**
      *Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] *  *20/06/2009*
*Bülent Arınç'ın feneri nasıl söndü?*

İki merhum isim
Biri Erdal İnönü
Diğeri Bülent Ecevit
Kişisel dürüstlükte numune isimler
Haklarında hiç yolsuzluk iddiası ve iması olmadı.


*Güneş Motel pişmanlığı*
Amma velakin ikisi de genel anlamda şaibe ile özdeş olmaktan kurtulamadılar.
Erdal bey İstanbul’daki İSKİ rezaleti, Bülent Ecevit de 1978’deki Güneş
Motel pazarlıkları çirkinliğinden ezildiler.
Merhum Ecevit’in bu konudaki pişmanlığını yansıtan sözcükleri hâlâ
kulaklarımda.
Takriben 10 yıl önceydi.
Bülent Ecevit, TGRT’de yayınlanan Alternatif isimli programımın konuğuydu.
Programda o günkü format gereği seyirci sorularını da yansıtıyorduk.
Canlı yayının ortasında yani reklam arasında yardımcım Şamil Tayyar bir
demet soru getirdi.
Seyirci sorularından bir tanesi Ecevit’in en çok pişmanlık duyduğu 3 olay ya
da konuydu.
Bülent bey bu soruya; “Ben bütün hatalarımdan sonuçlar çıkarırım, onun için
geriye pek bakmam”  dedi ama şu itirafta bulunmaktan da geri durmadı;
“1978’de hükümeti o şekilde oluşturmamız ve güvenoyu almamız doğru olmadı.
Bugün geriye baktığımda ah keşke diyorum ama tabii olayları o koşullarda
değerlendirmek gerekiyor. O gün koşullar o yanlışa bizi zorladı.”
Evet Güneş Motel yanlışı Ecevit’i neredeyse yaşamı boyunca takip etti.


*Türkeş ve Boyner*
Aynı şey bütün siyasetçiler için geçerlidir.
Türkiye gibi sadece imajla siyasetin yapıldığı coğrafyalarda bir söz ya da
eylem hem rezil hem de vezir edebiliyor.
Cem Boyner’in YDH, yani Yeni Demokrasi Hareketi vardı hatırlayın.
Yakışıklı, beyaz atlı prens Boyner bütün medya ve iş dünyasının
sevgilisiydi.
Hiç unutmam 1995’te ANAP lideri Mesut Yılmaz, Cem Boyner’e  “Bizimle seçime
gir, seçim işbirliği yapalım, sana 15 garanti milletvekili” teklifinde
bulunmuş, Boyner ise bu teklifi küçümseyip elinin tersiyle itmişti.
Peki kendini o denli güçlü gören Cem Boyner seçimde ne mi aldı?
Yüzde bir bile oy alamadı!
Niçin mi böyle oldu?
Ettiği bir söz yüzünden
Cem Boyner’i seçim öncesinde yine TGRT’de merhum Türkeş bey ve merhum
Ecevit’le beraber canlı yayına çıkardım.
Programda yaşlı ve vizyonsuz olmakla itham ettiği merhum Türkeş ve Ecevit
beylere fikri taarruz yapan Cem Boyner’e sordum:
- Partiniz YDH sağ’da mı olacak, sol’da mı, sizin referansınız  kimdir,
nedir?
Cem Boyner mağrur bir edayla aynen şu karşılığı vermişti:
 “Bizim referansımız Karl Marks ya da Muhammed değil, gerçek katılımcılık ve
demokrasidir.”


*Karizmaya çizik*
Evet, Cem Boyner İslam’ın şanlı peygamberi için Muhammed diyor ve Marks’la
aynı cümlede aynı mesajda kullanıyordu...
İşte o an, Cem Boyner’in bittiği an olmuştur. Bir sözcük Cem Boyner’i
doğmadan öldürmüştür.
Bir başka örnek, Erkan Mumcu’yu siyasette marka yapıp öne çıkaran şey,
İstanbul Üniversitesinde rektöre başörtüsü postasını koymasıydı... Erkan Bey
bu sermaye ile uzun süre ayakta kaldı.
Keza yarasa ifadesi de Mesut Yılmaz’ın muhafazakâr camiada tükenişini
getirmişti.
Göründüğü gibi bir söz ya da mini bir eylem, karizmanın çizilmesine ya da
oluşmasına yetiyor.
Bütün bu örneklerden sonra gelelim Bülent Arınç’a...


*Vurgun*
*Arınç’la ilgili toplumsal hüküm daha önce de yazdığımız gibi şudur:
Kendisine has fikirleri var.
Duygu ve gönül adamıdır.
En büyük özelliği dürüstlüğü ve gerektiği an tavır alabilme yeteneğidir.
Doğruya doğru, Bülent Arınç bu özelliğini bugüne kadar hep sürdüregelmiştir.
Ancak son olayda, tabir yerinde ise vurgun yemiştir.
*Zahit Akman için televizyondan tamı tamına üç kez istifa çağrısı yapmıştır.
Gerekçesi ise bellidir, Akman’ın hakkındaki iddialar ve yargının malına
tedbir koyması...
Peki sonuç ne mi olmuştur?
*Zahit Akman bağlı olduğu bakana ve bakanlığa ve onların iradesine rağmen
sahiplenilmiş ve korunmuştur.
Üstelik bu yapılırken, Bülent Arınç iskat edilmiş, çiğnenmiştir.
Hayır, bunu Zahit Akman değil, bizatihi Tayyip Erdoğan yapmıştır.
Üstüne üstlük Erdoğan, Arınç’ın istifasını istediği adamı bütün Türkiye’ye
temiz ilan etmiştir. *


*Biad partisi*
*Tayyip beyin bu tavrı ya da tutumu, zerre mübalağasız Bülent Arınç’ın
fenerini söndürmesidir.
Hayır, Arınç o tavra, eğer karşı tavır sergileyebilseydi karizmasını korur,
imajını muhafaza ederdi ama artık geçmişler ola... Bülent Arınç bundan böyle
AKP’deki 339 milletvekilinden biridir ve koltuk, yani bakanlık uğruna
gerektiğinde bazı şeyleri sineye çekebileceğini ortaya koymuştur.
*Bütün bunlar AKP’nin netice itibari ile biad partisi ya da organizasyonu
olduğunu ortaya koyuyor...
Güneş Motel olayının Ecevit’i yaşamı boyunca takip etmesi misali, Bülent
Arınç’ın bu boyun eğmişliği de aynı şekilde onu takip edecektir.
*Sahi, var olan yanlışları göre göre sineye çeken insanı, nasıl tanımlamak
gerekiyor?*

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap