*Arslan BULUT * *[email protected] *
*07/10/2009*
      *Bahçeli biliyor: Açılımın asıl mimarı kim?*

“Bahçeli’den beklenen iki davranış” başlıklı yazımda “Bahçeli, sadece
Erdoğan ve AKP iktidarını eleştirmekte,” ‘İyi şeyler olacak’ diyerek süreci
başlatan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ilgili tek kelime bile
kullanmamaktadır. Ayrıca süreci desteklediğini söyleyen Genelkurmay Başkanı
Orgeneral İlker Başbuğ’un tutumu konusunda da en küçük bir yorum
yapmamıştır” demiş idim.
Bu yazıyı yazdığımda Abdullah Gül, henüz TBMM açılış konuşmasını yapmamıştı.

Bahçeli, dün nihayet, *“Türkiye, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın beraber
yürüdükleri yolda ellerinden tutularak, sırtları sıvazlanarak uçurumun
kenarına kadar getirilmiştir”* dedi.

* * *

Gül, *“Çözülmemiş sorunlarımız başka devletlerin istismarına ve müdahalesine
açık alanların ortaya çıkmasına yol açar. Türkiye’nin içindeki gelişmeler,
uluslararası şartlarla uyumlu hale gelmiştir, bu da ülke güvenliğini garanti
altına alma imkânlarını’getirmiştir”* demişti.
Bahçeli, bu tutumla ilgili olarak “Bu yorumlar ülkemiz üzerindeki
dayatmaları açıklayan çok tehlikeli bir yaklaşımın sonucudur” dedikten sonra
*“Bu sözlerin sahibinin yıllarca milletvekilliği, bakanlık ve başbakanlık
yapması ve özellikle son dönemlerde Dışişleri Bakanlığı ile iki yıldır da
Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunması, ülke güvenliği ve geleceği açısından
başlıbaşına vahim ve talihsiz bir durumdur*” tespitinde bulundu.
Bahçeli, “Ne var ki ‘açılım’ adı altında aylardır kamuoyunda tartışılanların
tamamına yakınının anayasal suç niteliği taşıdığı ortada iken, bu uyarıyı
yapan makamın önce kendi çizgisini sorgulaması, ardından da hükümeti ve
bölücü mihrakları anayasal çizgiye zorlaması gerekmektedir” cümlesini de
kullandı.
Oysa Cumhurbaşkanı’nın Başbakan ile beraber yürüdüğünü kendisi söylüyor!
Zaten süreci başlatan Cumhurbaşkanı değil mi?
Bu durumda Cumhurbaşkanı, kendisini mi Anayasal çizgiye getirecek?

* * *


*“Kabul edemeyeceğimiz görüşleri ve sözleri bir Cumhurbaşkanı’nın söylemiş
olması, ifadelerine resmiyet katmayacağı gibi zaten belli olan fikirlerinin
kendine ait olması gerçeğini de değiştirmeyecektir”* diyor ama Bahçeli,
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına giden yolda önündeki engelleri aniden
kaldırarak, Kürt açılımına resmiyet kazandırmış olmadı mı?
Nitekim Bahçeli de “Kendisini hararetle alkışlayan AKP milletvekilleri,
cumhurbaşkanının talepleri konusunda tereddüte düşmüşler, Anayasadan Türk
kimliğinin kaldırılması mı, Türkçeden başka dillerin resmiyete alınmasını
mı, alt kimliklerin tahrik edilerek milletin ayrışmaya başlatılmasını mı;
kendilerinden ilk aşamada ne istendiğini netleştirememişlerdir” dedi.
Yani fotoğraf bu kadar net!

* * *


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı dinledim. Baykal, bütün bu meselelerde
Cumhurbaşkanı seçiminin kilit nokta olduğunu, Abdullah Gül’ün Çankaya
yolunda önünü açanların şimdi sızlandığını hatırlatarak adını vermeden
MHP’nin bir durum değerlendirmesi yapmasını istedi.
Bahçeli, Abdullah Gül’ün yolunu açarken, bütün bunların olacağını bilmiyor
muydu?
Partiden tek bir kişiye bile sormadan böyle bir karara vardığını herkes
biliyor. Kendisine vahiy gelmediğine göre, “Abdullah Gül’ün yolunu açmak”
kimin organizasyonu idi?
Ne demişti Mahir Kaynak 3 Nisan 2008 gecesi:
“Milliyetçi bir parti olan MHP, küresel sermaye ile işbirliği içinde olan
bir kişinin Cumhurbaşkanı seçilmesinin önündeki engeli kaldırıyor. Bu durum,
eşyanın tabiatına aykırıdır. Peki bu nasıl oldu? MHP tabanını ayrı tutarak
söylüyorum. Bu bir operasyondur. MHP yönetimindeki birkaç kişinin küresel
sermaye adına giriştiği bir operasyondur.”
Bahçeli, bu konuda, kamuoyuna hâlâ bir cevap vermiş değildir.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap