Kimden: ismihan ismihanli
Süreci BAHCELININ CANKAYAYA CIKARDIGI Gül tetikledi
**
İKTİDARIN 'açılım' diye başlattığı süreç öncesi "İyi şeyler olacak",
"Tarihi fırsat" gibi şifreli söylemlerle öne çıkan Cumhurbaşkanı Gül,
1993'te yaptığı konuşmada milliyetçiliği ırkçılık gibi yorumlamış, "Her yere
'Ne mutlu Türküm diyene' yaza yaza Türkiye ilkel bir hale döndü" ifadesini
kullanmıştı.
*Köşk'e Bahçeli taşıdı
*ABDULLAH Gül'ün Çankaya Köşkü'ne çıkabilmesi için gereken siyasi destek,
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelmişti.
*Büyükanıt ne diyecek?*
GÜL'ün Köşk için adı geçtiğinde dönemin Genelkurmay Başkanı, "Ne mutlu
Türküm anlayışına karşı çıkan Türkiye düşmanıdır" demişti.
*Süreci Gül tetikledi*
Gül'ün, "Türküm demenin ilkellik" olduğunu söylemesinin ardından "İyi şeyler
olacak", "Tarihi fırsat" gibi söylemleri bugün açılım adı altında büyük
tehlike arzediyor
*Haber: Macit SOYDAN
*Sözde açılım adı altında Türkiye'nin bütünlüğüne zarar verecek çıkışların
başlangıcını Cumhurbaşkanı Gül, Refah Partisi milletvekili olduğu dönemde
başlattı. Gül, 1993 yılında, Ulu Önder mustafa Kemal Atatürk'ün "Ne Mutlu
Türküm Diyene" sözlerini hedef almıştı. Gül, Meclis kürsüsünde, "Ne mutlu
Türk'üm diyene lafını, tutup her yere yaza yaza ve bunu özellikle hiç
olmayacak yerlere yaza yaza, Türkiye aslında ilkel bir hale dönmüştür"
demişti. Gül, o gün, "Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık,
devrimcilik, devletçilik ve laiklik; bu millete, zorlatma şeklinde
dayatılmış... Milliyetçilik maalesef bir nevi bir ırkçılık şeklinde devam
etmiştir" diye konuşmuştu.
*Herkes yardımcı oluyor*
İşte o konuşmaların ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de
desteğini alarak Çankaya Köşkü'ne çıkan Abdullah Gül, Mart ayında İran'a
giderken uçakta malum gazetecilere sözde Kürt sorunu konusunda açıklamalarda
bulunmuştu. Tarihi fırsattan söz eden Gül, "Önümüzdeki günlerde çok iyi
şeyler olacak. Bu meseleyi sadece sınırdışına yüklemek yanlış olur" demişti.
Abdullah Gül, muhalefetin tüm sorularına rağmen Gül, iyi şeylerin ne olduğu
konusunda ayrıntı vermedi. Gül son olarak da memleketi Kayseri'de bir
gazetecinin "Türkiye'de güzel şeyler olacak dediniz, oluyor mu?" diye
sorması üzerine şunları söylemişti: "Bunların hepsi olacak. Herkes güzel
şeylerin olmasına yardımcı olur. Herkes yardımcı da oluyor herkes. Türkiye
için güzel şeyler olacaktır. Bunlar tartışılarak konuşularak, büyük bir
sorumluluk duygusu içinde hep yapılacak şeylerdir. Bu açıdan bütün devlet
organları başta olmak üzere Türkiye'nin düşünen insanları, aydınları,
entelektüelleri, yazarları, çizerleri görüyorsunuz, gayet canlı bir tartışma
da yapılıyor. "
*Devlet Bahçeli'nin tüm çağrılara rağmen Genel kurula girmesi Gül'e destek
anlamı taşıyordu.*
**
*Çankaya yolunu Devlet Bahçeli açtı*
Atatürk'ün "Ne mutlu Türküm Diyene" sözünü ilkellik olarak gören Abdullah
Gül'ü Çankaya'ya çıkaran yol, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin seçim
turlarına katılma kararıyla açıldı. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in
olağan görev süresinin 16 Mayıs 2007'de dolması nedeniyle Gül Cumhurbaşkanı
adayı oldu. Bu süreçte Gül'e en kritik destek MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli'den geldi. Bahçeli'nin seçimden üç gün sonra Milliyet'le de
paylaştığı "Genel Kurul'a girme" kararı, 340 oyu bulunan AKP'yi 367 olan
toplantı yeter sayısına ulaşamama sorununun çözümünde rahatlattı. CHP Genel
Başkanı Deniz Baykal, MHP'nin bu tutumunu "Seçim meydanlarında Bahçeli'nin
attığı ip, Abdullah Öcalan'ı asmak için değil, Gül'ü kuyudan çıkarmak
içinmiş" diye eleştirdi. MHP ise Kayseri Milletvekili Sabahattin
Çakmakoğlu'nu cumhurbaşkanlığına aday göstererek Genel Kurul'a katılma
gerekçesini güçlendirdi.
*CHP'nin çağrısı yetmedi*
Bu arada TBMM'ye CHP çatısı altında giren DSP de, "AKP'nin cumhurbaşkanlığı
dayatmasına karşı ve nasıl bir cumhurbaşkanı olması gerektiğini göstermek"
gerekçesiyle Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli'yi aday gösterdi ve tüm
turlara adayını desteklemek için katıldı. MHP ve DSP, CHP'nin "oylamalara
katılmayın" çağrılarına olumlu yanıt vermedi. Ve böylece Gül cumhurbaşkanı
seçildi.
*
Büyükanıt'ın resti havada kaldı*
Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Cumhurbaşkanlığı
adaylığı için Abdullah Gül isminin konuşulduğu dönemde, nasıl bir
Cumhurbaşkanı istediklerini kamuoyu ile paylaşmıştı. Büyükanıt, 12 Nisan
2007'de düzenlediği basın toplantısında, arzuladıkları Cumhurbaşkanı'nı
şöyle tarif etmişti: "Cumhuriyetin temel değerlerine sözde değil özde bağlı
olan bir kişinin cumhurbaşkanı seçilecek olmasını umut ediyoruz."
*Cumhuriyet düşmanı*
"TSK, Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını istemiyor " yorumlarına neden olan bu
açıklama hafızalardan silinmeden, bu kez Genelkurmay TSK'nın internet
sitesinden yayınladığı bildiriyle, Gül'ü üstü kapalı bir şekilde uyarmıştı.
27 Nisan'da yayınlanan bildiride özetle şu görüşlere yer verilmişti: " 'Ne
mutlu Türk'üm diyene!'anlayışına karşı çıkan herkes, Türkiye Cumhuriyeti'nin
düşmanıdır ve öyle kalacaktır."
*Sözümüzün arkasındayız*
Büyükanıt, seçimlerin ardından yaptığı değerlendirmede de geri adım
atmayacakları mesajını vermişti. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili konuşan
Büyükanıt, "12 ve 27 Nisan'da söylediğimiz şeylerin arkasındayız" demişti.
Ancak geçen süreçte bu rest havada kaldı. Gül, Cumnurbaşkanı oldu ve TSK-
Gül'ün başkanlığındaki toplantılara katıldı.
*İŞTE O SÖZLER*
Abdullah Gül, 1993 yılında Ankara'da düzenlenen toplantıda şu sözleri sarf
etmişti:
** Ne mutlu Türk'üm diyene lafını, tutup her yere yaza yaza ve bunu
özellikle hiç olmayacak yerlere yaza yaza, Türkiye aslında ilkel bir hale
dönmüştür...
* Bugün Türkiye'de bir sistem bunalımı var. Halkına zıt, halkı ile barışık
olmayan ona düşman bir sistem bu.
* Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devrimcilik, devletçilik ve
laiklik; bu millete, zorlatma şeklinde dayatılmış
* Milliyetçilik maalesef bir nevi bir ırkçılık şeklinde devam etmiştir.
* Türkiye'nin bütünlüğünü tehdit eden, en ziyade tahribatı vermiş olan,
sistemin ilkelerinin birisi de laiklik ilkesidir.*
*
*
*Abdullah Gül, 8 Haziran 1995 Meclis kürsüsündeki konuşmasında ise şunu
söylemişti:
* Hepinize soruyorum; hangi demokratik ülkenin, hangi Avrupa ülkesinin
anayasasının başlangıcında bu tip ilkel -evet, söylüyorum- maddeler vardır;
soruyorum. Bu, ancak, Baas anlayışıdır. *
*
*
* *
*
*
*Atatürk'ün sözlerini silecekler
Açılım adı altında yürütülen çalışmaların yaşama geçirilebilmesi ve
kamuoyunun da desteğinin sağlanması için özel bir yol izlenecek. Hükümet,
yandaş medya ve yandaş yazarlarla başlattığı çalışmayı genişleterek
sürdürecek. İktidar başta etkin pişmanlık maddesinin değiştirilmesi, dağdan
inene iş verilmesi, yöneticilerin Avrupa'ya gitmesinin sağlanması gibi
birçok konuyu içerecek sözde açılım için hükümet, muhalefet partileri başta
herkesin elini taşın altına koyması gerektiği mesajını verecek.
Açılım adı altında Kürt kökenli vatandaşların yoğun oturduğu illerde yer
alan şehir merkezlerinde ve dağlarda yazılı bulunan Atatürk'ün "Ne Mutlu
Türküm Diyene" sözü başta olmak üzere benzer yazılar silinecek. Ancak "Ne
Mutlu Türküm Diyene" yazılarının silinmesi isteği AKP'li milletvekillerinin
Başbakan Tayyip Erdoğan ve parti yönetimine sundukları raporda yer aldı.
Yazıların silinmesi için Genelkurmay Başkanlığı'nın da onayı gerekiyor.
Çünkü silinmesi istenen yazıların birçoğu askeri bölge içinde.*
--
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.
Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.
http://ozkanbostanci.blogcu.com
www.sihirperisi.com
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected]
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---