*Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] *  *18/10/2009*
*AKP'yi İsrail'le kavgaya iten sebepler *

Muğlaklık sürüyor!
*Çok değil bir ay önce ABD’de Dünyanın en önemli 50 Yahudi baronuyla
sarmaş-dolaş olan Tayyip Erdoğan’ın bugünlerde İsrail’e hücum ediyor olması
kafaları karıştırdı.
Bir ay içinde ne oldu da ilişkiler gerildi?
*Başkent’te bu bağlamda üretilen dedikoduların özeti şudur:
1) AKP ile İsrail, Aydın Doğan’ın tasfiye operasyonunda ters düştüler!
Yaygın olarak dillendirilen bu iddiaya göre  Aydın Doğan, Koç’lar dahil
İsrail ile ilişkileri iyi olan iç ve dış bütün sermaye egemenlerini harekete
geçirerek Telaviv’den imdat istemiş ve İsrail de bu çağrıya olumlu tepki
vererek AKP liderliği ile konuyu görüşerek Doğan’ın azad edilmesini istemiş.
İşte bu girişim ve tercih AKP’yi sinirlendirmiş ve bilinen son gelişmeler
olmuş... Doğan medyasının son iki günlük yayın ve yorumları bu iddiayı
seslendirenleri  güçlendiriyor.
2) İsrail-TSK gerginliği ve Taraf Gazetesine servis!
Bir başka önemli iddia İsrail ile TSK arasında bir süredir uç veren güven
bunalımının derinleşmesi ve krize dönüşmesidir. Buradaki iddiaya göre
TSK’nın  milli bir çizgi takip edip Avrasya açılımına ilgi duyması ve
İran’la çatışmayı istememesi İsrail’i çileden çıkarmış ve TSK’ya karşı
operasyona  yöneltmiştir. Taraf Gazetesinde yayınlanan bilgi ve belgelerin
Mossad tarafından TSK’yı sabote için servis edildiği yaygın kanaattir.
Kamuoyunda AKP’yi çökertme belgesi ya da kağıt parçası diye bilinen Taraf
Gazetesindeki  yayının arkasında İsrail ve onların Türkiye’deki
taşeronlarının olduğu belirlenmiş ve hükümet de bunun üzerine TSK’nın
baskısı ile İsrail’e tavır alma durumunda kalmıştır... Emniyet İstihbarat
Başkanının görevden alınmasını bile bu hadiseyle örtüştürenler var.
3) İsrail’in Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu İsrail gezisi sürecinde
Gazze kapısında 6 saat bekletmesinin misillemesi de ihtimaldir ancak
ağırlıklı değildir. Öyle, çünkü böyle bir misilleme düşüncesinde olan ABD’de
Yahudileri kucaklamaz!
4) Bahar ayında yapılacak erken bir seçim için toplumda zirve yapan
ABD-İsrail karşıtlığından prim elde etme hesabı olabilir lakin bu da düşük
ihtimaldir.
5) Arap dünyasında Türkiye’nin taşeronluk yapması için Telaviv’le danışıklı
bir döğüş yani kayıkçı kavgası olabilir!
6) Tayyip Erdoğan’ın birkaç gün sonra yapacağı Obama ziyareti ile son
şeklini alacak olan ABD’nin yeni bölge dizaynında Ankara ile Telaviv’in
ayrıntılarda anlaşamaması olabilir.
Peki bunların hiç birisinin olmama  ihtimalini mi sordunuz?
Mümkün değil!
Ermenistan’la bile ilişki kurmak için yırtınan Ankara ABD’nin bölgemizdeki
karakolu İsrail ile durduk yerde gerilmez! O İsrail ki hatırlayın Bush’dan
randevu alamayan Erdoğan için devreye girmişti!

İSTİFA MI, O DA NE?!
*Hükümet Sözcüsünü yalanlayan Başbakan!*
Böyle bir şey bırakın ileri ülkelerde Afrika’nın aşiret devletlerinde bile
olmaz... Olan ne midir? Başbakan Erdoğan’ın hükümetinin sözcüsü olan Cemil
Çiçek’i  yalanlamasıdır. Evet Tayyip Bey, sözcüsünün yaptığı resmi
açıklamayı çok değil bir gün sonra yalanladı... Hatırlayın *Hükümet Sözcüsü
Cemil Çiçek* canlı yayında gazetecilerin sorusu üzerine *İsrail’in
Konya’daki tatbikata katılmamasının özel hiç bir sebebinin olmadığını,
tamamen teknik bir konu olduğunu söylemişti..* Arşivler ortada... Oysa *hemen
ertesi gün Başbakan  “Halkım istemiyor onun için iptal ettik”
dedi...*Sorarım size bu yalanlama sonrasında o hükümet sözcüsünün
yapması gereken
anında istifa değil midir? Öyle ama koltuk düşkünü Cemil Çiçek yapmaz
bunu!.. Cemil Çiçek sadece ve sadece AKP tükenir yani kepenkleri indirirken
tıpkı ANAP’da yaptığı gibi hemen orayı terk eder ve iktidara alternatif
olana kapağı atar... Peki ya ilke ve tutarlılık? Yazık Cemil bey yazık!

KILAVUZ-KARGA HESABI...
*Öcalan’a göre AKP kendi izinde!*
Bölücü örgüt lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları aracılığı ile PKK yayın
organlarında yaptığı yayın devam ediyor. Öcalan son değerlendirmesinde aynen
şöyle bir söz ediyor:  “AKP benim izimde. Söylediklerimi alıp uyguluyor.”
Evet bu söz bizatihi Öcalan’a aittir ve AKP’nin seyrini ya da yaptıklarını
gözler önüne sermektedir.. Demek ki bu açılım olayında AKP’nin mihmandarı
Öcalan’dır.. Hayır öyle değil, demeyin, bunu söyleyen Öcalan’dır!... Bir
başka şey tam bu noktada soralım, sahi Öcalan’ın 15 Ağustos’da yapacağını
beyan ettiği ve yaptığı açılımı AKP niçin saklıyor ve kamuoyuna
açıklamıyor?.. Hadi AKP işine öyle geldi açıklamıyor, peki PKK niçin
açıklamıyor? Bazıları açıklandı diyecek ama açıklananlar ayrıntı ya da
kırıntılar yani sızdırılanlardır, gerçek yol haritası açıklanmadı. AKP
bekletiyor.. Sadece bu ddurum bile çok şey ifade etmiyor mu?

GEL DE SOR MA!...
*Irak’ta kan akarken neredeydiniz!*
Koskoca bir Dışişleri Bakanı böyle bir sözü nasıl eder ve inandırıcı
olabileceğini düşünür? Bu millet o kadar mı saf? Vallahi ayıp!.. Bakın
İsrail ile ilişkilerin gerilmesi sonrasında gazetecilerin sorularını
cevaplayan Ahmet Davutoğlu ne demiş: “Her sabah Gazze’deki katliamlar
sebebiyle suçluluk duyuyorum... El insaf... Hayır Gazze’de  yapılanlara
hicap duymak olağan da bunu Davutoğlu’nun söylemesine el insaf!... Neden mi?
*Yahu Gazze’de olanların; onlarca, yüzlerce, binlerce misli katliamlar
Irak’ta olmadı mı? Ne yani Gazze’deki Müslümanın ya da çocukların kanı başka
renk mi? *Siz değil misiniz Irak’ta oluk gibi Müslüman kanı akıtılır iken o
katliamları kutsayan? Açın bakın arşivlere Davutoğlu’nun danışmanlığını
yaptığı Gül ve Erdoğan ABD’nin Irak harekatı için hangi övgülerde
bulunmuştu..!..

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap