*Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] *  *10/11/2009*
*Gazilerin açlıktan öldüğü, kahramanların intihar ettiği ülke!*

Abdülkerim Kırca'yı bileniniz vardır.   Güneydoğu aslanıdır!
Bu ülke bölünmesin diye kurşun yiyip boynundan aşağısı felç olan kahraman
subayımızdır.
PKK artıklarının hakkında yaptığı iftiraların, gazetelerin manşetlerine
taşınmasına dayanamadı ve kısa bir süre önce canına kıydı!
Muharrem Topçu ise Muğla Milaslı garip bir Kore gazisiydi.
Ayda 300 TL gazilik maaşı ile geçiniyordu.
O parayla geçinemedi ve otopsi yapan doktorun beyanı ile açlıktan öldü.
Bir ülkede kahramanlar intihar etmekten başka çare bulamıyor ve gaziler
açlıktan can veriyorsa o ülke bitmiş demektir.
Evet AKP'nin 8 yılda Türkiye'yi getirdiği nokta budur!
Devleti bölmek için örgüt kurup dağa çıkan ve binlerce insanın kanına giren
bir katil, hapishanede yani İmralı'da rahat etsin diye 8 trilyon para
harcanırken, vatan borcu namus borcu deyip Kore'lerde ülke onuru için
vuruşup gazi mertebesine erişen bir vatan evladı, kuru somun bulamayıp
gıdasızlıktan hayata gözlerini
yumuyor!
Bir hicap fotoğrafıdır bu.
Ofer gibi Yahudilere bir gecede 750 milyon dolar bahşeden AKP iktidarı,
gazisine bir lokma ekmeği bile çok gördü ve ölümüne sebep oldu!
Bu iki farklı resim bugün Türkiye'de kahramanlara, şehitlere ve gazilere
nasıl bakıldığını net olarak gözler önüne seriyor!
Evet gerçekten de AKP güruhu için şehitler kelledir(!).
Bebek katilleri Sayın yani saygıdeğerdir(!).
Kahramanlar ise işkenceci katildir(!).
İşte bu örtülü çürüme tablosu, içten çöküşün ve mandacılığa fiili geçişin
net doneleridir!
Artık Güneydoğu'da ülkeyi bölmek isteyen eşkıyaya karşı vuruşmanın ve
ölmenin hiç mi hiç anlamı kalmamıştır!
Tersine terörle mücadele bağlamında emirle görev yapıp şehit olmalara,
ülkeye yük ve barışa sabotaj diye bakanlar bile var!
Sorarım size böyle bir anlayış ile bu ülke daha ne kadar ölecek adam
bulabilir?
Dahası, böyle bir toplum daha ne kadar millet olarak ayakta kalabilir?


*Zihinler bulanık...
Genelkurmay'dan saklanan belge*
Devlet olmanın gereği silahlı güce sahip olmaktır. Silahlı kuvveti olmayan
hiçbir topluluğa gerçek devlet diye bakılmaz. Dolayısı ile her ülkenin
ordusu o ülkenin en olmazsa olmaz kurumudur. Bu genel tanımın dışında
dünyada ABD, Rusya, Çin ve Türk Orduları büyüklükleri ve
caydırıcılıklarından ötürü ülkelerinde daha bir önemli konumdadır.. Realite
bu iken yani TSK böyle bir konumdayken, ülke içinde birileri ortaya çıkıyor
ve gerçekliği tartışmalı olan bir belgeyi Genelkurmay'ın 3 kere talep
etmesine rağmen vermiyor. Üstelik o belge TSK'yı ilgilendiriyor. Sorarım
size bu durum ne anlama geliyor? Görevi ülke adına savaşmak olan koca bir
kuruma takınılan bu tutum ne anlama geliyor? Açıkçası bu direnç yani ıslak
imzalı kağıdın verilmemesi hadisesi zihinleri müthiş bulandırıyor ve belge
ile ilgili iddialara gerçeklik kazandırıyor.. Evet bu belge bu şekilde
saklanır ise onun gerçekliği tartışılır ve hadiseye Adli Tıp Operasyonu
diyenler haklılık kazanır.. Belgenin sahihliğinden şüphesi olmayan onu niye
saklar? Ayrıca TSK'yı bu şekilde güvenilmez ilan etmek ne
demek?



*Şaka değil...
Görmediğin katliama inanma diyen Başbakan!*
Böyle bir sözü Yıldırım Akbulut bile etmedi... Önceki gün Başbakan'ı
dinlerken ağzım açık kaldı... Ne mi dedi?.. Darfur'da katliam yani
öldürmeler olmamışmış!.. Gerekçesi ilginç!.. Gitmiş ve bizatihi Darfur'u
görmüş... Evet Tayyip bey aynen öyle diyor... Dahası, gitmeden yani görmeden
katliam oldu diyenlere de hücum ediyor. Erdoğan'ın anlayışına göre
görmediğin katliama inanmayacaksın! Evet şaka yapmıyorum. Başbakanımız aynen
bunu söyledi. Tabii canım Darfur'da katliam yapılsaydı, cesetler dozerlerle
çukurlara gömülmez ve Tayyip bey gelip görecek diye bekletirlerdi onu...
Görüyorsunuz Tayyip beyin eline yazılı metin vermediler mi müthiş laflar
ediyor... Sahi merak ettim Sayın Başbakan katliam sürecinde hatırladığım
kadarı ile Bosna'ya hiç gitmedi, yoksa orada yapılanlara da inanmıyor mu?
Öyle ya görmeden inanmam diyen kendisi değil mi?


*Birinci sınıf aday...
AKP'de yeni hedef BJK'nın ele geçirilmesi!*
Ne diyor şair, ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. AKP de aynen öyle
yapıyor. Devletin kurumlarını TSK dışında ele geçirirken, sivil toplum
örgütleri ve spor kulüplerine de el attı... *Fenerbahçe'yi Aziz Yıldırım
vasıtası ile dolaylı olarak kontrol ediyor. Galatasaray'a el atmaktan,
özelliği itibari ile tıpkı TSK misali ürküyor ama göründüğü kadarı ile
Beşiktaş'ı gözüne kestirmiş durumda. Abdülkadir Aksu'nun oğlu Murat Aksu'nun
adaylık sinyalini vermesi bunun sonucudur. Kulislerdeki fısıltılara göre
Aksu, adaylık öncesi Erdoğan'dan onay almış.* Peki kim midir bu genç Aksu?
Babasının aksine bölge milliyetçisi bir kişiliği varmış.* Belki öyle değil
ama söylenen ya da oluşan imaj, Murat beyin Diyarbakırlıları birinci sınıf,
diğerlerini de ikinci sınıf vatandaş olarak görmesi imiş*! Oh ne ala!
Fener'den sonra Beşiktaş da bir Amed'liye pardon Diyarbakır'lıya emanet
edilecek!

--

You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=.


Cevap