SÜPER BİR YAZI  TEŞEKKÜRLER .....


Date: Wed, 27 May 2009 14:49:00 +0300
Subject: (gugukluhayat) Fwd: Yetti Be!
From: [email protected]









































           BENİM ATATÜRK'ÜM… 

DR. BEŞİR DOSTER 

 
ATATÜRK diktatördü. Tartışmaya bile gerek yok. Ama öylesi bir diktatör ki 
halkının ilerlemesine, halkının mutluluğuna engel olan hiçbir kararın altında 
imzası yok. 

 
ATATÜRK diktatördü. Ama öyle bir diktatör ki Anadolu'daki düşman işgaline karşı 
yaptığı ilk iş bölgesel kongreler aracılığı ile halkıyla bütünleşmek, ardından 
merkezi bir otoriteyle kurtuluşu ve kuruluşu yönlendirmek için Türkiye Büyük 
Millet Meclisinin oluşumun sağlamak olmuştur. 

 
ATATÜRK diktatördü. Ama öyle bir diktatör ki, kurduğu, kurdurduğu kabinelerde 
görev alan bakanlar 30–35 yaşlarında idiler. Mahmut Esat, Mustafa Necati, Cemal 
Hüsnü, Dr. Reşit Galip gibi. Hatta genç bakanlar O'nun akşam sohbetlerine 
katılamadıklarından ötürü sitem edince ATATÜRK; "Ben size bu genç yaşınızda 
devleti teslim ettim, soframdakiler hayatlarını ömür boyu bana hasreden, öl 
desem ölecek insanlardır" demiştir. 

 
ATATÜRK diktatördü. Ama öyle bir diktatör ki kendisiyle konuşmaya gelen bir 
yabancı gazeteciye sorar: "Sen hem diktatör olduğu için Hitler'i 
eleştiriyorsun, hem de diktatör olduğumu yazıp söyleyen herkese karşı beni 
savunuyorsun. Bu bir çelişki değil mi?" Gazetecinin cevabı ilginçtir. 
"Doğrudur. Hitler, devletini yıkan diktatördü, siz devlet kuran diktatörsünüz." 

 
ATATÜRK diktatördü. Ama öyle bir diktatör ki Ulusal Kurtuluş Savaşına birlikte 
başladığı paşalar, savaşın kazanılmasından sonra O'ndan ayrıldılar, karşısına 
geçtiler, eleştirdiler doludizgin. Öyle ki hızlarını alamayıp siyasi parti bile 
kurdular, devrimi ters yüz etmek bile istediler, O'nu ortadan kaldırmak 
isteyenlerin girişimlerine destek oldular. 

 
Fakat O büyük diktatör, "Arkadaşlarımın ufku, muhayyilesi kurtuluştan sonraki 
Cumhuriyet Türkiye'sini, çağdaş, laik Türkiye kavramını kavrayamadı. Yolları 
açık olsun" diyerek omuz silkti. Nitekim yıllar sonra o muhalefet hareketinin 
başı "İçimizdeki en büyük kumandan O idi. O olmasaydı biz bu işi başaramazdık, 
fakat biz olmasaydık O işi başarır, memleketi kurtarırdı" diyecektir. 

 
ATATÜRK yalnız adamdı. Dahilere yaraşır, dâhiyane bir yalnızlık. Ancak "Bütün 
özgürler gibi yalnız, bütün yalnızlar gibi özgürdü." Sarayından ayrılmayan, 
köşkünden çıkmayan bir yalnızlık değildi onunki. Tersine sıkıldığında kapağı 
halkın arasına atardı. Öyle günü birlik gidip gelmelerle değil, günler, 
haftalar süren gezileri olurdu. Anadolu toprağı ile Anadolu insanı ile buluşmak 
en büyük keyfi, sevinci olurdu. Kars'a gelişindeki gezisi Ağustos ayının 
20'sinde başlamış, Ekim ayının ortasında bitmiştir. Kırk günü aşkın bir süre. 
Bıkmaz, usanmaz, yorulmazdı o gezilerinde. Halkının içinde, halkının arasında 
olmak en büyük mutluluğu idi. 

 
ATATÜRK'ÜN yalnızlığı bir Namık Kemal yalnızlığıdır. 
Hani o büyük vatan şairi; 
"Görmeden ölürsem millette ümit ettiğim feyzi, 
Yazılsın seng-i kabrime vatan mahzun ben mahzun" demişti ya, öyle. 
"Bütün ömrünü hizmetine vakfettiği" ulusunun çağdaş, uygar, mutlu, yaratıcı 
olmasının umudu ve beklentisi içindeki bir yalnızlık. 

 
ATATÜRK yalnız adamdı. 
Çünkü o yıllarda 100 yıl sonraki Türkiye'nin resmini çizecek birileri yoktu 
çevresinde. O nedenle hem yalnız, hem tek adamdı. 

 
ATATÜRK rakı da içerdi. 

 
Ama Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında ve önemli ülke sorunlarının tartışıldığı 
günlerde ağzına içki koymamıştır. Fakat İzmir'i işgal güçlerinden 9 Eylül'de 
kurtarmış, 10 Eylül'de Konak'ta rakısını içmiştir. Hatta lokantanın perdeleri 
kapatmak isteyen garsona "Çocuk! Perdeleri aç, açık tut. Milletim beni gerçek 
yüzümle görsün" demiştir. 

 
Ben o sarhoş Cumhuriyeti, böylesi mümin bir Cumhuriyete bin defa tercih ederim… 

 
YETTİ   BE!.. 








 

 
 
 






_________________________________________________________________
Sürükle ve Bırak: Windows Live™ Photos ile fotoğraflarınızı kolayca  paylaşımı.
http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/photos.aspx
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap