--- On *Thu, 7/23/09, tuncer <>* wrote:
---------- Yönlendirilmiş ileti ---------- Kimden: (W)SEBNEM ÖZBEK Tarih: 23 Temmuz 2009 17:47 Konu: ÇAKMA" MİLLİYETÇİLİK Kime: Bizim milliyetçiliğimiz moda tabirle "Çakma"dır. Sakın yanlış anlaşılmasın. Sözüm sadece parti bazında milliyetçilik yapanlara değil. Türkiye'yi vatan olarak görmeyen "Dinciler" hariç; bu ülkede yaşayan, vatan olarak sahiplenen ancak "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" düşüncesine sahip her kesimedir. Bizim milliyetçiliğimiz futbol milliyetçiliğidir. Milli takım sahaya çıktığı zaman depreşir. Eğer galip gelirsek sabaha kadar kutlarız. Yenilirsek bir dahaki sefere der geçeriz. Bizim milliyetçiliğimiz Eurovision milliyetçiliğidir. Şarkı yarışmasında aldığımız derecelerle sevinir ya da üzülürüz. Bizim milliyetçiler Türkiye'yi dünyaya yanlış tanıtan Orhan Pamuk gibi kişilere söver; ama Türk'ün adını büyük bir başarıyla duyuran İdil Biret'i tanıyıp sahiplenmez. Bizim milliyetçiliğimiz Topkapı Sarayında şaraplı klasik müzik konseri verilmesini hazmedemeyen bir milliyetçiliktir. O yüzden gidip konser basarız. Ancak müritlerine bilmem neresini öptüren, dergahındaki 571 CD'nin 565 tanesi porno çıkan şeyh bozuntusunun tekkesini başına yıkmak gelmez aklımıza. Bizim milliyetçiliğimiz yurdumuzun dört bucağına yayılsa da; ilk kurşunun atıldığı, Yunan'ın denize döküldüğü İzmir'e "Gavur" diyen Başbakan'a "Hangi şehirde bu kadar Türk Bayrağı gördün"(*) diye tepki vermek, yurt sathına yayılmış milliyetçilerin akıllarına gelmez. Milli şuurun, milli birlik ve beraberliğin, milli benliğin içinin boşaltıldığı, anlamının yitirildiği Türkiye'de insanlar; gerçekten sahip çıkmaları gereken değerlerine sırt çevirir oldu. Ne yazı ki bu değerlerin başında da Türk Ordusu gelmektedir. Bu halk ;ağalarının şeyhlerinin sözünden dışarı çıkmayı akıllarına dahi getiremeyecek kadar çağ dışı bir yaşama; siyasiler tarafından mahkum edilenlere, gene siyasilerin insan haklarından, demokrasiden bahsedip yanaşmasını gerçekçi bulup; kendi milli ordusunun antidemokratik eylemlerin odağı gibi gösterilmesine sessiz kaldı. Gene bu halk "Hangi ülke terörle simetrik bir savaş yapmış da başarı sağlamıştır" diye sormadı. Teröre ve teröriste karşı verilen mücadele; kurunun yanında yaşın da yandığı asimetrik bir savaştır. O bölgede vatan savunması için mücadele verenler; bu kutsal görevin gereğini yerine getirirken eline kitap alıp "Bu yapacağım şey insan haklarına, demokrasiye aykırı mı değil mi" diye inceleyemez. Kaldı ki bizim ordumuz yeryüzünde masuma en az zararı veren askerlerden oluşmuştur. Türk Ordusuna saldırmayı, onu karalamayı, ordu mensuplarına terörist muamelesi yapmayı marifet sayan, gazetelerinde bu çirkinliklerine çarşaf çarşaf yer ayıranlara "Siz hangi ülkenin teröristler dururken kendi askerini yargıladığını duydunuz. Amerikalılar, İngilizler; El Kaide elemanlarının öldürdükleri onca insana rağmen aftan yararlanıp evlerine dönmesine ve hatta itirafçı olup hala o teröristin arkadaşlarıyla çatışan kendi askerine çamur atmasına izin verir mi sanıyorsunuz?" deme cesareti göstermedi. Bu ülkede milliyetçiyiz diyerek kasılanlar; şarap içilmesiyle, milli maçla, şarkı yarışmalarıyla, din elden gidiyor safsatalarıyla oyalanırken devletin bekasının her geçen gün yok olmasını da sessizce kabullenmektedirler . Söyler misiniz bana sizler sessiz kalmasaydınız, Türk Ordusuna yapılan açık saldırılar karşısında başınızı devekuşu gibi toprağa gömmek yerine dimdik askerinizin yanında olsaydınız, yandaş medya TSK ile PKK terör örgütünü bir tutabilir miydi? Bebek katilinin emir kulunun sözleriyle Türk subayları karalanabilir miydi? Bugün sizler Türk Ordusunu gerektiği gibi sahiplenmediğ iniz için PKK'lılar leşlerine "Şehit" diyebiliyor. Türk Ordusunun kahraman askerlerine terörist muamelesi yapılabiliyor. At izi it izine karıştırılıp tüm TSK töhmet altına alınıyor. Bugün sizler; kaçık bir hahamın işkence altında verdiği ifadesine istinaden başlatılan Ergenekon Davasını bahane edenler tarafından Türk Ordusunu "Toplu katliam" yaptıkları iftirasına varıncaya kadar karalama bombardımanına tutanlara, "O kuyulardan ne çirkin kokular geliyor" diyenlere sessiz kalarak destek olduğunuz için dış basında neredeyse yüz yıl sonra Türkiye için gene "Hasta Adam" manşetleri atılıyor. Sizler sessiz kaldığınız devletinize, milletinize sahip çıkmadığınız için işbirlikçi medyanın kalemşörleri gemi azıya alıp bugüne kadar söylenmemiş sözleri sarf etme cesareti gösterdi. Hiç mi dikkatinizi çekmedi; Türk Ordusuyla "Darbe yapacaklar" iddiasıyla uğraşılmaya başlandığı günden sonra; terörün adı Kürt sorunu oldu. Sorun dedikleri şeyin çözümünde de; köşe yazarları, iş adamları ve hatta iktidar mensubu milletvekilleri bile devleti değil, bebek katili Öcalan'ı adres gösterdi. Siz Atatürk'e, onun ilke ve devrimlerine sonuna kadar sahip çıkan, Misak-ı Milli sınırlarımızın koruyucusu Türk Ordusuna iftira atanları hoş gördüğünüz için; Amerika'da yetişmiş Yasemin Çongar; Öcalan'ın Ağustosta açıklayacağı "Yol haritası" için "Öcalan devletten daha güçlüdür" anlamına gelen "Öcalan; yapacağı açıklamayla, Türkiye'nin kaderini belirleyebilecek güce sahip. Öcalan, devlet için mecburi bir muhatap" diyebilmektedir. Bu arada köşe yazarları sanki iş bölümü yapmış gibiler. Bakın Ahmet Altan'da "Kürt Sorununun" çözümü için ne öneriyor: İspanya Modeli. Bu modelin işleyişini de utanmadan anlatıyor: "İspanya'da Baskların 'ayrılma hakkı'nı savunmak yasal. Ayrılıkçı parti kurmak ve ayrılıkçılık için çalışmak yasal." Yani İspanya modelini kabul ettiğimiz zaman; PKK terör örgütü olmaktan çıkacak, bu durumda otomatik olarak Öcalan da affedilecek. Federasyon ve ardından Sevr rüyası gerçekleşecek. Kim bilir belki de Öcalan Kürdistan eyaletinin başkanı bile olabilir. Ne güzel değil mi? Anlaşılan bu gazeteler boşuna K. Irak için Kürdistan tanımı yapmadı. Siz; milliyetçilikleri futbol maçından, şarkı yarışmasından ibaret olan, maneviyatı sadece din ile sınırlanmış, milli benlik ve birliği, bütünlüğü, vatan sevgisini maneviyat olarak görmeyen sözüm ona "Milli irade" Sizler atalarınıza layık olup, ordunuza ve şehitlerinize sahip çıksaydınız, PKK'lıların çatışmada ölen arkadaşlarını arkalarında bırakmaktan çekinmedikleri gerçeğini görmezden gelen Ahmet Altan; "Güneydoğu'nun neredeyse her yanından öldürülmüş insanların kemikleri çıkıyor. Bu katliamı devletin görevlileri işledi. Zaten sakat bir biçimde kurulmuş olan devlet, "devlet" olma işlevini yitirdi. PKK hâlâ duruyor. Ama bizim devlet kalmadı. Şimdi bu devletin yeniden kurulması gerekiyor. Devleti yeniden inşa edeceğiz. Devletin "ağalığı" bitti. Bu halk da "yanaşma" değil artık." diye Türkiye Cumhuriyeti devletinin terör örgütüne yenildiğini köşesinde yazabilir miydi? Siz "Milli irade" olduğunuzu bir tek türban konusunda hatırlayan, askeri alanlarda küpe, top sakal, şort, parmak arası terlik gibi bir çok yasağın olduğunu bilmezlikten gelip türban yasağı yüzünden askere cephe alanlar, devletine, milletine, ordusuna, Ata'sına sahip çıkmayanlar, "Öcalan'sız çözüm olmaz" "Doğduğum yer olması itibariyle Kürdistan vatanımdır" "Askeri önlemlerin çare olmayacağı düşüncesinden hareketle; bölgedeki tüm ilave askeri birlikler geri çekilmeli, Türkiye'nin tamamına eyalet sistemi uygulanmalı" diyenlere oy verenler; sizin yüzünüzden Ahmet Altan'a hak veriyorum! Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin bölünmesi gerektiğini açıkça yazdığı halde hala gazete köşesinden ahkam kesebiliyorsa, hala o gazeteden atılmadıysa, hala hakkında yasal bir işlem başlatılmadıysa; 8 yıldır sistemli bir şekilde yürütülen TSK karşıtlığı kampanyası başarı sağlamış ve "Devlet gerçekten bitmiş" demektir. (*)Cony Marsona'nın şarkısından alıntıdır. ŞEBNEM ÖZBEK 23.07.2009 -- * * <http://www.sebnemozbek.net/>* Ceddim belli atam belli, Toprak belli vatan belli, Şehit olup yatan belli, Türkoğlu Türk'üm ben... Bir sabah ağarınca tan, Ergenekon'da yazıldı destan, Bu topraklar sanmaki bostan, Türkoğlu Türk'üm ben... Oğuz boylum asil soylum, Yılanlarla dolu koynum, Kesilir ama çekilmez boynum, Türkoğlu Türk'üm ben... ----------( AB'ye HAYIR )------- KESER DÖNER, SAP DÖNER; GÜN GELİR, HESAP DÖNER.. Toprağı her nerede olursa olsun; TANRI TÜRK'ü Korusun ve Yüceltsin * __._,_.___ . __,_._,___ -- Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!'' anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır. Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar. http://ozkanbostanci.blogcu.com www.sihirperisi.com --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [email protected] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
