ORTADA İKİ SEÇENEK VAR

Eğer gerçekten ortada bir "tertip" varsa; demek ki, Türkiye'nin
geleceğine dönük hedeflenen bir amaç var...
Ve bu amaca, öyle düz, yalın ve meşru yollardan varılmıyor...
Demek ki, hedefe ulaşmak için takım karanlık tertiplere ihtiyaçları
var...
Ya da tam tersini yaşıyoruz günlerdir ve aylardır.
Eğer olup bitenler birer tertip değil de, gerçeğin ta kendisi ise,
durum daha da vahim, çok daha ürkütücü...
Demek ki o zaman, Türk Ordusu bir takım yasa dışı eylemlerin odağı
durumunda...
Uyuşturucu onda, silah ticareti ondadır...
Türk Silahlı Kuvvetleri yirmi yıldır savaştığı PKK'ya silah
göndermektedir el altından.
Malum bir kanalda ana haber programı şöyle anlatıyor:
Bir "görgü" tanığı konuşuyor renkli camda;
-       Biz Afganistan'a silah götürürdük; onlardan uyuşturucu alırdık!..
Malum kanalın konuşturduğu tanık uyuşturucu kaçakçısı bir mahkûm...
"Biz" diye söz ettiği kişiler ise, görevli Türk Silahlı Kuvvetler
mensupları...
Demek ki bu ülkeyi, laiklik karşıtı eylemlerin odağındaki bir siyasi
parti yönetiyor...
Ve demek ki yine, bu ülkeyi, yasa dışı eylemlerin odağında saf tutan
bir Silahlı Kuvvetler koruyor ve kolluyor!..
Olamaz arkadaşlar...
Bu kadarı olamaz.
Bu iş biraz fazla geldi bana.
Yutması zor, çiğnemesi müşkül, hazmı ise gerçekten imkansız!..
Evet... Vatandaşın önüne iki seçenek konmuştur:
Ya belli bir güç bu tertiplerin her birini hazırlıyor, düzenliyor ve
fırına sürüyor...
Ya da bu memleketin hepten çivisi çıktı, ülke batıyor...
Vatandaş bu seçeneklerden birisini seçmek ve ona inanmak durumundadır.
İşte böyle bir yol ayrımına getirilen vatandaşın, bu noktada bilinç
denen yetiye büyük ihtiyacı vardır...
Ak ile karayı birbirinden ayıracak sağlam ve tutarlı bir bilinç...
Çözümleyici, sorgulayıcı, kül yutmayan bir muhakeme gücü ve bilgi
birikimi...
Yaratılan bilgi kirliliğini tertemiz kılabilecek bir sağduyu ve
çözümleme yeteneği...
Bir de soğukkanlı olup, yere sağlam basmanın büyük bir önem taşıdığı
günleri yaşıyor vatandaş...
Soğukkanlı, sabırlı, moralini yüksek tutan, bilinçli ve demokratik
örgütlenme süreci içinde arı gibi çalışan bir halk olmak zorundayız.
Her alanda ve her ortamda yaşanan tehlikeleri soğukkanlılıkla tespit
edip, yapılan saldırıları bilinçli gözlemlerimizle teşhis
edebilmeliyiz...
Her gün bir yenisini yaşamakta olduğumuz [a-simetrik psikolojik]
saldırısının türü değişik olabilir...  Saldırı, bir tertip senaryosu
biçimine girmiş olabilir, bir sinema filmi, şakacı bir söylemin kuytu
bir köşesine ustaca yerleştirilmiş bir espri biçiminde öne sürülebilir
ya da olağan bir haberin masumca yapılmış bir yorumu içine gizlenmiş
olabilir...
Kulağından bilincimiz yardımı ile tutup, ortalığa savurmalıyız bu
musibeti...
Saf dışı etmeliyiz, de-şifre etmeliyiz ve gerçeğin olanca gücü ile
kafasının üzerine çöküp, defetmeliyiz O'nu...
Yaşadığımız süreçte şakaya pek yer yok...
İş ciddi, durum vahim.
Ülke elden ha gitti/ ha gidiyor... Ciddi olmak zorundayız!
Biraz daha ciddi, biraz daha bilinçli...
Biraz daha akıllı ve çok daha fazla güçlü.
Ve hep beraber!..

www.soruyusormak.com

www.dnm-ler.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.


Cevap