*Sahnede gördüklerimizin bir başka cepheden yansımalar... Türkiyem ilginç
bir memleket kısacası...*
*Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] * *15/10/2009*
*Uzan ailesinin tasfiye operasyonunda hiç bilinmeyenler...*
Star Grubu Uzan ailesine aitken, onların Ankara temsilcisiydim. Dolayısı ile
aile fertlerini ama özellikle de Cem Uzan’ı iyi tanırım.
Peki Cem Uzan’ı nasıl mı bilirim?
Hırsı aklının önünde, dilediği her şeyi yapabileceğini zanneden, ihtiyat
nedir bilmeyen, şımarık bir zengin çocuğu!
**
*Özal-Çiller-Yılmaz ile kavgalar!*
Buna mukabil baba Kemal Uzan oğlunun tam tersiydi.
Hakan Uzan ise baba ve ağabey arasında sıkışmış, kamuoyunda daha ziyade
aşkları ile gündeme gelen biriydi.
Uzan ailesi aslında siyasi kavgalarda deneyimliydi.
Önce Star TV’den Ahmet Özal’ı kovmaları ile Turgut Özal’la, bilahare ÇEAŞ’a
el koymaya çalışan Tansu Çiller’le ve sonrasında Mesut Yılmaz’la ciddi
çekişmeleri oldu.
İlginçtir bu çekişmelerin tamamında Uzanlar mağlup olmadı!
Peki bunun iksiri ne miydi?
Sayın Demirel’in o dönemlerde Başbakan ve Cumhurbaşkanı olması...
9. Cumhurbaşkanı, Kemal beyi severdi, dolayısı ile Uzan ailesini siyasilere
yem ettirmedi.
İşte bu yaşananların da etkisinden olacak Cem Uzan, aynı cesaretle AKP ve
Tayyip Erdoğan’la kavgaya girdi ve sonuçta bugünlere yani tasfiye olma
noktasına geldi.
Hayır, bilinenin aksine AKP’nin kuruluş günlerinde Cem Uzan AKP ile kavgalı
değildi.
**
*Washington’dan Uzan’a acil telefon!*
Dahası, beş vakit namaz kılmasıyla bilinen Kemal Uzan’a da AKP cenahından
müsbet bir bakış vardı.
Öyle ki AKP’nin kuruluş sürecinde Abdullah Gül başkanlığındaki AKP heyetini
Star’da öğle yemeğinde ağırladım. Dahası, Tayyip beyi Star TV’de iki saatlik
canlı yayında benim programıma çıkardım.
Peki AKP ile ipler nerede ve nasıl mı koptu?
Cem Uzan’ın çöküşü ABD’li Motorola firmasıyla arasındaki borç ilişkisiyle
başlar.
Uzan, Telsim’e alt-yapı kuran Motorola’dan, ekonomik krizi ileri sürerek
borçlarının yapılandırılmasını talep eder.
Motorola fırsat bu fırsat, şirket zorda, borçlara mukabil belki Telsim’i ele
geçiririm diyerek paranın tamamını hemen ister.
Cem Uzan hiç umursamaz, lakin konu devletlerarası problem haline gelir!
Seyahatlere katılarak bizzat yakından takip ettiğim dönemin Başbakanının iki
ayrı Washington seferinde Motorola konusu, sadece ABD Ticaret Bakanı
tarafından değil, o dönemin Başkan Yardımcısı Dick Cheney tarafından da dile
getirilir.
Görüşmelere siyasi müsteşar olarak katılan Mehmet Ali Bayar’ın bana birebir
anlattıklarını Washington’dan apar-topar Cem Uzan’a bildirmiştim.
*Partiyi nasıl ve niçin kurdu?*
Hiç unutmam Cem Uzan anlattıklarıma kahkaha atarak şu karşılığı vermişti:
- “Sabahattin bey hiçbir şey yapamazlar. Sadece uluslararası yargıya
gidebilirler ki benim istediğim de odur. Ben borçları ödemeyeceğim
demiyorum, yapılandırın diyorum.”
Bütün bunlar Ecevit’in Başbakanlığı günlerine rastlıyor.
Cem Uzan, o süreçte koalisyonun ortaklarından Mesut Yılmaz’la
kanlı-bıçaklıydı. Öyle ki Berna Yılmaz’la Aydın Doğan’ın ortak eğlence
sahnesi görüntülerini günlerce Star TV’de yayınlıyordu. Buna mukabil Cem bey
hükümetle ilişkilerini Hüsamettin Özkan’la götürüyordu. Devlet Bahçeli ile
ilişkilerini ise bizzat ben kurdurmuş, yani Cem Uzan’ı alıp Devlet beyin
yanına götürmüştüm.
Derken Cem bey güç gösterisi ve imaj için şirketinin bölge toplantılarına
başladı.
Bedava döner-ekmek kalabalıkları toplayınca etrafındaki birkaç kişi “Patron
parti kursan iktidar olursun” dedi.
Demez olaydı...
Cem Uzan o gün, parti kuracağım dedi.
Baba Kemal Uzan, çoğu zaman kavgalı olduğu ve söz geçiremediği oğlu Cem’e
itiraz etti ama etkili olamadı.
*ABD’linin elindeki anket!*
Devreye hemen reklam dünyasının harika çocuğu Ali Taran sokuldu ve imaj
harekatına başlandı.
Doğruya doğru Cem bey genç, yakışıklı ve en önemlisi müthiş hırslıydı.
Kadro kurmaksızın, parti programı hazırlamaksızın, vizyon ortaya koymaksızın
sadece hırsı ve görüntüsü ile 2002 Kasım’ında milyonlarca insandan oy aldı.
*AKP ilk kez Cem Uzan’ı, aldığı sonuç bağlamında o gün fark etti.
*Cem beyin Genç Partisi’nin yaptığı bu sürpriz atak, projeksiyonları Uzan’a
yöneltti.
*Seçim öncesinde Cem Uzan’ı siyaseten zerre umursamayanlar onun Tayyip beye
alternatif olabileceğini dillendirmeye başladı ve Uzan’a kadro ve program
desteklerini vaat etmeye başladı.
Evet Uzan seçimden sonra büyümeye ve öne çıkmaya başladı...
Birkaç ay geçmedi, ABD Ankara Büyükelçiliği siyasi müsteşarı, AKP
zirvelerinden randevu talep etti.
Kamuoyundan saklanan bu görüşmede siyasi müsteşar, ABD Elçiliğinin yaptığı
geniş tabanlı kamuoyu araştırmasının sonuçlarını sundu ve şunları söyledi:
- “Cem Uzan’ın, bugün seçim yapılırsa oyu yüzde 21.. Bunun henüz kendisi
bile farkında değil. Bu durum ortaya çıkarsa AKP grubunu hem imajı hem de
para gücü ile çözebilir... Dahası iş dünyası ve medyanın bir bölümünü
arkasına alabilir... Biz Cem Uzan gibi, kendi başına buyruk, maceracı ultra
milliyetçi bir ismin Türkiye’nin başına geçmesini çok tehlikeli buluyoruz.
Bu itibarla size Cem Uzan için hemen tedbir alın diyoruz.” *
*Haftaya darbe olacak!*
Peki sonrası mı?
*AKP zirveleri hemen iki ayrı anket yaptırdı... Sonuç benzerdi... Ve hemen
düğmeye basıldı.
*Önce ÇEAŞ ve Kepez, akabinde banka operasyonları yapıldı. Kemal bey yurt
dışına kaçmak zorunda kaldı, derken Uzan ailesinin malları satıldı ve ABD’li
Motorola’ya da parası anında ödendi.
Cem Uzan için malum davalar açıldı ve o davalarından birinden ceza alma
noktasına geldiğinde yurt dışına kaçtı.
Uzan ailesinin çöküşünün kısa hikayesi budur.
Kuşkusuz bu süreçte ABD tarafından AKP gibi Aydın Doğan medyası da Cem
Uzan’ın imha edilmesi olayında kullanılmıştır.
Peki Cem Uzan, bütün bu gelişmeleri hiç mi görmedi ve tedbir almadı?
Gördü ama yanlış mihmandarlarla yanlış kapılara kapılandı!
Uzan’a yakın çalışma çevresinden birileri istisnasız her gün “Haftaya darbe
olacak” türü haberler götürüyordu. Cem bey buna inandı.
*Kemal Uzan’ı yakalayamıyorlar!*
Son bir şey!
Sıradan bir cinayet zanlısı olan Cem Garipoğlu bile istendiğinde
yakalanabildiğine göre, Kemal Uzan ve Hakan Uzan yıllardır niçin mi
yakalanamıyor?
Yakalanamama yok, yakalamama var!
*Evet baba Uzan’a bilerek yol veriliyor.
Niçin mi?
Yakalanırsa zulasındaki servet, yani sakladığı para ile muhalefet finanse
olmasın ve alternatif hareket doğmasın diye!*
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected]
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---