*Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] *  *08/10/2009*
*Heron skandalında bilinmeyenler ve Ergenekon!*

Aktaracaklarım tevatür değildir.   Türkiye 2005 yılında İsrailli Al-Elbit
Konsorsiyumuna, kamuoyunda Heron diye bilinen 10 adet insansız uçak
siparişini verir.
Teslimat tarihi, yapılan sözleşmeye göre 2007’dir.
Süre aşılır, lakin bu teslimat yapılmaz.
Hal bu iken ne sözleşme feshedilir ne de sözleşmede var olan tazminat şartı
işletilir.
*Heron’ların alımına TSK başlangıçtan beri karşı çıkar.
Niçin mi?
**İsraillilerin Heron’la ilgili bilgisayar yazılımlarından, kumanda
edilmesine kadar hiçbir ayrıntıyı Türkiye’ye vermemesinden!
Düşünün, Türkiye 10 adet Heron alacak ama kumanda edilmesi işi yine
İsraillilerde olacak.
Bu şekilde Türkiye’nin toplayacağı bilgilere İsrail, anında nüfuz edecek!
Dahası, TSK Heron’u İsrail’in onay veremeyeceği yerlere de uçuramayacak!
*Havada kalış süresi sınırlı olan Heron’larla ilgili olarak TSK’nın tereddüt
ve itirazları hep devam etti.
Öyle ki 10 adetlik Heron uçağı partisinden iki adedi, taahhüt edilen tarihin
çok sonrasında teslim edildi.
*TSK, teslim edilen bu Heronları teste tabi tuttu.
Sonuç: Heronlar pek çok noktada testi geçemedi.
*TSK insansız uçakla ilgili itirazlarını ortaya koydu ve düzeltilmesini
istedi.
*İsrail bu tutuma tepki gösterdi ve TSK ile ipleri kopardı.
Dahası, Türkiye için ürettiği ve teslim aşamasına getirdiği 5 adet Heron’u
da apar topar Hindistan’a sattı.
TSK tam bu süreçte, Savunma Bakanlığına başvurarak Heron’lar için yapılan
sözleşmenin iptalini
istedi.
TSK’da asıl rahatsızlık konusu, yukarıda belirttiğimiz gibi Heron yani
insansız uçakların Türkiye’ye satılmasına karşın kumandasının İsrailli
uzmanların elinde olması.
*İsrail ile bu sorunlar yaşanırken *TSK boş durmadı ve gayriresmi olarak
alternatif arayışlara girdi.
Bu bağlamda Rusya ile ilişki kuruldu.
Bir işadamı ve emekli üç Silahlı Kuvvetler mensubu defalarca Rusya’ya gidip
gelerek insansız uçak noktasında uzlaşmaya vardı.
**Rusya’nın ürettiği ve teslimi için taahhüt ettiği insansız uçak
Heron’lardan daha uzun süre havada kalabiliyor.
Fiyatı da Heronların yarısı kadar.
En önemlisi*, *kumandası yani uçağın yönetimi tamamen TSK’da olacak.
Bilgisayar yazılımından diğer bütün teknik ayrıntılara kadar her şey TSK’ya
teslim edilecek.
TSK, ön çalışmasını yaptığı bu uçağın alımı için düğmeye bastı.
**Ancak AKP iktidarı bu alıma olur vermedi ve illa da Heron olsun dedi.
Son bir şey:
*Tesadüf herhalde!
*Tam bu günlerde Rusya’ya insansız uçak alımı için gönderilen emekli
askerlerin ikisi apar topar tutuklandı! Neden mi?
Ergenekon davasından!
*Yorum sizin efendim..


*İMTİYAZLILAR...
DTP’ye ayrı hukuk!*
Anlaşılıyor ki bu ülkede kanun birliği bile yoktur. Herkese ayrı bir kanun
uygulanıyor. Şu işe bakar mısınız, adamlar alenen suç işliyor yani her şey
gözler önünde ama hukuk işlemiyor. Kastettiğim DTP’lilerdir. Bunlar sanki
imtiyazlı ve dokunulmaz! Düşünün, yargı ifadelerini bile alamıyor. Yasa açık
ve diyor ki; milletvekili olmadan önce yargı safhasında olan bir konuda
dokunulmazlık olmaz ve mahkeme ilgilinin ifadesine müracaat eder. Hal bu
iken adamlar meydan okuyor ve mahkemeye gitmeyiz diyor. Dramatik olan,
Cumhurbaşkanı ile Başbakan’ın bu duruma seyirci kalmasıdır. Hayır uygulama
yanlış ise değiştirirsiniz, olur biter. Var olan kuralların çiğnenmesi ise
başka bir şeydir... DTP’ye tanınan ayrıcalık sadece bu da değil. Hatırlayın
bu parti çoktan kapatılmayı hak etmişken, başka başka gerekçelerle
kapatılmasının önüne geçildi. İyi o zaman, gerekçe üreten herkes hukuku
zorlasın.


*DEĞİŞİM...
Milliyet’te AKP’ye yalakalık!*
Milliyet gazetesinin yıllar yılı çizgisi bellidir. Okuyucu profili de
malumdur. Mesela bu okur AKP’ye mesafelidir. Hal bu iken Milliyet, Sedat
Ergin sonrasında yeni bir çizgi adına, ya da Doğan Grubuna  kesilen vergi
cezası sorununa katkı yapsın diye kendi okur eğilimlerinin dışında şeyleri
yapmaya başladı. Mesela ne mi? İki gün önce AKP’ye manipülasyon hizmeti
veren bir şirketin açılım ile ilgili araştırmasını manşetinden yayınladı..
Dedik ya o şirket AKP’ye profesyonel olarak yani para karşılığı hizmet
veriyor, dolayısı ile verileri AKP’nin çıkar ve hesapları ile doğru
orantılı. Hal bu iken ve o şirket bilinirken Milliyet’in yeni yönetimi o
şirketin verilerini manşete taşıyabildi... Bitmedi... Aynı Milliyet, yakın
zamana kadar Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bizim gibi göğsünü gere gere AKP
derken, yeni yönetim Ak Parti demeye başladı... Ama boşuna, AKP’ye bu
şekilde yaranamayacağınız gibi okuyucunuzu da küstürürsünüz!



*AKILDIŞI...
Türkiye yanıyor, Borsamız coşuyor!*
Anlaşılır gibi değil, mizahçılarımız bu durumu niçin resmetmiyor ve var olan
çelişkiyi topluma aktarmıyor.. Yahu her şey ortada, Türkiye işsizlik ve
yoksulluktan cayır cayır yanarken Borsamız düğün-bayram yapıyor. Dün bu
satırların yazıldığı saatte borsa endeksi 50 bindi ki bu dehşet bir
fotoğraftır. Neden mi? Yahu son bir yıldır Türkiye’de binlerce şirket battı,
on binlerce esnaf kepenk indirdi. Üniversite mezunu genç işsiz oranı resmi
rakamlarla yüzde 25’leri geçti. Tarım tasfiye oldu, çok sayıda kadın
geçinmek için vücudunu satar hale geldi. Hal bu iken Borsamız rekor üstüne
rekor kırıyor. Diyeceksiniz ki Borsa zaten yabancıların kontrolünde,
şişirmeleri onların yeni oyunu.. Doğru ama yine her oyunun bir kuralı olur..
Yangın yerine dönen bir ülkenin şirketleri bir yılda, yüzde yüzelli prim
yapar mı? Şirket zarar açıklıyor ama kağıdı Borsada uçuyor.. Aklım almıyor.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap