*BIZI BEKLEYEN TEHLIKELERI PARANOYADAN UZAK BIR SEKILDE ZAMANINDA OGRENMEK VE PAYLASMAK ZORUNDAYIZ.* *BU BILGILERI PAYLASIP TARTISINIZ... *
*BÜYÜK TEHLİKE* IMF ve Dünya Bankası yetkilileri anlaşmalarla gelişmekte olan ülkelere verilen borçların anlaşmada öngörülen vade ne olursa olsun pratikte en fazla 18 ay içerisinde borç veren ülkelere geri dönecek şekilde düzenlendiğini vurgulamaktadırlar. Yetkililer anlaşma kapsamında desteklenen sektörlerin AB-D piyasalarından alım yapmak zorunda kalacakları veya bu ülkelerin girişimcilerine piyasalarında ayrıcalıklar kazanacaklarını belirtmektedirler. Örneğin son ÖTV indirimlerinin devletin vergi gelirlerini aşağıya çekerken IMF ve Dünya Bankasında payları yüzde 73 seviyesinde olan G-7 ve diğer AB-D ülkelerinin otomotiv sektörüne yaklaşık 1.5 milyar dolarlık bir açılım sağlamıştır. Yani henüz IMF ile anlaşma yapılmadan döviz stoklarımız boşaltılmaya, devletin ihtiyati gücü minimuma indirilmeye başlanmıştır. Sırada medikal aletler var... Daralan devlet gelirleri ile ilgili olarak ilk adımda kamu görevlilerinin ve emeklilerin maaş ödemelerini 2009 sonuna doğru başka şekillerde (kupon, tahvil) ödemek zorunda kalacağı değerlendirilmektedir. Diğer bir tehlike boyutu da dövizdeki yüzde 50'ye varan devalüasyon ile aslında enflasyon fiili olarak yüzde 50 - 60 seviyesinde artmıştır. Neden mi? Bunu anlamak için piyasadaki fiyatların kriz söylemlerine rağmen düşmediği, özellikle temel gıda maddelerinde artması ile kanıtlayabilirsiniz. Finansman ve reel sektörle ilgili bu tehlikenin daha da detaylandırılması mümkün... Gazeteleri takip edin yeter... Bir başka tehlike de çevrecilik örtüsü altında gelmektedir. Bugünlerde İstanbul'da başlayan "Dünya Su Forumu" ister inanın isterseniz gülün geçin ama gerçekte " Küresel Federasyon" projesinin en önemli ayağını oluşturmaktadır. Aşağıdaki şemadan hareket ederek ulus - devletleri bekleyen yeni tehlikeyi siz yorumlayınız. *Figure 3: Global Federalism and Lines of Penetration[1]<http://mail.google.com/mail/?ui=1&ik=8716039098&view=cv&search=inbox&th=12195c0501458f3f&ww=995&cvap=0&qt=&zx=mrzarc-ttc0lr#12195c0501458f3f__ftn1> * Dünya Federalizm Projesi (keşke bu projenin eşit yararlanıcıları arasında olabilsek! Çünkü Dünya Federalizmi içerisinde yer alan ülkeler kast sistemine göre bölgesel anlamda birbirine bağlı olabilecek, ama bölgesel geçişler ağır şartlarla olanaksız hale getirilebilecektir.) Türkiye'yi BOP kapsamında sözde İslam Birliği ideolojisi ile Türk - Arap Birliğine sokması öngörmektedir. Ne olmuş yani? Olacağı şu... *Bir:* Hani bizim Fırat, Dicle, Seyhan, Aras gibi nehirlerimiz var ya... Onlar artık uluslar arası kuruluşların denetimine verilecek... *İki:* İç suların işletilmesi var ya... Onların sertifikasız kullanılması imkânsız hale getirilecek... yani önünüzden akıp giden dereden su tarlanızı sulamak için su alamayacaksınız... *Üç:* "susuzluğa önlem olarak şu yağmur sularını toplayayım bari" diye herhangi bir depolama tesisi yapmanıza izin verilmeyecek. Gerekçe: Size su sağlama hakkını sertifika ile satın alan uluslar arası bir şirket savcılığa müracaat ederek sizi su rezervlerinin dolmasına engel olmak suçu ile derdest edecek. İnanmadınızsa Nijerya'daki örneklerini araştırınız. IMF ve Dünya bankası aracılığı ile uygulanacak kriz önlemleri yanında çevrecilikle gelen tehlike dışında tehlikeler de var... Ancak, şimdilik bu iki yakın tehlikeye karşı kamuoyunu uyarmak bir vatandaşlık ve vicdan borcudur. Sakın duyarsız kalma ve yakınlarını, ilgilileri, ulusunu ve vatanını sevenleri uyar... Bana ne deme... Eğer minnacık inancın varsa birgün bunun bedelini ödeyeceğini unutma... --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [email protected] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
<<inline: image001.gif>>
|
|
