*Clara Zetkin

DÖNEMİNDEKİ ÖNEMLİ OLAYLAR (1857-1933)
1864 Karl Marx tarafından Londra'da I. Enternasyonalin kurulması.
1889 Paris'te II. Enternasyonalin kuruluş kongresinde Clara Zetkin ilk kadın
konuşmacı olur.
1889 Adolf Hitler'in doğum yılı.
1891 Clara Zetkin Eşitliksin yazı işlerini üstlenir (1916'ya kadar).
1903-1904 Kırımçov tekstil işçileri grevinde grevcilerin yarıdan çoğu
kadındır.
1905 Rusya'da devrim. Kısmi başarı. Çar Rusya'da Meşrutiyet Anayasası'nı
kabul eder.
1914 Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması.
1917 (Bağımsız Sosyal Demokrat Parti'nin) kuruluşu.
1918 Almanya Komünist Partisi'nin kuruluşu (Spartakus Birliği).
1923 Anneler Günü Amerika'dan Almanya'ya gelir.
1925 Adolf Hitler NSDAP'yi (Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi) yeniden
kurar.
1931 Almanya'da bir milyondan fazla kadın işsizdir.
1933 Clara Zetkin'in öldüğü yıl, Hitler başbakan olur.

"HAYATIN OLDUĞU YERDE SAVAŞMAK İSTİYORUM."

Evet, korkmaktadır. Kadınların ve genç kızların çoğunun tanıdığı bir korku.
Toplum önünde sesini yükselterek konuşmak: İşte bu olmamalıdır. Bir
keresinde halka açık bir toplantıda konuşma sırası kendisine geldiğinde, o
kadar dolu olmasına rağmen, sesini hafifçe yükselterek, konuşmaktan
vazgeçtiğini söyler.

Eakat bu kez, Paris'te 1889'daki II. Enternasyonal'in kuruluş kongresinde
ismi okunduğunda bu korkuyu yener, "Söz sırası yurttaş Zetkin'in".
Başlangıçta tutuk, sonra gittikçe kendisinden daha emin ve daha akıcı bir
dille, 32 yaşındaki Clara Zetkin ilk büyük konuşmasında kızların ve
kadınların davasını temsil eder: Konuşma metninin başlığı, "Kadının
kurtuluşu içiıV'dir. "Sosyalistler bilmek zorundadır ki; günümüzdeki
ekonomik gelişmede kadınların çalışması bir zorunluluktur... Sosyalistler
her şeyden önce bilmelidir ki, ekonomik bağımlılık veya bağımsızlık, sosyal
kölelik veya özgürlükle ilintilidir.

"İnsan suretindeki her şeyin kurtuluşunu slogan edinmiş olanlar, insan
cinsiyetinin bir yarısını ekonomik bağımlılıkla siyasal ve sosyal köleliğe
mahkûm edemezler. İşçiler kapitalistler tarafından nasıl boyunduruk altına
alınmışlarsa, kadın da erkek tarafından öylesine boyunduruk altına
alınmıştır ve ekonomik özgürlüğüne kavuşmadığı sürece de öyle kalacaktır.
Kadınların ekonomik bağımsızlıkları için en gerekli şart çalışmaktır...

"Kadın işçiler kadının özgürlüğünün ayrı değil, büyük sosyal sorunun bir
parçası olduğundan tamamen emindirler. Bu sorunun bugünkü toplumda hiçbir
zaman çözülemeyeceğinin, ancak toplumun köklü değişiminden sonra bunun
mümkün olabileceğinin de bilincindedirler... Kadının özgürlüğü, tüm
insanoğlunun özgürlüğü gibi, yalnızca emeğin sermayenin boyunduruğundan
kurtulmasıyla olacaktır. Sadece sosyalist toplumda, kadınların işçiler gibi
haklarının tam sahibi olması mümkündür."

Clara Zetkin sosyalist partilerde hakları için savaşmak isteyen kadına
tercüman olmaktadır. "Erkeğin desteği olmadan," diye açıklar, "evet, hatta
genellikle erkeklerin iradesine karşın, kadınlar sosyalist bayrak altına
girmişlerdir... Fakat onlar şimdi bu bayrak altında duruyorlar ve burada
kalacaklar! Burada özgürlükleri için, eşit haklara sahip insan olarak kabul
edilmeleri için savaşıyorlar.

Sosyalist işçi partisi ile el ele yürüyerek savaşın tüm zorluğuna ve
gerektirdiği özverilere katılmaya hazır oldukları gibi, zaferden sonra da
elde ettikleri tüm hakları korumaya kesin kararlıdırlar." Paris
kongresindeki bu konuşma sadece Clara Zetkin'in ilk büyük konuşması
değildir. Bu konuşma uluslararası bir topluluk önünde cinsinin eşitlik
hakları için savaş veren ve "Kadın ve Sosyalizm" konusunu gündeme getiren
bir kadının tarihteki ilk konuşmasıdır. "Sanki kanat takmışım gibi geldi
bana," der Clara Zetkin konuşmasını bitirdiğinde.

Onun tutkuyla dile getirdiği talepler yankısız kalmaz. Alman sosyal
demokrasisi bir yıl sonra yeni programını bitirdiğinde bu programın içinde
kadının ekonomik, siyasal ve hukuksal eşitliği de vardır. Bu konuda ilk
dürtüyü yapan Clara Zetkin sonraki yıllarda parti toplantılarında,
uluslararası kongrelerde ve parlamentolarda daha yüzlerce konuşma yapar.

"Yaşamın olduğu yerde savaşmak istiyorum" sloganı onun yaratışıdır. Bu
noktaya nasıl varmıştır? Bu genç Alman kadın neden ille de Sosyal Demokrat
Parti'ye katılmıştır? Bir köy öğretmeninin kızı olan Clara Eissner, Chemnitz
yakınındaki Wiederau'da yetişir: Öğrenmeye hevesli, köy gençliğinin
oyunlarında tartışmasız önder olan, eyleme susamış bir kız. Günün birinde
babasının kütüphanesinde Papa'ya karşı ayaklanmaların bir hikâyesini bulur.
Yakılmak için odun yığınları üstüne bağlı olduklarında bile inançlarından
dönmeyen bu kadın ve erkeklerden çok etkilenmiştir.

"Onlardan, daha çocukken, insanın inancı uğruna ölmeye hazır olması
gerektiğini öğrendim," diye anlatır hayatının sonunda. 1872'de Eissner
ailesi Leipzig'e taşınır. Clara öğretmen olmak ister. Gerçekleşmesi kolay
olmayan bir arzudur bu. Çünkü devlet o zamanlar kızların yüksek öğrenim
görmesi ve kadın öğretmen yetiştirilmesi ile ilgilenmemektedir ve kadınlar
kamusal eğitimin henüz her dalında çalışamamaktadır.

Kadın öğretmenlere daha ziyade el işleri dersinde ihtiyaç duyulmaktadır.
Diğer dersler için bir kadının zihinsel yetenekleri yeterli görülmez...
Fakat Clara daha fazlasını ister. Leipzig'de Auguste Schmidt tarafından
yönetilen özel kadın öğretmenlik kursunda bir yer bulmayı başarır.

Kadınlar için kurulan ilk geliştirme okuludur bu. Eğitimde ve mesleki
yaşamda kadın hakları için savaşan güçlü bir kadın olan Auguste Schmidt, kız
öğrencilerinden titiz, sorumluluk duygusu içinde bir çalışma ister. Clara bu
katı disiplinli okulun öğretmenine daima minnettar kalmıştır, "Onu yaşam
için, mücadele için bana öğrettiklerinden dolayı saygıyla anıyorum."

Leipzig'deki kurs döneminde Clara, devrimci düşünceleri ve eylemleri
yüzünden ülkelerinden sürülen ve şimdi Leipzig'de öğrenim gören bir grup Rus
öğrenciyle tanışır. Onlardan sosyalizm ve komünizm kavramlarının ortaya
çıktığı tartışmaları dinler. Karl Marx ve Friedrich Engels isimlerini ilk
kez işitir. Clara sorular sorar ve Marx ile Engels'in yazdıklarını okumaya
başlar.

Rus öğrencilerden biri olan Ossip Zetkin, Clara'nın en yakın arkadaşı ve
dostu olur. Sık sık kendisini sosyal demokratların toplantılarına götürür.
Genç kadının dinlediği her konferans onu mücadele veren işçi sınıfının
düşünce dünyasına daha fazla sokar. Kursta öğretmenleri onu, "sosyalist
düşünceleri savunduğunda rahatsız edici" bulurlar. Bitirme sınavlarını
"pekiyi" ile geçer. Aynı yıl 1878'de Sosyalistler Yasası yürürlüğe girer. Bu
yasa eyalet polis müdürlüklerine yerel sosyal demokrat cemiyetleri,
sendikaları ve işçi eğitim cemiyetlerini yasaklama yetkisi vermektedir.

Birdenbire parti ve onunla birlikte tüm işçi örgütleri yasadışı olur, tüm
yayınları yasaklanır. Clara Zetkin bu zaman içinde geçimini Leipzig
yakınlarında bir çiftlik sahibinin yanında mürebbiyelikle sağlamaktadır,
fakat partinin yasadışı çalışmalarına katılmaya devam eder.

1880'de Ossip Zetkin Leipzig'den sürülür: iki yıl sonra Clara onun ardından
Paris'e gider. Evlenirler. 1883 ve 1885'te iki oğulları Maksim ve Kostya
dünyaya gelirler. Kısa bir zaman sonra Ossip Zetkin ağır hastalanır. 1889'un
Ocak ayı sonunda ölür.

Clara Zetkin yıllar sonra bir kız arkadaşına kocasının ölümünü yazarken,
"Sanki benim hayatım da durmuştu," der; "o zaman sadece çocuklarım uğruna
hayata geri döndüm; ve tam adını koyarsak, sosyalist devrim savaşçısı bir
kadın olarak verdiğim uğraş sayesinde." Uğraşı: Clara Zetkin Paris'te
sürgündeyken sürekli Alman ve Fransız işçi hareketleriyle ilgilenir ve bu
sırada iki temel sorunla karşılaşır:

Sosyalist toplumda kadının yeri nerededir?
Sosyalistler kadınları nasıl uyandırıp mücadelenin içine çekebilirler?

Bu konuya ilişkin ilk büyük katkısını Paris'teki II. Enternasyonal'in
kuruluş kongresinde yapar. Büyük bir halk topluluğu önünde düşündüklerini
söyleme korkusunu yendiği anda, uluslararası kamuoyunun kapıları ona açılır.


Eylül 1890: Sosyal demokratlara karşı tedbir yasaları kaldırılır. Clara
Zetkin iki çocuğuyla vatanına geri döner ve Stuttgart'ta yerleşir. Kadın
işçilerin çıkarını kollayan Eşitlik adlı bir derginin kurucu ortağı ve
yöneticisi olur. 25 yıl boyunca bu dergide Clara Zetkin'in elinden kalem
düşmez.

İlk yılların Eşitlik dergisinin sayfalan çevrilirse, kadın işçi hareketi
gelişiminin canlı tabloları görülür. O sayılarda kadının istismarının afişe
edildiği makaleler vardır. Bu dergilerde jüt iplik fabrikasında bir kadın
işçinin Bremen'de 14 fenikten 15 feniğe kadar saat ücreti aldığı okunur.
Çoğu, haftada yalnız bir kez sıcak öğle yemeği yiyebilmektedir... İki, üç
marka kadar haftalıklarla, fırınlanmış porselenleri fırınlardan dışarı
çıkaran Saksonyalı kadınlar çok sıcak olduğu için sadece bir gömlek
giymektedirler ve cereyanda kalıp hemen hepsi romatizma hastalığına
yakalanırlar...

Dresdenli tütün işçileri; "içimizden biri mesai sırasında gülecek olsa bu
ölümcül suçun bedelini 50 fenik ceza ile ödemek zorundaydı," diye
anlatırlar. Ayna sırlayıcılarının çalışma koşulları hakkında profesörün biri
şu ifadeyi kullanır, "Korkunç cıva zehirlenmeleri, devamlı düşük ve ölü
çocuk doğumları." Baskı altındaki bu kadınların büyük bir bölümünü sınıf
mücadelesi için kazanmak, Clara Zetkin'in de bildiği gibi, kolay bir iş
değildir. Fakat bunu yapmak onun görevidir!"

1905 yılından itibaren eğitimini tamamlamış olan öğretmen Clara Zetkin
kendisini yürekten istediği bir konuya adar: Pedagojik çalışma. Bundan böyle
Eşitlik dergisi düzenli olarak iki ek çıkarır. Eklerden biri "Analarımız ve
ev kadınlarımız için", diğeri de "çocuklarımız için"dir.

Clara Zetkin'in istediği, ana-babalara ve yetişmekte olanlara "Gerçek
insanlığın temel ilkelerini" açıklamaktır. Çocukların eğitimi -her zaman
vurguladığı gibi- ev, toplumsal düzen, ana ve babanın birlikte uyum içinde
meydana getirdiği bir eser olmalıdır. Çocuğun yaradılışında ana-babanın
özellikleri nasıl karışıyorsa, eğitimde de (yaradılışın ikinci bölümünde ve
genellikle en önemlisinde) aynı şekilde uyum içinde birleşmelidirler ki, her
iki tarafın da en iyi yanı çiçek açabilsin."

Ağustos 1907: Sosyalist kadınların ilk uluslararası toplantısına 14 ülkeden
56 delege katılır. Bu kadınlar Clara Zetkin'i uluslararası sekreterliğe
seçer ve Eşitlik dergisini uluslararası yayın organı olarak belirlerler.

Ağustos 1910: İkinci uluslararası kadınlar konferansında katılımcı kadınlar,
her yıl uluslararası bir kadınlar günü kutlanmasını kararlaştırır. İlk önce,
mart ayındaki bu gün, kadınların seçme hakkı için propaganda yapmaya hizmet
edecektir. "Yaşasın kadınların oy hakkı!" Bir yıl sonra Alman kadınlar mart
ayındaki "kendi günlerinde" caddelerde bu sloganı pankartlara yazarlar.
Clara Zetkin Eşitlik dergisinde bunu, "Dünyanın şimdiye kadar gördüğü,
kadının eşitliği için yapılan en görkemli gösteri," diye haber verir.

Bir zamanlar konuşmacı kürsüsüne korka korka çıkan Clara Zetkin, artık
birçok saflarda korkulan, uzlaşmak bilmeyen bir savaşçıdır. Onun için en
büyük darbe 1908'de (bu yıldan itibaren nihayet kadınlar da partilere üye
olabilecektir) yönetime seçilmemesidir. Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht ve
Fransız Mchring gibi partinin sol devrimci kanadına aittir.

Alman kadın hareketlerinde de "ılımlılara" saldırır Clara Zetkin. 1905
yılında "Anneleri Koruma Derneği"ni kuran Helene Stöcker ile arkadaş olur.
Helene Stöcker evlenmeden anne olanlar için de hamileliği önleyici korunma
ilaçlarının serbestçe dağıtımını ve kürtajın yasallaşmasını talep
etmektedir.

Anaları Koruma Derneği, Alman kadın dernekleri birliğine kabul edilmez.
Kadın hareketleri arasında, "ılımlılar" cinsel sorunlar karşısında çok
çekimser davranırlar. Helene Stöcker ve Clara Zetkin bu tavrı yargılarlar.
Bu iki kadının dostluğu Clara Zetkin'in ölümüne kadar sürmüştür.

Clara Zetkin 1929-1931 arasında yılın sadece bir kısmını Almanya'da
geçirirken (diğer kısmını Rusya'da geçirir) kendisini sürekli ziyarete gelen
nadir kişilerden biri Helene Stöcker'dir. Son ortak çalışmaları 1932'de
Amsterdam'daki savaşa karşı yapılacak kongrenin ön hazırlıkları olur.

Daha 1912 yılında Clara Zetkin uluslararası sosyalistler kongresinde,
Basel'de dünya kadınlarını barışın korunmasına aktif olarak katılmaya
çağırmıştır. Son ana kadar Eşitlik dergisinde de yaklaşan savaş felaketine
karşı savaşır. Savaşın sürdüğü 1915'te Almanya'da illegal olarak bir
manifesto yayınlar: "Savaşı Bırakın!" "Vatana ihanete teşebbüs"ten
tutuklanır. Serbest kalır kalmaz, savaşa karşı yasadışı mücadeleye devam
eder. En ağır darbeyi yiyinceye kadar: Parti yönetimi Eşitliksin
redaksiyonunu elinden alır. 60 yaşındaki Clara Zetkin yeni bir başlangıç
arar.

"Her şey beni Rusya'ya çekiyor. Rusların arasında yeni vatanımı buldum,
politik açıdan, insanlık açısından, onların arasında sonuna kadar çalışmak
ve savaşmak istiyorum."

Bunu 1917'de Rus işçi ve köylüleri Çar'ı devirdiklerinde yazmıştır. Lenin'le
uzun konuşmalar yapar ve bunları Lenin ile Anılar kitabında yayınlar.
1920'de Alman parlamentosunda yeni kurulan Komünist Parti'nin baş adayı
seçilir. Komünist Enternasyonal'in kadınların çalışma hayatıyla ilgili temel
esaslarını hazırlar.

Ölümünden bir yıl önce, 75 yaşındayken hâlâ Berlin'deki Alman
parlamentosunun kürsüsünden faşist tehlikeye karşı hararetli bir konuşma
yapmıştır.

"Konuşuyor. Tek başına bir kadın gibi değil, kendisi için büyük bir gerçeği
bulmuş bir kadın gibi... Daha çok bir sınıfa ait tüm kadınların ne
düşündüğünü ifade etmek için, tüm diğer kadınlar için varolan bir kadın gibi
konuşuyor. Düşünceleri baskı altında tutulan bir sınıfın ortasında,
düşüncesi baskıya rağmen gelişmiş bir kadın gibi konuşuyor. Binlerce ve
milyonlarca kadın onunla aynı şeyi söyledikleri için, ne söylüyorsa doğru. O
yarınların kadını; ya da ifade etme yürekliliğini gösterirsek: O bugünün
kadını."

Fransız ozan Louis Aragon, Basel Çanları romanında Clara Zetkin'in toplum
karşısına çıkışını -başlangıçta topluluk karşısında konuşmak zorunda
kalmaktan korktuğu kadar hiçbir şeyden korkmamış olan bir kadının konuşma
tarzını- bu cümlelerle anlatır. *

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap