*YALNIZ ADAM !* Her nedense yalnızdır adam. Ne kapısını çalan bir dost, ne telefonunda bir ses; ne hayatında bir Kadın, ne yüreğini titreten bir çocuk. Okyanusun ortasında başıboş yüzen eski bir şarap şişesi kadar yalnızdır adam. Üstelik kutsal bir sır gibi korumaktadır ürpertici yalnızlığını. Ve bir gün, penceresine bir kırlangıç konar. Kanatlarının altında hep bir bahar getiren o telaşlı, o hamarat kuş. "Merhaba" der adama, adam şaşırır. Kırlangıcın konuşmasına değildir şaşkınlığı. ilk kez bir canlının, sıcacık bir merhaba ile yalnızlık zırhını örselemesine şaşırmıştır. "Eee, merhaba" der adam, isteksizce. "Görüyorum" der kırlangıç "Sen de benim gibi yalnızsın" Kestirip atar adam; "Yalnızlık benim tercihim.
Böylesine mutluyum ben." Gülümser kırlangıç, "inanmıyorum" der, "Yalnızlık kimsenin tercihi olamaz!" Adam birisinin, üstelik de bir kusun, hayatını üstüne kurduğu bir inancı tartışmasından öfkelenir; "Bak" der, "seninle tartışmak istemiyorum!" "Ben de seninle tartışmak istemiyorum" der kırlangıç "Benim tek amacım, seninle dost olabilmek." "Bunun ne yararı olacak ki" diye sorar adam. "Konuşuruz" der kırlangıç, "Giderek tanırız birbirimizi." "Tanırsak ne olur" diye sorar adam, kırlangıcın önerisini küçümseyerek. "Birbirimizi tanırsak, güzellikleri paylaşırız" der kırlangıç, "Hüzünleri, acıları, coşkuları, Hatta çirkinlikleri paylaşırız" "Bunları neden paylaşalım ki" der adam, "Güzellikleri büyütmek, acıları ve kötülükleri küçültmek ve dayanılır kılmak için" der kırlangıç. "Git işine" der adam, "Ben bütün bunları paylaşmak istemiyorum." "Pekii" der kırlangıç, uçmak için kanatlarını kaldırırken "Bugünlük gidiyorum fakat iyi düşün,yarın yine geleceğim." Dediği gibi ertesi gün gelir Yalnız adamla kırlangıç arasında yine ve neredeyse aynı konuşma geçer. Bir sonraki gün yine gelir kırlangıç, bir sonraki gün, ve ondan bir sonraki gün de. Adamın direnci giderek kırılmakta, bu sevimli ve hamarat yaratığın değişmeyen önerileri kendisine gittikçe daha sıcak gelmektedir. O gün, belki de kırlangıca "evet" demek üzere olduğunu fark eder adam. Üstelik bu çözülmesinden eksikleşmemiştir de.... Ancak kırlangıç gelmez. Ertesi gün, daha ertesi gün ve daha ertesi gün de gelmez kırlangıç. Meraka düşer yalnız adam. O güne kadar yalnızlığından duyduğu gururunu ayakları altına alarak, bir bilge kişiye anlatır olup bitenleri. Ve kırlangıcın ne zaman döneceğini sorar. Bilgece gülümser bilge kişi. Ve yanıtlar; "Kırlangıçların ömrü, sadece altı aydır..." Dostlukların, zamanında paylaşmaların anlamsız gerekçelerle ertelenmeyeceği günler dileği ile. ** --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [email protected] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
