Oktay EKŞİ <http://www.hurriyet.com.tr/index/oktay_ekşi>
[email protected]
       <http://benimsayfam.hurriyet.com.tr/default.aspx?pi=20&gid=94>

* Az sonraa!
*

*İÇİŞLERİ Bakanı Prof. Dr. Beşir Atalay’ın sözlerinden anlıyoruz ki filmin
henüz başındayız.*

Gerçi *Atalay*, filmin *PKK *ve yandaşları tarafından büyük bir zafer şovuna
dönüştürüldüğüne ilişkin görüntülere kızmış. Aynen *Başbakan *gibi ciddi
tehditler dile getirmiş.


Ama asıl önemlisi, *“Göreceksiniz daha ne gelişmeler olacak” *demiş.


Gerçekten ilk karelerde bunları görünce, sonra geleceklere hayret etmemek
gerektiğini de kabule zorlanıyor insan.


O bağlamda *Abdullah Öcalan’*ın, ana hatlarını özetlediği ve dün kamuoyuna
yansıyan *“yol haritası”*na ilişkin düşüncelerimizi sonra paylaşırız.


Biz şimdi *Beşir Atalay*’ın ne demek istediğini, eskiden yaşadıklarımızla
karşılaştırarak anlamaya çalışalım:

*Başbakan Tayyip Erdoğan *önceki gün *Ağrı *ve *Erzurum *gezisinden dönerken
uçakta konuştuğu gazetecilere ilginç yanıtlar vermiş. Örneğin *Irak*’ın
kuzeyindeki bölgenin *Başkanı Mesut Barzani’*yi zımnen (örtülü şekilde)
neredeyse *“bağımsız bir devlet” *gibi tanıma noktasına geldiğimizi
saklamamış.

*
“PKK ile mücadele”* bağlamında aldığımız dış destekten söz ederken söylediği
şu:

*“ABD’nin *(PKK’nın üç yöneticisini) *uyuşturucu baronu ilan etmesi önemli.
Irak da önemli. Irak’a son seyahatimizde bazı gelişmeler oldu. Irak’ın
kuzeyine bir ekip göndereceğiz. Sayın Ahmet Davutoğlu ve Zafer Çağlayan
Bey’in başkanlığında işadamlarını göndereceğiz. Ekonomik ilişkileri
görüşecekler. Tabii siyasi ilişkiler de görüşülecek. Kuzey Irak’ın Eyalet
Başbakanı Behram Salih’le görüştüm. Erbil’de de konsolosluk açacağız. (...)
Diplomatik bir ilişkiyi Kuzey’le de başlatmış olacağız. Süreci oradan da
yakın biçimde izlemiş olacağız. Bu atılan adımlar bazı gelişmeleri
kolaylaştıracaktır.”*


Burada, *“iki bakanını” *beraberlerinde işadamları olduğu halde *Mesut
Barzani’*nin huzuruna gönderecek olan ve onunla *“siyasi ilişkiler”* de
görüşmekte sakınca görmeyen *Başbakan Erdoğan, “Diplomatik bir
ilişkiyi *(Bağdat’tan
ayrı olarak) *Kuzey’le de başlatacağını”* ifade ederken *Barzani*’yi
bir *“devlet
başkanı”* yerine koymuş olmuyor mu?

*
“Muhatap”* konularında çok titiz olduğunu bildiğimiz *Erdoğan, *aynı
konuşmada *Behram Salih’*le görüştüğünü söylemekle, yukarıda dediğimiz
hususu teyit etmiş hale gelmiyor mu?


Oysa *Başbakan Tayyip Erdoğan’*ın gözünde *Barzani, *22 Ekim 2007 tarihinde,
*“Bizim muhatabımız oradaki Kürt liderler değildir, Irak’ın merkezi
hükümetidir. Ben merkezi hükümetin cumhurbaşkanıyla da, başbakanıyla da
görüştüm. Bunun dışındaki bir kabile reisi ile ben görüşemem. Görüşmesi
gereken olursa ‘Git, görüş!’ de deriz. Bunu da yaparız, ben görüşemem.
Barzani veya bir başkası” *dediği kişiydi.


Sonra, yani 31 Ekim 2007 tarihli gazetelerdeki beyanına göre de, *“Türkiye
olarak bizim muhatabımız Barzani olamaz” *şeklindeki görüşünde ısrarlıydı.


Şimdi anlıyor musunuz *Beşir Atalay’*ın sözlerinin altında daha neler
yatabileceğini?

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap