*Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] * *14/11/2009* *Abdüllatif Şener, telefon dinleyen özel ekip oluşumunun perde arkasını anlattı!*
Kısa adı: TİB. Açılımı: Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı. Devletin, gizli istihbarat ve dinleme bilgilerinin toplandığı merkez. Başkanı: Fethi Şimşek. Fethi bey önceki gün akşam saatlerinde ortaya çıkan dinleme skandallarına cevap verirken, kameralar önünde şöyle bir söz ediyor: *- "Bu ülkenin Başbakanı 6 yıl dinlendi ama kamuoyunda bugünküne benzer bir tepki oluşmadı." Bu beyanın tercümesi, İstanbul Cumhuriyet Savcısı ve hatta Yargıtay santralının dinlenmesi, Başbakan'ın dinlenmesinden daha önemli değil, dolayısı ile nedir bu vaveyladır... *Sayın Şimşek'in söyledikleri belki doğru, lakin bu değerlendirme siyasidir! Oysa Fethi bey bir bürokrat ve MİT Müsteşarlığına yakın bir görevi ifa ediyor. Dolayısı ile onun siyaset üstü olması ve tıpkı MİT Müsteşarı gibi milletin ve devletin tamamına böyle bir güveni vermesi gerekiyor. Peki bugün toplumda ve devletin tamamında bu kurumla yani TİB'le alakalı olarak böyle bir güven var mıdır? Üzülerek ifade etmeliyim ki yoktur! Doğru ya da yanlış, *bazı çevreler TİB'e adeta AKP'nin kendi derin devletinin merkezi olarak bakıyor. *Bugün size bu iddialara doğruluk katacak bir sohbetimi ya da o sohbette dinlediklerimden bir bölümü sunacağım. Türk kamuoyu Abdüllatif Şener'i yakından tanır. Doğruluğu ve dürüstlüğü, sevmeyenlerince bile kabul edilir! AKP'yi kuran 4 isimden biri olan Şener, tamı tamına 4.5 yıl AKP iktidarının bütün kararlarına şahit olmuş ve bazılarına da konumu gereği imza atmıştır. Kısa bir süre önceydi. Şener'le bürosunda sohbet ediyorduk. Anlattıklarının bir bölümü yazılmamak kaydıylaydı, onları yazmadık ve yazmayacağız. Ancak bir şey var ki söyledikleri, bugünün gündemine ve fısıltılara cuk oturuyor. Abdüllatif bey sohbet arasında, *"Tayyip beyin en önem verdiği kurum hangisi biliyor musunuz"* diye bir soru sordu! Hangisi dercesine kafa sallamamla devam etti: - * "Telekomünikasyon İletişim Merkezi." *Şener ara vermedi; - *"Bu yapıya o kadar çok önem veriyor ki, oluşum esnasında kurula girecek ve hatta hassas merkezlere alınacak isimlerin belirlenmesine bizzat nezaret etti. Daha ilginç bir şey söyleyeyim..." Abdüllatif bey devam etti:* *- "Bu kurula ve kurumun hassas noktalarına alınacak elemanlar noktasında bırakın başkalarını, kendi kabinesindeki bakanların referansını bile kabul etmedi. Yani hiçbir Bakanın o konuda uzman olan birini tavsiye etmesine izin vermedi, ya da tavsiye edilenleri zerre umursamadı. Her şeyi sırdaşı olan Binali(Yıldırım) ile götürdü ve kadrolaşmayı bizzat kendi yaptı." *Evet beyan aynen budur ki dediğimiz gibi bunu söyleyen Abdüllatif-ül emindir! Bu açıklamalardan hareketle şimdi birileri ortaya çıksa ve *"İşte ifşaat; TİB, AKP'nin derin devlet merkezi"* dese ne cevap verecekler? Kuşkusuz öyle değildir ama AKP'ye muhalif çevreler TİB'i Abdülhamit Han'ın jurnal merkezi gibi görüyor ki bu hal, Türkiye gibi bir devlete yakışmıyor. Aklıselimle düşünün, İstanbul Cumhuriyet Savcısından, Yargıtay'a kadar yapılan malum dinlemeler değil hukukun, olağan bir halin yansıması olabilir mi? Değilse emin olun olağanüstülüklerin de gün gelecek bir müeyyidesi olacaktır. Beni ürküten, böyle bir şeyi kestirecek birikimde olanların fütursuzluklarına ısrarla devam etmeleridir... Nereye gidiyoruz, bu nasıl gözü karartmak? *İşte Meclis'teki yalanın belgesi* *AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç,* herhalde Tayyip beyden aferin almak için olsa gerek, gündemle zerre alakası yokken, 9 yıl önce Mavi Akım konusunda TBMM'de yapılan gizli(Kapalı) görüşmeyi dikkatlere sundu ve bu görüşmede yüz kızartacak şeylerin olduğunu ima ederek "Kimden kaç para aldınız" mealinde bir laf etti. *Etmesiyle MHP grubu haklı olarak feveran etti! Öyle ya ortada öyle bir rezillik var idi ise AKP 8 yıldır iktidardadır ve gereken niye yapılmamıştır! *Biliniyor ki o gizli, yani kapalı oturumda sonradan AKP'ye katılan Fazilet Partisi'ne mensup onlarca milletvekili vardı. Yani orada konuşulanlar AKP'lilerce biliniyordu. Bitmedi... *Atılan bu çamur üzerine dönemin koalisyon ortaklarından ANAP'ın lideri olan Mesut Yılmaz, hem bir basın açıklaması hem de TBMM'de kürsüye çıkarak meydan okudu: **- "Söylediklerinizin tamamı yalandır. O gizli görüşmeler, 1 yıl sonra 10 senelik süre dolacağından önümüzdeki yıl açıklanacaktır. Parlamento çoğunluğu, eğer karar alırsa bu gizli görüşme tutanağı hemen açıklanabilir. İç tüzük buna izin veriyor. Gelin karar verin, tutanakları bugünden millete açalım." Derken MHP, TBMM Başkanlık Divanı'na konu ile alakalı olarak yani bir yıl sonra açıklanacak olan tutanakların hemen açıklanması için müracaatta bulunuyor! *Peki ne mi oldu? *AKP, bu teklife hayır dedi. Evet, Genel Kurul salonunda atıp tutan ve olmadık suçlamalar yapan AKP, tutanakların açılmasına engel oldu! Sormak lazım, bu durumun literatürdeki karşılığı nedir sizce? Birileri çıksa ve bu tablo AKP yalanının belgesi dese, haksız olur mu, kararı siz verin!... * -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=.
