****  *Arslan BULUT * *[email protected] * *18/10/2009
*              *Doktorlar, "Sakın aşı olmayın" diyor!*

Biz, 27 Eylül 2009 tarihli Yeniçağ’da,  “Domuz gribi aşısı neden ilk olarak
Türkiye’de?” diye sorarken Türk halkının kobay olarak kullanıldığını
belirtmiştik. İki hafta sonra eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş, aynı zamanda
bir tıp doktoru olarak, testleri yapılmayan aşının Türkiye’de denenmesini
kınamış ve grip salgını karşısında bağışıklık sistemini güçlendirecek
tedbirler alacağını ama ailece aşı olmayacaklarını söylemişti.
Sağlık Bakanlığı ise hâlâ ısrar ediyor. *Bu arada Ankara’daki salgının, grip
aşısının geldiği günlere denk gelmesi de manidar! *TRT neredeyse halkı
paniğe sevk edecek yayınlar yapıyor!

***

Sistem içinde bulunan doktorlar alenen aşıya karşı çıkamıyor! Fakat el
altından bütün doktorlar, “aşı olmayın, tehlikeli yan etkileri var” diye
yakınlarını uyarıyor!
*Osman Durmuş, Sağlık Bakanlığının aldığı aşılardaki alüminyum ve skualen
maddelerinin öldürücü ve felç edici etkileri bulunduğunu açıklamıştı.
*Bir aşının testinin yapılmış sayılması için üç milyon kişi üzerinde
denenmiş olması gerekiyor. Bazıları, ABD’de aşılama kampanyasının
başladığını iddia ediyor ama durum hiç de öyle değil. New York’ta aşı
yaptırmaları zorunlu kılınan sağlık görevlileri, aşıların yeterince test
edilmediğini belirterek aşı kampanyasını durdurmak için dava açtı.
Washington’daki federal mahkemede açılan davanın dilekçesinde, *“Bir domuz
gribi salgınını önlemeyi bırakın, zayıflatılmış canlı virüs içeren burun
aşıları bir H1N1 salgınını tetikleyebilir”* denildi.
Turner, şikâyetlerinin kabul edilmesi halinde aşının ülke genelinde
dağıtımının durdurulacağını kaydetti.
ABD’de zayıflatılmış canlı H1N1 virüsü içeren 2.4 milyon doz burun spreyi
şeklindeki domuz gribi aşısı geçen hafta eyalet ve yerel sağlık idarelerine
dağıtılmıştı.
*Avustralya’da ise* domuz gribi aşısının uygulanmasına başlandı. İlk etapta,
en riskli gruplar olan sağlık çalışanları, hamile kadınlar ve kronik
hastalar aşılandı. *10 yaşın altındaki çocukların ise aşının denemelerinin
devam etmesi sebebiyle henüz aşılanmayacağı kaydedildi*.
Görüldüğü gibi durum tartışmalı!

***

Peki bir hükümet, nasıl olur da kendi halkının, ilaç şirketleri tarafından
kobay olarak kullanılmasına razı olur?
*Gördüğüm kadarı ile iktidar partisinin beyin takımının, sadece Türklük
kavramı ile değil, Türk ırkı ile de bir sorunu var!* Ermenistan ile
barışacağım diye Azerbaycan bayrağını yasaklamaya kalkışabilen bir
iktidarın, Türk ırkının kobay olarak kullanılmasından rahatsızlığı da olmaz!
*Nitekim sonunda Bakü’deki Türk şehitliğinden Türk bayraklarının indirilmesi
sonucunu elde ettiler!
*
***

Bir okurum her yazımdan sonra mesaj geçerek diyor ki, “Hep doğruları
yazıyorsunuz ama bunları sıradan vatandaşa anlatmak gerekir!”
Bu da mı bizim görevimiz? Siyasi partiler ne güne duruyor? İşte Osman
Durmuş, meseleyi geniş kitlelere duyurabilmek açısından önemli bir görev
yaptı. Eski bir Sağlık Bakanı ve bir doktor olarak kendi uzmanlık alanına
giren bir konuda halkı aydınlatmaya çalıştı.
Herkes kendi uzmanlık alanında halkı aydınlatırsa mesele kalmaz.
Gazetecinin işi bu tür meseleleri tespit ederek kamuoyuna duyurmaktır.
Bundan sonrasını da biz yapacak isek bu kadar partiye, derneğe, sivil toplum
kuruluşuna ne gerek var?

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap