---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Faruk Cengic
<[email protected]<http://tr.mc275.mail.yahoo.com/mc/[email protected]>
>



SORUN BÖLÜCÜLÜK VEYA TERÖR DEĞİL; SORUN  : *KÜRDÜN TA KENDİSİDİR**.*

Türkiye'de her gün kız çocukları kaçırılıp zorla fuhuşa sürükleniyor,
kadınlarımız kapkaça tecavüze uğruyor,  her gün şehirlerde PKK gösterileri
yapılıyor, Türk bayrakları yakılıyor, otobüsler yakılıyor, her gün birkaç
 asker şehit oluyor.
Bunları kim yapıyor?

Neden ezelden beri sadece kürtler ayaklanıyor, kürtler örgüt kuruyor,
kürtler kan döküyor?..

Arabamızı kaldırımın kenarına park ettiğimizde tepemize dikilip park parası
isteyen,  vermezsek biz yokken arabamızı çizip kaçan değnekçiler niye hep
kürttür?..

Kırmızı ışıklarda arabamızın camına yapışıp dilenenler niye hep kürttür?..
Sokakta adım başı önümüze çıkıp "abeeey nooolur bir harçlıhh viir" diye
sülük gibi yapışan, vermediğimiz takdirde küfreden 10 - 15 yaşındaki madde
bağımlısı yaratıklar niye hep kürttür?..

Toplumsal bir sorun haline gelen, cinayet dahi işleyen tinercilerin etnik
kökenleri incelendiğinde kürt  oldukları meydana çıkmıyor mu?..

Bunlar yüzünden insanlar sokakta rahat gezemez hale geldiler. Bu da bir
terördür, şehirlerin göbeğindeki bireysel kürt terörüdür.

Yol ortasında yakamıza yapışıp kadın pazarlamaya çalışan  pezevenkler,
genelev işletmecileri neden hep kürttür de başka birşey değildir?..

İstanbul Beyoğlu'ndaki, Ankara Maltepe'deki, vs... gençlerimizi zehirleyen
"bar" adlı batakhanelerin sahipleri, işletmecileri neden   kürttür?..

Haraççılık ve çek - senet tahsilatı ile uğraşarak kendi halindeki insanları
canından bezdiren kan emiciler niye hep kürttür?
Oto galericiliği  ve emlakçılık adı altında tefecilik yaparak milletin
varlığını sömürenler niye hep kürttür?..

Uyuşturucu pazarlayanlar neden hep bilmem hangi aşiretin mensubu
kürtlerdir?.. Hüseyin Baybaşinler, Abuzer Uğurlular, Urfi Çetinkayalar
nedir?..

Kız çocuklarının kaçırılıp zorla fuhuşa sürüklenmesinde, gençlerimizin
uyuşturucu ile zehirlenmesinde %99 pay kürtlerin değil midir?

 Dört tane Hollandalı turistin (biri de erkek) ırzına geçip ikisini öldüren
ve bu sayede bizi tüm dünyaya rezil eden "Alanya sapığı" lakaplı  Hakan
Karayavuz ve Susurluk'ta, 11 yaşındaki Türk kızı Avşar Sıla Çaldıran'ı iple
boğduktan sonra cesedinin ırzına geçen Recep İpek neden kürttür?..

Taciz ve tecavüzcülerin neden büyük çoğunluğunu kürtler oluşturuyor?

Her ikisi de uzun yıllardır aynı mesleği icra ettikleri halde, Orhan
Gencebay'ın adının şimdiye dek hiçbir kötü olaya karışmaması, İbrahim
Tatlıses'in ise her türlü rezilliği yapması, her çeşit
suçu işlemesinin sebebi birinin Türk, diğerinin kürt olmasıdır.

Bu örnekler uzayıp gider... Kısacası "kürt sorunu" bazılarının empoze etmeye
çalıştığı gibi sadece PKK'dan ya da siyasi olaylardan   ibaret değildir.
Türkiye genelinde her türlü pis, rezil işi yapanların, her türlü adi suçu
işleyenlerin büyük bir kısmı kürtlerdir.
Genelev işleten kürdü, pavyon işleten kürdü, kumar oynatan kürdü, mafyacılık
yapan kürdü, uyuşturucu satan kürdü, yankesicilik, hırsızlık, kapkaç yapan
kürdü, kaldırımları parselleyen kürdü, ırza tecavüz eden kürdü
emperyalistler kışkırtmıyor, PKK ile de ilgileri yok... Taşıdıkları kanın
gereğini yerine getirerek bu suçları işliyorlar.

Biz Türkçüler, sosyal açıdan değerlendirdiğimiz kürt meselesine bir bütün
olarak bakıyoruz ve bunların topluma zarar veren yaratıklar  olduğu
konusunda tüm Türkleri bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

www.kurdish.com sitesine girip "Demographic Trends" başlıklı  tabloya bir
göz atınız. Kürtlerin 2050 yılında Ortadoğudaki nüfuslarının 87  milyon,
Türkiye'deki nüfuslarının ise 57 milyon olacağı belirtiliyor.

Bunlar doğru verilerdir, yani bir sallama söz konusu değildir, hatta az bile
verilmiştir. Çünkü çarpraz üreme, yani 8 çocuğun diğer 8 çocukla ilerde
evlenecekleri düşünülüp onların çocuklarının da çarpraz olarak üreyecekleri
düşünülürse bu tablo yetersiz kalmaktadır. Ayrıca bu süre içinde milyonlarca
Türk kürtlerle karışarak kürtleşecektir.

Türklerin nüfus artış oranı ise bugün neredeyse Avrupa ülkeleri seviyesine
 inmiştir. Türk illerinde doğum kontrol uygulamasını  teşvik ederek
Türklüğün kuyusunu kazan devletimizin alçak siyasetçileri; Güneydoğuya
 verdiği çocuk yardımları ile kürtlerin üremelerini teşvik etmektedir.
Üremeyip de ne yapsınlar?

Devlet Bakanı Beşir Atalay'a bağlı Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu (Fak -
Fuk - Fon) başta Muş olmak üzere nüfusun %95'inin kürtlerden oluştuğu bazı
doğu illerinde çocuk başına para kampanyası başlatmıştır. Bu durum zaten çok
hızlı üreyen kürtlerin daha da fazla üremesi
demektir.
Yapılan yardımların miktarları :

İlköğretime devam eden erkek öğrencilere ayda 20 YTL
İlköğretime devam eden kız öğrencilere ayda 23 YTL
Ortaöğretime devam eden erkek öğrencilere ayda 28 YTL
Ortaöğretime devam eden kız öğrencilere ayda 39 YTL
Sağlık yardımı olarak her çocuğa ayda 15 YTL
Her anne adayı için gebeliğin ilk 7 ayında ayda 18 YTL
Her anne adayı için doğumda 50 YTL

Çocuk yardımı çok hızlı üreyen kürtlerin ağırlıklı olduğu şehirlere değil,
üreme hızı sıfır olan Türklerin yaşadığı şehirlere yapılmalıydı.

Fakat AKP (Arap Kürt Partisi) bu şekilde uygun görmüş. Neden acaba?

Kürtler ne kadar çok çocuk yaparlarsa, o kadar çok para kazanıyorlar.
10 çocuğa sahip bir aile, çocuk başına ayda 15 YTL'den toplam 150  YTL para
alıyor. Doğum ve okul için yardımlarıda eklersek 10 çocuklu bir  ailenin
devletten aldığı para ayda 500 YTL'yi geçiyor.

Birkaç ay önce gazete ve televizyonlarda şahane bir haber vardı.
Diyarbakır'da bir Kürt dişisi 8 yavrusundan sonra, 9.sunu ikiz  olarak
peydahlarken, çocuklar ölüm tehlikesine giriyor ve Türk askeri doktorları
gelip bebeleri kurtarıyor, hastanede kuvöze koyuyor.
Bu sefer Van'dan, yine süper bir haber var. 68 yaşında bir Kürt, 26
yaşındaki ikinci karısından 13. yavrusunu peydahlamış. Toplam 13 çocuğu 100
kadar torunu varmış, artık başka çocuk istemiyormuş,   yorulmuş.Gazeteci,
"bu kadar çocuğa bu fakirlikle nasıl bakıyorsunuz?"dediğinde, Kürdün cevabı
harikaydı. "Kaymakamlık gerekli her tür yardımı yapıyor, hiç bir sorunumuz
olmuyor" !!!

Sakın kimse bunu insanlıkla, hümanizmle, devletin vatandaşının  hayatını
koruma ilkeleri ile falan açıklamaya kalkışmasın. Benim ülkeme göz dikmiş
bir halkın, benim vergilerimle beslenip daha çok üremelerini sağlayıp on
milyonlarca asalak yaratmanın hiç bir ilke ile ilgisi
yoktur. Bu rejimin kendisinin kurucusu olan asli unsura, yani Türklere
ihanet etmek açısından devşirme Osmanlı'dan hiçbir farkı kalmamıştır.
Gayet açıkça Türkler özendirilip en sıkı şekilde nüfus planlaması
uygulanırken, Kürtlerden elektrik, su parası bile alınmayıp, nüfuslarını
iyice arttırıp Türkleri geçebilmelerine çanak tutulmaktadır.

Ülke genelinde kaçak elektirik oranlarına göz atalım;
Şanlıurfa % 66.7
Diyarbakır % 62.7
Hakkari % 62.5
Mardin % 59.3
Van % 58.0
Şırnak % 52.0
Batman % 51.0
Muş % 50.0
Bitlis % 48.0
Siirt % 48.0

Kastamonu % 4,
Trabzon %5,4
Giresun %3,5

İşte kaçak elektirik tablosu. Yoruma gerek var mı?
Nihai amaçlarını gerçekleştirmek için ne cesaretleri ne zekaları  ne de
 kültürleri olan bu etnik cemaat, tek yolu Tanrı'nın kişilere verdiği doğal
 içgüdüyü (üreme) bir savaş silahı olarak kullanmakta bulmuş durumdadır.

Yakın bir gelecekte nüfusu 100 milyon - ki bunun en aşağı yarısı   kürt olan
bir Türkiye çocuklarımızı bekliyor... Bayrak aynı bayrak,  sınırlar
bozulmamış, isim değişmemiş ama ortada ?Türk? kalmamış. Birkaç milyon
 kalmış elbette ama onlarda tedirgin yaşıyorlar. Ortada Brezilya gibi,
 lisanı, soyu sopu karışık, ırk çorbası bir ülke.. Ama hala   müslüman...
Bizim için bir yıkım olan bu durum, 172 millete bir göz ile bakan?
 hümanistlere bir rahatsızlık vermez.

Yaşadığımız topraklarda şu an için en büyük tehlike kürtlerdir. Dün bunu
inkar edenlerin savunduğu fikirler, kürtlerin gerçek yüzlerini göstermesiyle
bugün bir bir intihar ediyor.

Bu cümleleri okuduğunuzda etkisi altında kaldığınız propaganda  yüzünden
 yargılayıcı duygulara sahip olabilir; kürtlere karşı katı bir  tavır alma
diye düşünebilirsiniz. Fakirlik, eğitimsizlik gibi onlarca sebep sıralayıp,
sosyal  yalanlar uydurup, hergün sizin veya tanıdıklarınızın payına düşeni
bir şekilde aldığı yanıbaşınızdaki kürt terörünün varlığını inkar
 edebilirsiniz.
Bunları düşünmek sizi rahatlatır.
Kürdofil medyanın enjekte ettiği bu uyuşturucu sizi olan bitenden
 uzaklaştırabilir. Ancak gerçekleri değiştiremez.

Gerçek aciz değildir.
Gerçekleri kim anlatacak? Kim gösterebilecek ezilmiş sandığınız  kürtlerin
 hergün yanıbaşınızda yaptığı ahlaksızlık ve saldırganlığı? Kerkük'te
arkasına ABD'yi alınca Türkmenler'i katleden bu aşağılık topluluğun eline
fırsat geçtiğinde uyguladığı baskıdan kim söz edecek?

Okuldan, işten dönüp televizyonu açtığınızda tüm kanalları  kaplayan Kürt
 dizileri ile mi bilinçleneceksiniz; yoksa PKK'ya yardım edip sonrada
  kasetleri Türkler tarafından kapışılan, konserlerinde izdiham yaşanan kürt
ibo, mahsun, berdan, keko, şavata, ahmet kaya, özcan ve hergün  yenisi
 çıkan şarkıcı bozuntuları ile mi?

Sol merkezli görüş onlara herkesten fazla sahip çıkıp tabanını genişletmeye
 çalışırken, yıllar sonra kullanılıp bir kenara atılacağının  farkında
değildi.

Sağ tarafta durum daha da vahimdi. Açıkça bir kürt milliyetçisi olan
  Said-i Nursi'nin kitapları elden ele dolaşıyor, kürtler ırkçılıklarının
dozunu giderek arttırırken inançlı Türkler din kardeşliği masalı ile uykuya
çoktan dalmış oluyordu. Ancak bunların içinde belki de en
acı olanı, kürtler tarafından aldatılmayı halen gururuna yedirip itiraf
edemeyen sözde milliyetçilerin (!)  durumudur.
PKK ve Apo'yu Ermeni, dağdaki kürtleri kandırılmış, sokaktakileri de kardeş
ilan eden ülkücü anlayışın Türklere verdiği zarar gelecekte tarih
kitaplarına konu olacaktır.

Gerçeği daha fazla inkar etmek anlamsız.
Bu son perdedir. Bir yandan ABD talimatlı kürt dizileri, diğer yandan Avrupa
tavsiyeli gelin-kaynana programları ile giderek daha fazla esir şehrin
insanlarına benziyorsunuz. Kürtlerin hızla neden ürediklerini ve
yayıldıklarını anlatıp, önlem  almaktan bahsedenlere onlardan önce siz karşı
çıkacaksınız. Çünkü bulanık gözleriniz mahallenizde bir eve doluşup,
ahlaksızca ve bilinçli bir şekilde üremeye devam eden kürtleri değil ancak
dizidekileri seçebilecek.

Artık sokakta sizin ve yakınlarınızın canını yakan tinerciler denince bunun
tek sebebi olan kürtleri düşünmeyeceksiniz bile.Eğitimsizlik,fakirlik,sosyal
adalet gibi kavramların arasında
boğulacak; kafanızı toplayıp gerçek soruyu asla soramayacaksınız.

PKK denince aklınıza kürtler gelmeyecek. O dış güçlerin oyunuydu
diyecek,bitti sanacak; öldürülen binlerce teröristin kaç milyon akrabası  ve
sempatizanı olduğunu hesaplayamayacaksınız.

İlköğretim çağındaki kız çocuklarına dahi askıntı olup, fırsat bulunca her
türlü kötülüğü yapanların onlar olduğunu bilmek istemeyecek; kürtler göç
etmeden önce şehrinizin ne kadar huzurlu olduğunu anlatmaya çalışanları
duyamayacaksınız. söz azınlık haklarından açıldığında, Kerkük'te Türkçe ders
verdiği için eğitim yuvalarına bile saldıran kürtlerin hakkını onlardan çok
savunduğunuzun farkında olmayacaksınız. Sosyal eşitsizlik denince aklınıza
sadece ekranda gözünüze sokulan  Güneydoğu illeri gelecek. Ülkenin en yoksul
beş ilinden ikisi olan Gümüşhane'nin, Kastamonu'nun neden suçlu üretmediğini
anlayamayacaksınız. Karadeniz Bölgesinde elektriği ve suyu dahi olmayan
köyleri hiç bilmeyeceksiniz.

Toplum olarak düzenimizi, birey olarak yaşantımızı, aile olarak huzurumuzu
ve millet olarak sağlımızı bozan kürtlerin yarattığı tehlikeyi hala inkar
etmek eğer gaflet değilse, nedir?

Kürtlerin yaptıklarını es geçip kabahati dış güçlerde aramakta hiç  gerçekçi
değil. Bu topluluk tarafından icra edilen ?Kapkaç, yankesicilik, hırsızlık,
töre cinayetleri, taciz, gasp, beğendiği kızı şehrin orta yerinde kaçırıp
ırzına geçerek evliliğe zorlama, etnik dayanışma ile gittiği tüm  yerleri
hegamonyası altına alıp kendisinden başkasına yaşam hakkı tanımama, haklı
haksız her mecliste sadece kendisinden olduğu için birbirlerini destekleme,
çocuk kaçırma, sapıklık, 9-10 yaşlarında çocukların tecavüz edilip
öldürülmesi, elektrik su parası ödememe, vergi ödememe, sahteciliklerle
asalak gibi yaşama, turistlik kasabaları ele geçirerek hem yerli halka,
hemde turistlere zarar verme, devletin her imkanını sömürme, trafik
magandalığı, şehir magandalığı, haraç toplama, liselerde, ilkokullarda
çeteler kurup diğer öğrencileri sindirme, sahip olduğu feodal kültürü
yaşadığı yere uydurmaya çalışma, uymayanlara zarar verme, sıcak  para
getiren tüm iş kollarına zor kullanarak hakim olma? gibi mevhumları hangi
dış güçler kürtlere nasıl yaptırıyor? Merak ediyorum.

Arkadaşlar, sorun "kürtçülük" "bölücülük" veya "terör" değildir.   Sorun
kürdün ta kendisidir. Teröristi, esnafı, işadamı, öğretmeni, manavı,
dolmuşçusu, garsonu, sapığı, eşkiyası, kapkaççısı, anarşisti....hepsi
aynıdır. Türk milleti için şu an aleyhte bir faaliyet göstermeyen kürtler
olabilir, ancak bunların vadesi sonsuz değildir. Kaldı ki o "sadık kürt"
bile sokaklarda, işyerinde veya okullarda gene kürtlüğünün gereğini icra
edecektir. Kürtlüğün gereğinin ne olduğunu ise hepimiz biliyoruz.

Artık "Kürt bölücülüğü" diye bir sorun olmadığı, gerçek sorunun adı "kürt
yayılması" olduğu halde bazıları ısrarla "bölücülük" diye  yanıltıcı
adlandırmalarla uğraşıyor. Bazıları da ?dış güçlerin maşası, piyonu kafasız,
zavallı, korkulmaya değer olmayan kürdler?söylemini bulmuşlar. Böylece esas
büyük suç, Kürtlerin üstünden alınıp kim olduklarını kendilerinin bile net
tarif edemediği, gizem perdelerinin arkasındaki yüce dış düsman güçlere
yükleniyor. Hem de Kürt tehlikesi küçümsenip stratejik bir  politika
boyutuna indirgeniyor. Oysa ki sorun stratejik veya magazinsel sorun
olmaktan daha vahimdir. Turkiye Cumhuriyeti devletinin kimliğini, kurucu ve
asli unsur olarak tekelinde tutan Türk ırkının nüfus itibariyle gelecekte
aynı şekilde tekelinde tutup tutamayacağı, yani var olma, yok olma
mücadelesidir.

Ayrıma dikkat edin. Eğer dış güçlerle Kürtlerin Türk milletine karşı bir
ilişkisi varsa, bu ilişki maşalık değil işbirliğidir. Ne maşası, ne
kandırması? Kürtlerin çıkarları dış güçlerinkiyle örtüşüyorsa kandırmaya ne
gerek var? Kürtler saflar, kandılar, komploya düşüyorlar, onun  için çoğalıp
Türkiye'de çoğunluk olacaklar. Vay be. Canına minnet adamın böyle
kandırılma..
Aynı mavalları Osmanlı yönetimi de 100-150 sene önce Yunanlılar ve Ermeniler
için söylüyordu. Güya Yunanlılar yutacak ya. "Biz sizinle asırlarca kardeşçe
yaşadık, Batılılar sizi kendi çıkarları için kışkırtıyorlar, alet ediyorlar"
diye anlattılar durdular. Yunanlılar ne kadar aptalmış ki alet oldular da
aleyhimize topraklarını 3 kat büyüttüler, hala da büyütüyorlar. Bu devirde
kimse oyuna gelip saflığından başkasının maşası olmaz. Avrupalıları Tanrı
sanıp incik boncuk karşılığında birbirlerine saldıran Kızılderililer yok.
Dünyamızda şu an olabilecek, sadece çıkar ve güçbirliğidir.

SON SÖZ : Bu belanın üstesinden gelebiliriz. Yeter ki buna inanalım.
*NOT : Pasa gonlunuz arzu ederse bu makaleyi herkese gönderin, çevrenize
okutun..
*

--

You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=tr.


Cevap