Açlım Politikası ve....

İbrahim Tatlısıes, Yılmaz Erdoğan, Mahsun Kırmızıgül, kendini Kürt sayan soy
adıyla Avşar Türkmen olduğu belli olan  Hülya Avşar,  başbakan  Ferit Melen
, Kamuran İnan, Dengir Mir  Mehmet Fırat, Abdülkair Aksu Turgurt Özal ve
daha niceleri sesleri ile  Türk insanını büyülemişler, siyasette tepe
noktalara , Bakanlık  Makamına gelmişler.... Var mı bir ayrım... Şimdi artık
ayrım mı yapacağız diye sormak lazım bir beyefendiye...

Doğudan ne kadar gelir vergisi toplanıyor, Batıdan ne kadar...
Doğunun verimliliği ve çalışkanlığı, batının azmi,
Doğuda ne kadar Yatılı Bölge okulu var, batıda ne kadar... Orta Anadoluyu da
sayan yok ...
Doğuda  zengin olanlar niye batıya göç ediyor, yerinde  kalıp da
hemşehrilerine destek olmuyor, hemşerilerine iş yeri  desteğinde bulunmuyor,

Yüksekova maliyesine ne kadar gelir vergisi toplanıyor, Yüksekovalının ne
kadar mercedes arabası var ? Bunlar  insanları zehirleyen uyuşturucudan
kazanıldığını sağır sultan bile biliyor  !

Haller ve pazar yerleri kimlerin işgalide...

Doğuda devlet bize niye bakmiyor, yol ve fabrikada  çalışan  iş makinaları
yakılıyor,....
Doğuda   kaç bin asker, canı pahasına çalışarak maaşını
doğuda  harcıyor....
Doğuda kaç kişini yeşil kartı var...  mahalli nufusa oranı ne
İmralı ceza evi ile Sungurlunun,  Gaziantebin  sadece nefsini doyurmak  için
baklava çalan çocuğunun kaldığı ceza evi ile aradaki fark ne... Devlete
maliyeti ne,  biri idamlık, binlerce şehidin kemikleri sızlıyor, diğeri  200
gram baklava ile nefsinin şerrine kapılmış...
Barzani ve Talabani'ye kırmızı pasaport verip biz adam etmedik mi daha ne
suçlu arıyoruz... Şimdi Amerika  kullanıyor...
Saddamın zülmünden  onbinlerce Kürdü kim Turgu Özal devrinde korudu ve
barındırdı. Sonra Mahmur Kampı ne oldu...

Demokratikleşelim, güzel ve doğru... Hey hat, biz demokratlikleşelim
derken,  federasyona ve bölünmeye gidiyoruz da haberimiz yok, Güleriz
ağlanacak halimize
Bu günü düşünenler yarına hiç karışmıyorlar...
Biraz da yarını, yarından sonrasını düşünelim, Kıbrısta referandumu kabul
edin, sonrası tamam diyen, ambargo kalkacak diyen batıdan birazcık ders alın
lütfen.... AB'nin yalanlaraına tuzaklarına kanmayın !

Düşünün düşünün de  cevap arayın biraz...

Osmanlı İmparatorluğu zamanında, Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunda omuz omuza
birbirimize güç ve destek veriyordu, ta ki  1984 -90 yıllarına kadar...

Dersim İsyanında İngilizlerin yaptığı gibi yine dış güçler Büyük Orta Doğu
Projesi için işbaşına geçtiler...

Dış güçler olmazsa bizim kürtlerle doğu ile hiçbir alıp-  veremediğimiz de
yok, biraz  tembeller o kadar... İmkan bulursa da bir Halis Ağa
oluverirler...
 Konuyu ; böl, parçala yok et, formülüne karşı; birliktelik ve toplanma
fikrinden hareketle,  Avrupaya karşı daha kuvvetli ve canlı olmak
maksadıyla, bu ülkede asırlardır birlikte iç içe yaşadığımız  bütün halklar
için, hissedebilenler için ,   bir fıkra ile kapatalım :


Genç bir  işadamı Güney Afrika'da iş gezisindedir. Herşey umduğundan daha
başarılı ve çabuk gelişmiştir.
Sözleşme bile imzalanmıştır. Dönüşüne tam bir gün vardır.

Büyük Sinemalardan birinin önünden geçerken dikkatini "Ghandi" filmi çekiyor
adamın. Hani şu bol Oscar'lı uzun film...

Hemen taksiden iniyor ve doğru gişenin önündeki kuyruğa... İnsanlar tuhaf
tuhaf, bakıyorlar genç işadamına:

- Beyfendi, siz yabancisiniz galiba?

- Evet, nereden anladınız?

- Burada beyazlar kuyruğa girmezler, onlar doğrudan gişeye giderler
biletlerini oradan alırlar.

Adam biraz mahçup, tüm kuyruğu geçip gidiyor gişeye. Evet... Beyazlar için
ayrı bir pencere var gerçekten.

- İyi günler efendim, bir koltuk rica ediyorum, arkadan ve ortadan lütfen...

Gişedeki kız şaşkın:

- Beyfendi, siz yabancısınız galiba?

- Evet, nereden anladınız?

- Burada beyazlar, koltukta değil, balkonda otururlar.

- Peki bir balkon lütfen.

Adamcağız, balkonda filmi seyretmeye devam
eder etmesine de, Güney Afrika'da bizim sinemalar gibi uzun uzun aralar yok
ki, sıkışır haliyle. Etraf karanlık, herkes filmi izliyor, dayanamaz ve
ayağa kalkmaya karar verir. Tam kalkacak, yandaki sorar:

- Nereye beyfendi?

- Hiiç... Tuvalete gitmem lazım..

- Beyfendi, siz yabancısınız galiba?

- Evet, ama nereden anladınız?

- Burada beyazlar, tuvalete gitmez ki, balkondan aşağı işeyiverirler.

Adam şaşkın, tek güvendiği etraftaki karanlık. Balkonun korkuluklarına
dayanır ve tam çişini ederken, aşağıdan bir zenci seslenir:

- Heeey sen yabancısın galibaaa...!!!

Adam iyiden iyiye şaşkın, karanlıkta ve sadece çişinden tanındığı için
ürkmüş...

Aşağıdaki devam eder:

- İnsan sadece birinin kafasına etmez ki, şöyle bir serpiştirir. Bu
memlekette sosyal adalet diye bişey var!..

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap