulabilirligini göstererek; "...bunlarin
direnisine katilir, ortak olursaniz, sizi de böyle yapariz..."
korkutmacasinin siyasal sözlükteki adidir.




Pasifikasyonun degisik uygulamalarina son yarim yüzyilda mazlum halklar
defalarca tanik oldular. Tipki, "böl yönet" kurami ile Ulusun "laik, siyasal
islamci", "Türk-Kürt", "Alevi-Sünni" kamplarina bölünerek emperyalist
sömürünün gizlenmesi ve parçalama planina uygun kosullarin yaratilmasinin  bir
yeni asamasidir. Ulusu yukarida sayildigi biçimde kismen parçaladiklari
kanisina varmis olduklari ve asamaya geçtikleri anlasiliyor.



Simdi, Kemalist Devrim savunucularini, ulusal birlikten ve aydinlanmadan,
sosyal devletten yana olduklari için bir karsi direnis cephesi olusturma
olasiligi bulunanlari , henüz daha örgütlenmeden;  bazi karanlik ve sabikali
kisilerle ayni kefede örgütlenmisler gibi karalamayi ve sanki tümü bir
örgütmüs gibi yargilayip mahkum etmeyi amaçlamaktalar.Kendilerini mali
suçlardan yargilayacak yasalari degistirirken direnis cephesindeki
yargilayabilmelerini saglayacak yasal düzenlemeleri geçirmislerdir.



 Fetullahçi örgütlenmenin elinde Hukuk, Pasifikasyonun silahi haline
gelmistir. Yozlastirilmis bir hukuktan daha tehlikeli bir sey yoktur...

Hukuku kullanarak, sahte deliller, vaatlerle elde edilmis gizli taniklar ile
gerici Danistay Saldirisindan baslayarak her türlü eylemi ulusalcilarin
hanesine yazmayi planlamaktadirlar. Onlar açisindan bu davanin
kanitlanmasina da gerek yoktur. Çünkü dava Türkiye tamamen teslim alinana
kadar on yillarca bitmeyecektir.



Zaten onlarca TV ve yüzlerce radyo kanalinda yapilan yüzlerce-binlerce  saatlik
tek tarafli yayinlarla, ne söylenirse inanmaya hazir kitleler nezdinde
saniklar mahkum edilmisler ve ilimli islamin kurbani olan bu kalabaliklar,
".. bunlarin yaptigi bir sey olmasa bu kadar önemli kisiler  tutuklanir
miydi?" noktasina getirilmistir.

Davadan ola ki, bir beraat çiksa dahi, bu dava esas  amacina ulasmistir.



Artik kitleler emperyalizme ve gericilige, karanliga karsi biraraya
gelmekten, örgütlenmekte, anti-emperyalizm cephesinde yogunlasmaktan uzak
durur hale getirilmistir.



Bu ülkenin sadakaya muhtaç hale getirilmis milyonlari, kendiliklerinden bu
çemberi yarabilecek donanimdan yoksun hale düsürülmüstür.

Onlari uyarma görevi ile yüklü olmalari gereken Cumhuriyet'in okumus,
aydinlanmis bilinçli yurttaslarinin pasifikasyonu yirtacak bir irade
göstermelerini engellemek için bu program uygulanmaktadir.



Gerçegi görelim ve saptayalim:Pasifikasyon; yildirma ve sindirme hedefine
ulasma yolunda mesafe kaydetmistir.

Cumhuriyet yandasi aydinlarin önemli bir kismi, pasifikasyon karsisinda "ayaga
kalkmak ile sinmek" ikilemi arasinda kararsizdirlar.

Içlerinden  "ayaga kalkmak gerek!" deseler de, ortaya çikma konusunda
önceligi baskalarina birakmayi yeglemektedirler.



Ayaga ilk önce kalkmaya ikna edilmesi gereken ve kaldirilmasi gereken
onlardir. Ancak onlar da 22 Temmuz 2007 seçimlerindeki tokattan sonra gelen
bu sivil darbe saldirisina karsi, özel yasam siperlerinden kolayca çikip;
ayakta kalarak direnecege pek benzememektedirler.



Onlari bu tarihsel kavsakta,  sinmemek ve ayaga kalkmak konusunda ikna etmek
için; bazilarinin  önce ben/biz söyledik mantigi ile hemen "birlesin,
örgütlenin vb." hiçbir mantigi, dayanagi, hazirligi, inandiriciligi olmayan
çagrilari da ilaç olmamakta, tam tersine bu bildirirler sadece söyleyeni,
"ben görevimi yaptim" kolayciligina itmekte, diger insanlari ise
durdurmaktadirlar..



Kitleler nasil hazirlanir ve harekete geçer; bu konulari bilmeyenlerin
gereksiz aydin gevezeliklerine ve sahneye çikma meraklilarina artik meydani
birakmamanin; tam tersine gövdesi ve tabani olan örgütlerin inisiyatifi ele
almasinin zamani gelmistir. Bunlarin hangi örgütler olup olmadigini  herkes
bilmektedir. Bu noktada, kitle hareketlerinin   kordinasyonu konusunda ivedi
biraraya gelmenin ve inisyatifi ele almanin tam zamanidir. (Bakiniz (*)



Pasifikasyon etkisizlestirme ise;  ulusalcilar etkinlesmelidirler.

Bireyler ve Örgütler olarak...



Pasifikasyonun alt basamagi, böl ve yönet ise; saflarimizdaki bölücülere
meydani birakmadan, örgütleri bir araya getirmeli, birlesmeliyiz.



Bunu saglamak için yurttaslar, olagan yasamlardaki ekonomik-sosyal
yükümlülüklerden, aliskanliklarindan, zaaflarindan arinmak ve gerçekten
fedakarca davranarak; edilgin duran, pasifikasyona kurban edilmislere onlari
kendine getirecek birer örnek olusturmak zorundadirlar.



Aydinlarimiz, örgüt yöneticilerimiz; akil, mantik, bilim ve deneyime sözü
birakmayi bilmelidirler.Tabela örgütlerin ve onlarin birlikteliklerinin
degil;eti, kemigi, gövdesi, tabani, bilgisi ve deneyimi olan örgütlerin;

özellikle meslek odalarinin;

ayagi Türkiye topragina basan sendikalarin;

köy kooperatif birliklerinin;

 ve demokratik kitle örgütlerinin birlestigi;

KITLE HAREKETLERINI KOORDINE EDECEK BIR BIRLIKTELIGI; ulusal çapta bir
koordinasyonu kurmaliyiz.

Ve siyasal partiler cephesinde, taraftarlik etmeyi birakip; mücadeleyi
AKP'ye karsi kazanma sansi olan belli yerlerde odaklamaya çalismaliyiz.

Ancak böyle bir birlikteligin kurulacagina dair inanç isigi, kitleleri
sadaka ekonomisinden kurtarabilecek bir inançli-bilinçli aydin yogunlugunu
çevresine toplayabilir.Ancak güç olusturma konusunda kararli olursak eski
küskünlükleri asar, aliskanliklari yirtar yeni bir cepheyi kurabiliriz.



Aksi halde, dostlarimiz; aglama duvarlariniz internet portallarinda daha çok
uzun yillara mahkumsunuz demektir.

Aksi halde Türkiye'de daha çok acili süreçleri yasayacagiz demektir.

Saygi ve dostlukla,

*
*07 . 01 . 2009



*
Namik Kemal Boya*

*
CUMOK  Istanbul Koordinatörü*

* *

* *

* *



*Ilgili Yazilar :(*) *   www.cumokistanbul.org   sitesinde bulunan;

* *

*KITLE HAREKETLERINDE ADD'NIN ROLÜ baslikli yazi ve kapsaminda bulunan
*

* *

*KITLE HAREKETLERININ KOORDINASYONU BÖLÜMÜ;ile,*

* *

*NASIL MITING YAPILIR baslikli yazilar...*

* *

* *

* *

*Namik Kemal Boya*

© Copyright *Ankarabirlik*.org

 Sayfanin basina
git<http://www.ankarabirlik.org/haber_detay.asp?haber_id=933&yid=107#top>

**********

****

*Sevgili Arkadaslar,*

* 33 Askerimizin öldürüsünü animsadiniz mi? 33 ün acisi ne oldu? *

*21 Ekimde sehit edilen 12 leri ne kadar
tasiyacaksiniz?                                            *

*  Bir sonraki saldiriya kadar sürecek mi? Yoksa!... *

*Bayraklari asin, yürüyüsler yapin, saygi duruslarinda bulunun, sehitlikleri
ziyaret edin,  internet gruplarina, web sitelere, birbirinize, kamusal
görevi olanlara mail ve faks yagdirin.Cep telefonlarina kisa mesajlar atin.
Radyo-TV kanallarinin mikrofon ve kameralarina duygularinizi
iletin.                *

*Gazetelere ilanlar da verilecek, göreceksiniz.*

*Örgütlerimizin iç çatismalarinda  enerjimizi harcamaktan, birbirimizle
savasimi esas almaktan ya da örgütler arasi yararsiz, güçbirligini zedeleyen
rekabetten vazgeçmeliyiz.  Birleserek büyük kitlesel eylemleri yapacak,
yönetecek ve ulusal davaya katkida bulunacak bir iklimi yaratmamiz
gerekiyor. *

*AB-D EMPERYALIZMI VE ISBIRLIKÇISI AKP'YE VE MASALARI PKK YA KARSI   TERÖR
ve YARATICILARINA MÜCADELE ETMELIYIZ. BUNUN IÇIN BÜYÜK KITLE GÖSTERILERI
DÜZENLEMELIYIZ. *

*EN SONUNDA AB-D EMPERYALIZMINI KOVMAYI, AKP YI ALASAGI ETMEYI, HALKÇI
DEVLETI YARATMAYI, ANTI-LAIK SADAKACILARI TASFIYE ETMEYI AMAÇLAMALI VE BUNU
GERÇEKLESTIRMELIYIZ.. *

*BUNU NASIL YAPACAGIZ?*

*Peki, Arkadaslar, yoldaslar! Mitinglerle tepkiyi örgütlemek ve göstermek
yeter mi, 14 Nisan sürecinde yetti mi?; Mücadeleyi örgütsüz, stratejisiz,
plansiz kendi basina birakarak yapilan bu islemler Türkiye'nin emperyalizmle
bagimliligindan dogan bu dev sorunu çözecek mi? *

*Bu isi kimler, nasil, kiminle, ne ile, hangi strateji ile yapacak?*

* Her olayda hemen ekranlara firlayan ordusuz generallerle mi? *

*Kendisini bu mücadele komutan olarak gören; degil ordu, kolordu, tugay,
bölük; ömründe bir manga kadar insana bile komuta etmemis, ölümle gerçekten
yüz yüze gelmemis,   kendisinin de açikça hedef alindigi, üzerine gözeterek
ates açanlara karsi bir tek çatismaya girmemis, yazdiklari, çizdikleri özgün
ve hata payi az(hatasiz demiyorum, kafa yoranin da eylemde kendini yoranin
da hatasi olacaktir; hatasizlar yerlerinden pek oynamayanlardir) siyasi
tercihleri hep falsolu çikmis önderler mi? *

*Bunlarla mi yapacagiz bu isleri? Bir cephe kurmayi; bir devrimci, anti-
emperyalist merkez kurmayi?*

*AB' ne karsi tek söz etmeyenlerin medyatik önderliginde mi tutturacagiz
ulusal kurtulusun mayasini?*

*Içinde düsün insanlarinin, aydinlanma savasçilarinin,, meslek odalarinin,
anti-emperyalizm ile emek mücadelesinin iliskisinde yönünü yitirmemis gerçek
sendikalarin, IMF nin ezdigi üretemeyen köylülerin temsilcilerinin,
isçi-memur-gençlerin, issizlerin, Yurdunu ve Ulusunu kendisinden önde tutan
her sinif ve tabakadan yurttasin temsil edildigi, örgütlendigi, yönetildigi
bir büyük cephe kurmayi amaçlamayan girisimlerin sonuç alamayacagini
anlamaliyiz. *

*Bu büyük sorularin cevabinda kimin ne dedigine bakarken, sözü söyleyenin de
kimligine, siyasi geçmisine ve deneyimlerine bakmazsaniz, bulacaginiz
yanitlar hatali olacaktir. Baska yazarlarin sözlerinden bölümler asirarak
atesli söylemler sunan ve bildiriler yazanlarin degil, o atesi yüreginde
tasidigini bütün yasamiyla kanitlamis olanlarin bulundugu birlikteliklerle,
sorunlara-sorulara yanit aramayi deneyiniz. *

*Bu büyük ve onurlu mücadelenin kavsaginda yeni  dev sorunlarla bas edecek
bir örgütlenmeyi mücadele içinde yaratmanin yollarinda bulusmak üzere
hepinizi kucakliyor ve tüm ulusalci, aydinlanmaci, halkçi örgütleri ve
bireyleri göreve çagiriyoruz.

*

*
**Namik Kemal Boya*

*

     21.10.2007  Istanbul,*

*
[email protected]  *







*Namik Kemal Boya*

© Copyright *Ankarabirlik*.org

 Sayfanin basina
git<http://www.ankarabirlik.org/haber_detay.asp?haber_id=869&yid=107#top>

68'liler Birligi Vakfi Baskani Sönmez Targan, ''Ergenekon'' sorusturmasi
kapsaminda vakfin Genel Sekreteri Namik Kemal Boya'nin da gözaltina
alindigini bildirdi.

Targan, yaptigi yazili açiklamada, ''Ergenekon'' davasinin bugünkü dalgayla
yeni bir boyut kazandigini kaydederek, sunlari ifade etti:

''Içlerinde vakfimiz Genel Sekreteri Namik Kemal Boya'nin da bulundugu çok
sayida aydin, bilim insani, sivil toplum kuruluslari yöneticisinin evlerinde
aramalar yapilirken kimileri de gözaltina alinmis bulunmaktadir. Hiçbir
çagdas hukuk devletinde olmasi dahi düsünülemeyen böylesi bir uygulama
Türkiye'nin bir polis devleti olmasina dogru gidisinin açik ve net
göstergesidir.''

 *SOL BIRLIK*

© Copyright Solbirlik.org

 Sayfanin basina
git<http://www.solbirlik.net/haber_detay.asp?haber_id=10412&yid=30#top>

 <[email protected]?subject=>
.

__,_._,___



-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.

Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com
www.sihirperisi.com

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap