---------- Forwarded message ---------- From: (c) Cihan SULTAN *Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin Hukuk Genel Kurulu kararından önceki 11.12.2007 tarih ve 2006/12581 E., 2007/15813 K. sayılı ilamıdır.* *T.C. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2006/12581 K. 2007/15816 T. 11.12.2007 * KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT ( 30 Bin Kürdü ve 1 Milyon Ermeni'yi Öldürdük. Türkiye'de Hiç Kimse Bunu Dile Getirmeye Cesaret Edemiyor. Ben Ediyorum. Beyanı - Davacıların Salt Türk Milletinin Ferdi Olmaları Nedeniyle Aktif Dava Ehliyetlerinin Bulunduğu ) * MANEVİ TAZMİNAT ( 30 Bin Kürdü ve 1 Milyon Ermeni'yi Öldürdük. Türkiye'de Hiç Kimse Bunu Dile Getirmeye Cesaret Edemiyor. Ben Ediyorum. Beyanı/Davacıların Salt Türk Milletinin Ferdi Olmaları Nedeniyle Aktif Dava Ehliyetlerinin Bulunduğu - Kişilik Haklarına Saldırı ) * KÜRTLERİ ÖLDÜRDÜĞÜMÜZ BEYANI ( Otuz Bin Adet/Sözlerin Davacıların Vatandaşlık Bağı İle Bağlı Bulundukları Türk Milletine Yönelik Olduğu - Davacıların Aktif Dava Ehliyetinin Bulunduğu/Kişilik Haklarına Saldırı Nedeniyle Manevi Tazminat İstemi ) * ERMENİLERİ ÖLDÜRDÜĞÜMÜZ BEYANI ( Bir Milyon Adet/Sözlerin Türk Milletine Yönelik Olduğu - Kişilik Haklarına Saldırı Nedeniyle Manevi Tazminat İstemi/Davacıların Salt Türk Milletinin Ferdi Olmaları Nedeniyle Aktif Dava Ehliyetlerinin Bulunduğu ) * TÜRK MİLLETİNE YÖNELİK SÖZLER ( 30 Bin Kürdü ve 1 Milyon Ermeni'yi Öldürdük. Türkiye'de Hiç Kimse Bunu Dile Getirmeye Cesaret Edemiyor. Ben Ediyorum. Beyanı - Davacıların Salt Türk Milletinin Ferdi Olmaları Nedeniyle Aktif Dava Ehliyetlerinin Bulunduğu/Kişilik Haklarına Saldırı ) * ORHAN PAMUK DAVASI ( 30 Bin Kürdü ve 1 Milyon Ermeni'yi Öldürdük. Türkiye'de Hiç Kimse Bunu Dile Getirmeye Cesaret Edemiyor. Ben Ediyorum. Beyanı - Sözlerin Davacıların Vatandaşlık Bağı İle Bağlı Bulundukları Türk Milletine Yönelik Olduğu/Davacıların Aktif Dava Ehliyetinin Bulunduğu ) 2709/m. 66 4721/m. 25 818/m. 49* * ** ÖZET : Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. * * Davalı yabancı bir dergide yayımlanan röportajda; "30 bin Kürdü ve 1 milyon Ermeni'yi öldürdük.Türkiye'de hiç kimse bunu dile getirmeye cesaret edemiyor. Ben ediyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. * * Davalı tarafın söylendiği iddia edilen sözlerin, davacıların vatandaşlık bağı ile bağlı bulundukları Türk Milletine yönelik olması durumunda davacıların aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davalı , dava konusu sözlerine özne bulunmadığını savunmuş ise de mahkemece, sözlerin Türk Milletine yönelik olduğu benimsenmiş ancak davacıların salt Türk Milletinin ferdi olmaları nedeniyle aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesi ile dava red edilmiştir . Şu durumda davacıların aktif dava ehliyetinin varlığının kabulü ile davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. * * DAVA : Davacı Turgut Kozaba ve diğerleri vekili Avukat Kemal Kerinçsiz tarafından,davalı Ferit Orhan Pamuk aleyhine 06/02/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda ; Mahkemece davanın reddine dair verilen 28/07/2006 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 13/11/2007 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat Mustafa Yılmaz geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabülüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi.Dosyanın görüşülmesine geçildi Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içersindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: * * KARAR : Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. * * Davacılar vekili,davalının yabancı bir dergide yayımlanan röportajda; "30 bin Kürdü ve 1 milyon Ermeni'yi öldürdük.Türkiye'de hiç kimse bunu dile getirmeye cesaret edemiyor. Ben ediyorum." şeklinde beyanda bulunarak Türk Milletini ve atalarımızı katil ilan ettiğini, davalının iftiradan ibaret bu beyanının Türk Milletinin bütün fertlerini yurtdışında yabancı milletler karşısında zor duruma düşürdüğünü, Ermeni iddialarına güç kazandırdığını, bu beyanlarla birlikte Türk Milletinin dışarıda horlanma, dışlanma ve aşağılanma şeklinde davranışlara daha sıklıkla maruz kalmaya başladıklarını birçok ülkede Ermeni iddiaları ile ilgili yasa tasarılarının kabul edilmeye başlandığını, Türk Milletinin bu iddialarla ilgili dış baskı ve tehdit ile karşılaştığını davalının bu sözlerinin Türk Milletinin bütün fertlerine tarihine, uluslararası ilişkilerine menfaatlerine büyük darbe vurduğunu, fert olarak da büyük üzüntü duyulduğunu, şahsiyet haklarının ağır surette ihlal edildiğini ileri sürmüştür.* * Davalı vekili ise müvekkilinin söylediği cümlenin davacılar tarafından tahrip edildiğini dergide yer alan ifadenin aynen "Burada 30 bin Kürt öldürüldü, 1 milyonda Ermeni ve neredeyse kimse bundan söz etmeye cesaret edemiyor" biçiminde olduğunu, cümlenin özne içermediğini davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, hem tazminat hem de yayın isteminin doğru olmadığını, tazminat koşullarını oluşmadığını, Ermeni tehcirinin Osmanlı döneminde yaşamadığını , müvekkilinin söylediği cümlenin Osmanlı Devletinde olan bir olaya ilişkin kanaati olduğunu, düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ağır zarar koşulunun gerçekleşmediğini, Ermeni tehcirinin bir vakıa olduğunu, tarihi olayların tartışılmasına hiçbir sınır konulamayacağını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını davacıların bu eleştiriye katlanmak zorunda olduklarını, İstanbul Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı verildiğini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 10. maddesi uyarınca müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, savunarak davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir. * * Mahkemece , davacıların salt Türk Milletinin bir ferdi olmaları nedeniyle yansıma yoluyla kişilik haklarına saldırı olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Dava, kişilik haklarına saldırı nedenine dayanmaktadır. Hukukumuzda kişilik haklarını tanımı yapılmamış ve bu hakkın hangi değerleri kapsadığı da açıklanmamıştır. Böyle kişilik haklarının diğer bir anlatımla şahsiyet haklarının nelerden ibaret olduğunun belirlenmesi ve sınırının çizilmesi uygulamaya yani yargıya bırakılmıştır. Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda kişisel değerlerin; fiziki , duygusal ve sosyal kişilik değerleri olarak belirlendiği , kişinin toplum içindeki mesleki kimliği şeref ve haysiyeti , özgürlüğü vücut ve ruh bütünlüğü ve sağlığı, ırk din ve vatandaşlık gibi bağları kapsadığı kabul edilmektedir . Anayasanın 66. maddesine göre "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür". Kişilerin onur ve şerefleri gibi mensubu bulundukları ve Anayasa ile çerçevesi belirlenmiş bir millete aidiyeti duygularında yukarıdaki açıklamalar nazara alındığında; kişilik değerleri kapsamında ve hukuki koruma altındadırlar . Davalı tarafın söylendiği iddia edilen sözlerin , davacıların vatandaşlık bağı ile bağlı bulundukları Türk Milletine yönelik olması durumunda davacıların aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davalı , dava konusu sözlerine özne bulunmadığını savunmuş ise de mahkemece, sözlerin Türk Milletine yönelik olduğu benimsenmiş ancak davacıların salt Türk Milletinin ferdi olmaları nedeniyle aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesi ile dava red edilmiştir . Şu durumda davacıların aktif dava ehliyetinin varlığının kabulü ile davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Kişilik haklarına saldırının varlığının benimsenmesi durumunda MK'nun 25. ve BK'nun 49. maddesine göre ve ayrıca BK'nun 49/3 maddedeki düzenlemede gözetilerek bir hüküm kurulmalıdır. * * Yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 500,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 11.12.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi. * * KARŞI OY : Dosyadaki yazılara , kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan, dairemiz çoğunluğunun bozma görüşüne katılmıyoruz. Üye Şerife ÖZTÜRK Üye Ali SEZGİN* **
15 Haziran 2009 Pazartesi 09:46 tarihinde Murat Tepebaşılı <[email protected] > yazdı: > > MiLLETE DiL UZATAN YANACAK > ** > > *Yargıtay'dan 2. Cumhuriyetçilere ağır tokat:* Türklüğe hakaret etmek > 'kişilik hakkına saldırı' içerir. Her vatandaş tazminat davası açabilir! > > *Yargı iftiraya izin vermedi > *YARGITAY Hukuk Genel Kurulu, Orhan Pamuk'un, "Bu topraklarda 30 bin Kürt, > 1 milyon Ermeni öldürüldü" sözlerini kendine hakaret olarak gören her Türk > vatandaşının tazminat davası açabileceğine karar verdi. Yerel mahkemenin > aksi yöndeki kararını bozan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Pamuk'un sözlerinin > 'kişilik haklarına saldırı' içerdiğine dikkat çekti. > > *Hukuki koruma altına alındı* > ANAYASA'nın 66. maddesine göre "Türk Devleti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı > olan herkes Türktür" denilen kararda şu noktalara dikkat çekildi: Kişilerin > onur ve şerefleri gibi mensubu bulundukları ve Anayasa ile çerçevesi > belirlenmiş bir millete aidiyet duyguları da yukarıdaki açıklamalar nazara > alındığında; kişilik değerleri kapsamında ve hukuki koruma altındadır. > *"Türkler 1 milyon Ermeni ve 30 bin Kürt'ü öldürdü..."* > > * Bu topraklarda, 30 bin Kürt 1 milyon Ermeni öldürdük > * Hiç kimse bunu söylemeye cesaret edemiyor, ben ederim > Batı, bu iftira sonrası Pamuk'u para ve Nobel'le ödüllendirdi! > > *KARAR EMSAL TEŞKİL EDİYOR. TÜRK MİLLETİNE HAKARETİ VAZİFE EDİNENLER YANDI > > Türklüğe hakaret edene bireysel dava yolu açıldı* > Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Orhan Pamuk'un, "Bu topraklarda 30 bin Kürt, > bir milyon Ermeni öldürüldü" sözlerini hakaret olarak gören her Türk'ün > Pamuk'a tazminat davası açabileceğine karar verdi. > > *Haber: Salim YAVAŞOĞLU* > Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Avukat Kemal Kerinçsiz'in, "Bu topraklarda 30 > bin Kürt, bir milyon Ermeni öldürüldü" sözleri nedeniyle Orhan Pamuk'un > hakkında açtığı davayı karara bağladı. Mahkeme, bu sözlerin, Türk milletine > mensup vatandaşların "kişilik haklarına saldırı" içerdiğine hükmetti. Bu > karar, Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı olan herkesin Pamuk ve bundan sonra > benzeri açıklamaları olanlar hakkında kişilik haklarına saldırı nedeniyle > dava açmasının yolunu açtı. Karar, Kemal Kerinçsiz'in Avukatı Tolga Akalın > tarafından Ümraniye davasının sürdüğü Silivri Cezaevi'nde açıklandı. > > *Hukuk tarihinde bir devrim* > "Bu karar hukuk tarihinde bir devrimdir" diyen Akalın, "Bundan sonra Türk > milletinin hakları, her bireyinin kişilik hakkı olmuştur. Bu ve benzeri > konularda her Türk vatandaşı, 43 hakimin imzasıyla kişilik hakkına hakaret > edildiği için tazminat davası açma hakkına kavuşmuştur" dedi. Orhan Pamuk'un > yabancı bir dergideki beyanları nedeniyle Avukat Kemal Kerinçsiz, Şişli 3. > Asliye Hukuk Mahkemesi'nde kişilik haklarına saldırı yapıldığı gerekçesiyle > tazminat davası açmıştı. Kararda, Kerinçsiz, dava dilekçesinden Pamuk'un > yukarıdaki sözlerinin ardından şu ifadelere yer verildi: > > *Türk milletine darbe* > "Türk milletini ve atalarımızı katil ilan ettiğini, davalının iftiradan > ibaret bu beyanının Türk milletinin bütün fertlerini yurt dışında yabancı > milletler karşısında zor duruma düşürdüğünü, Ermeni iddialarına güç > kazandırdığını, bu beyanlarla birlikte Türk milletinin dışarda horlanma, > dışlanma ve aşağılanma şeklinde davranışlara daha sıklıkla maruz kalmaya > başladıklarını, bir çok ülkede Ermeni iddiaları ile ilgili yasa > tasarılarının kabul edilmeye başlandığını, Türk milletinin bu iddialarla > ilgili dış baskı ve tehdit ile karşılaştığını, davalının bu sözlerinin Türk > milletinin bütün fertlerine, tarihine, uluslararası ilişkilerine, > menfaatlerine büyük darbe vurduğunu, fert olarak da büyük üzüntü > duyulduğunu, şahsiyet haklarının ağır suretle ihlal edildiğini ileri > sürmüştür." > > *Kişisel haklara saldırı* > Avukat Kemal Kerinçsiz'in açtığı dava Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, > "Davacıların salt Türk milletinin bir ferdi olmaları nedeniyle yansıma > yoluyla kişilik haklarına saldırı olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı > gerekçesiyle davanın aktif husumet yönünden reddine karar verilmiştir" > denilerek kabul edilmemişti. Bunun üzerine davacılar, Yargıtay 4. Hukuk > Dairesi'ne itirazda bulunmuştu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, davanın bu > aşamasını şöyle değerlendirdi: "Dava, kişilik haklarına saldırı nedenine > dayanmaktadır. Hukukumuzda kişilik haklarının tanımı yapılmamış ve bu hakkın > hangi değerleri kapsadığı da açıklanmamıştır. Böylece kişilik haklarının > diğer bir anlatımla şahsiyet haklarının nelerden ibaret olduğunun > belirlenmesi ve sınırının çizilmesi uygulamaya yani yargıya bırakılmıştır. > Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda kişisel değerlerin; fiziki, > duygusal ve sosyal kişilik değerleri olarak belirlendiği, kişinin toplum > içindeki mesleki kimliği şeref ve haysiyeti, özgürlüğü, vücut ve ruh > bütünlüğü ve sağlığı, ırk, din ve vatandışlık gibi bağları kapsadığı kabul > edilmektedir" denildi. > > *Usul ve yasaya aykırı* > Kararın sonunda ise şu değerlendirme yapıldı: "Hukuk Genel Kurulu'nca > incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve > dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü: Tarafların karşılıklı > iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında > açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen > Özel Daire (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi) bozma kararına uyulması gerekirken, > önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme > kararı bozulmalıdır." > > *Aktif dava ehliyetleri var* > Anayasa'nın 66. maddesine göre "Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı > olan herkes Türktür" denilen kararda şu noktalara dikkat çekildi: "Kişilerin > onur ve şerefleri gibi mensubu bulundukları ve Anayasa ile çerçevesi > belirlenmiş bir millete aidiyet duyguları da yukarıdaki açıklamalar nazara > alındığında; kişilik değerleri kapsamında ve hukuki koruma altındadır. > Davalı tarafından söylendiği iddia edilen sözlerin, davacıların vatandaşlık > bağı ile bağlı bulundukları Türk milletine yöneliki olması durumunda > davacıların aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar > davalı, dava konusu sözlerinde özne bulunmadığını, savunmuş ise de > mahkemece, sözlerin Türk milletine yönelik olduğu benimsenmiş ancak > davacıların salt Türk milletinin ferdi olmaları nedeniyle aktif dava > ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Şu durumda > davacıların aktif dava ehliyetinin varlığının kabulü ile davanın esasının > incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir... Yazılı şekilde > davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." > > *Ne demişti* > Orhan Pamuk, İsviçre'de yayımlanan bir dergiye verdiği röportajda, > "Türkler, bu topraklarda > 30 bin Kürdü ve 1 milyon Ermeni'yi öldürdük. Türkiye'de hiç kimse bunu dile > getirmeye cesaret edemiyor. Ben ediyorum" demişti. Pamuk, bu açıklamalarının > ardından Nobel ödülünü almıştı. > > http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=18179 > > > > > > -- Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!'' anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır. Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar. http://ozkanbostanci.blogcu.com www.sihirperisi.com --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [email protected] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
