Bilipte susmak ortak olmaktır...

 





 





 











 








**************************************************************************
 
1-)   Prens Charles Kaz Dağı'nda kendisi için yetiştirilen organik sebzeleri 
ülkesine götürüyor. O civarda yaşayan birkaç aile sürekli kraliyet ailesinin 
sebzesini yetiştiriyor ve kraliyet ailesi sadece bu sebzeleri kullanıyor. 


 

2-)   Cumhurbaşkanı Talat, Köksal Toptan'a bir yemek sırasında 'Türkiye'de en 
son yediğim domateslerin tadı hala damağımda' demişti. Bu konuşma üzerine 
Toptan, Talat'a 'En kısa zamanda size hormonsuz Anavatan domatesleri 
göndereceğim' sözü vermişti. Meclis Başkanı Toptan kendisinden sonra Kıbrıs'a 
giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e hormonsuz domatesleri emanet ediyor, 
Cumhurbaşkanı Gül de Toptan'ın bu masum ricasını yerine getiriyordu. 


 

Meclis Başkanı Toptan'ın Ankara'da ancak bir hafta araştırma sonucunda 
hormonsuz domates bulabildiğini de duymuşsunuzdur. 


 

Nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzun farkında mısınız?


 

Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nda 
115 bin kişi çalışıyor. 
70 tane üniversitemiz, 
30 tane ziraat fakültemiz, 
50 tane tarım araştırma enstitümüz, 
10 bin işsiz ziraat mühendisimiz var.


 

Buna rağmen Türkiye tohumda tamamen dışa bağımlı. Tek kelimeyle tohumun patronu 
ise İsrail.


 

İsrailli araştırmacıların, genleriyle oynayarak, gül ile limon kokulu domates 
yetiştirdiğini Şalom Gazetesi'nin internet sayfasından biraz araştırıp 
okuyabilirsiniz. İstediğiniz şekle sahip domatesleri bile bulabilirsiniz; 
çekirdeksiz, kalp şeklinde, salatalık şeklinde, dilimli... 


Yani genlerle oynama meselesi yüzde yüz doğru.

Gelelim başka doğrulara.


Bu tohumların bir ekimlik olduğunu bilmeyen yok. 

Yani İsrail'den bir defa tohum almakla kurtulamıyorsunuz. 


 

Bir gram tohumun fiyatı her dönemde bir gram altına denk oldu.


 

Üstelik İsrail tohumunu toprağa bir ektin mi artık isteseniz de yerli tohuma 
dönemiyorsunuz.

Genetik tohum o toprağ a da zarar veriyor. Artık hep bu genetik tohumu 
kullanmak zorundasınız. 50-70 yıl sonra ise toprak kanserojen maddelerle 
dolduğu için artık tamamen kullanılmaz hale geliyor. 


Buna en güzel örnek 


Türkiye'nin patates deposu olan Niğde ve Nevşehir bölgelerinde yetiştirilen 
patateslerde kanserojen maddeye rastlandığı için artık patates ekimine izin 
verilmemesidir. 

Yani İsrail tohumu tek başına satmıyor. Tohum alana hastalığı bedava....

Tohumların içine hastalık yerleştiren İsrail bu sayede zirai ilaç satımını da 
garanti altına almış oluyor. 

Bütün bu acı tabloya rağmen Türkiye'de yabancıların menfaatine çalışan bir 
patent sistemi işletiliyor. 

Ne korkunç. 


Köylü kendi bahçesinde tohum bırakamayacak. 


 

Yoksa uluslararası mahkemede yargılanacak!

Şu anda dünyada İsrail tohumu kullanma yasası çıkartan ilk ülke işgal altındaki 
Irak'tır. 

İkincisi de biz olacağız. 

EY VATANDAŞ AKLINI BAŞINA DEVŞİR !!! 


 

SOR SORUŞTUR, BOŞ DURMA...


 


 
                                          
_________________________________________________________________
Windows Live Hotmail: Arkadaşlarınız Facebook'taki güncellemelerinizi doğrudan 
Hotmail®'den alır.
http://www.microsoft.com/windows/windowslive/see-it-in-action/social-network-basics.aspx?ocid=PID23461::T:WLMTAGL:ON:WL:tr-tr:SI_SB_4:092009

--

You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.


Cevap