MENDERES'E OYUN OYNANDIĞI DOĞRU MU? *"Sivil diktatörlükten söz etmek bir oyundur, Menderes'e böyle bir oyun oynanmıştır!" *Bu iddia, son günlerde yoğunlaşan askeri darbe-sivil darbe tartışmalarıyla ilgili olarak, Başbakan Erdoğan ve yandaşları tarafından öne sürülüyor. O dönemin yaşayan tanıklarından olan ve "Öfkeli Yıllar" kitabına çok sık atıf yapılan Altan Öymen bu iddianın doğru olmadığını yazdı. Öymen, bugünkü Radikal'de çıkan yazısında o iddialara şöyle yanıt verdi:
"Ülkemiz siyasetinde 1950-1960 döneminin tanığı olanlar, artık çok fazla
değil. Ben onlardan biriyim. 1950'de 18 yaşındaydım. 1960'ta 28 yaşında. O
yıllarda ne olup bittiğini iyi-kötü izleyebiliyordum.
Ayrıca gazeteciydim. Üstelik Ankara gazetecisiydim. Meclis görüşmeleri
dahil, siyasi olayları izleyip yazıyordum.
Çalıştığım gazete muhalefetteki CHP'nin sözcüsüydü. Ben de zaten CHP'liydim.
Siyasete ilgim, o nedenle de fazlaydı. Gördüklerimin, yazdıklarımın büyük
bir kısmını son kitabımda ('Öfkeli Yıllar'da) anlattım.
Bazen o günlerin konularından biri herhangi bir vesileyle güncelleşiyor. O
zaman gazetedeki yazılarımda da o konuya değinmeyi görev sayıyorum. Çünkü, o
dönem hakkında yapılan bazı değerlendirmelerde yanlış şeyler de söyleniyor.
*Erdoğan'ın oyun dediği nedir?*
Şu günlerde söylenen yanlışlardan birini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
söyledi. Bazı yazarlar da o yanlışa katıldı.
Yanlış, son sıralardaki 'askeri darbe-sivil darbe' tartışmasıyla ilgili...
Özetle deniliyor ki:
"Demokrasiyi budayıp otoriter bir yönetim oluşturma tehlikesi askerden
gelir, sivilden gelmez. Öyle bir sivil tehlikeden söz etmek, bir oyundur.
1950-60 döneminde Menderes'e öyle bir oyun oynanmıştır. Daha sonra da Özal'a
aynı oyun oynanmıştır."
Sözü 1950-1960 döneminden açtık. Orada kalalım. Başbakan'ın zamanın
muhalefetini sorumlu göstererek 'Menderes'e oyun oynandı' dediği 'oyun'
nedir? Bunu muhalefet yapmışsa, nasıl yapmıştır?
O dönemi izleyenlerden biri olarak söyleyeyim:
1950-1960 döneminin başlangıcında Meclis'teki anamuhalefet partisi CHP'ydi.
Genel Başkanı İsmet İnönü'ydü.
Meclis'te temsil edilen diğer partilerden biri Millet Partisi'ydi. Meclis'te
1950-1954 arasında sadece bir milletvekili (Osman Bölükbaşı -bugünkü MHP
milletvekili Deniz Bölükbaşı'nın babası-) vardı.
İki partinin de yaptığı şey iktidarı eleştirmekti. Herhangi bir demokratik
ülkedeki muhalefet partileri gibi...
Tabii, iktidar partisi de, muhalefet partileri de, demokrasiye geçişin
acemilik yıllarını yaşıyordu. Yeni durumlarına hiçbiri alışamamıştı. Hatalar
yapıyorlardı. Siyasi mücadele zaman zaman çok sertleşiyordu.
Bunun örnekleri çoktur. Onlara ben de kitapta ayrıntılarıyla değindim. Ama
iki taraf arasındaki tartışmaların ana çizgisi, zaman geçtikçe şu noktalar
üzerinde yoğunlaştı:
İktidar, muhalefetin ve basının hareket imkânlarını giderek sınırlıyordu.
Muhalefet bunların Anayasa'ya ve demokrasiye aykırı olduğunu söylüyordu.
İktidar ise o aykırılık iddiasını kabul etmiyordu. 'Ben madem ki seçildim,
istediğim yasayı çıkarırım' diyordu. (O zamanki Anayasa'ya göre Anayasa'ya
aykırılık iddiasını inceleyip karara bağlayacak bir merci yoktu. İktidarın
Anayasa'ya açıkça aykırı yasaları çıkarması çok daha kolaydı.)
*Müsadere, parti ve gazete kapatma...*
Bu karşılıklı iddialar arasında, iktidarın, muhalefete ve basına karşı
aldığı önlemler arasına şunlar da girdi.
* CHP'nin tüm mal varlığının kanun yoluyla müsadere edilmesi...
* Millet Partisi'nin, tek hâkimli Sulh Ceza Mahkemesi'nde açılan davayla
kapatılması...
* Basının, 6334 ve 6734 sayılı kanunlarla ve Basın Kanunu'nda yapılan bir
dizi değişiklikle, birçok şeyi yazamaz hale getirilmesi... Yazanlardan
onlarcasının 10 aydan başlayan hapis cezalarıyla cezaevine girmesi (80
yaşındaki Hüseyin Cahit Yalçın'dan 70 yaşındaki Ahmet Emin Yalman'a
kadar)... Gazetelerinin birer ay süreyle kapatılması, gazete sahiplerinin
ağır para cezalarıyla cezalandırılması...
* Yargıtay Başkanı ve başsavcıları dahil, tüm kıdemli yargıçların Adalet
Bakanı'nın kararıyla re'sen emekliye sevkedilmesini (yani işten
uzaklaştırılmasını) mümkün kılan yasanın çıkarılması ve uygulanması...
* Seçim Kanunu'nda değişiklik yapılarak, muhalefetin radyodaki seçim öncesi
konuşmalarının da kaldırılması... (Muhalefetin başka zamanlardaki
demeçlerinin radyoya yansıması zaten mümkün değildi.)
* Kırşehir'in -Osman Bölükbaşı'nın yeni partisine oy verdi diye- il olmaktan
çıkarılıp ilçe haline getirilmesi...
* Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun, muhalefetin halka
seslenebilmesini imkânsız kılacak hale getirilmesi... Anamuhalefet liderinin
şehirlerarası gezilerinin bile -gerekli görüldüğünde trenin durdurulması
suretiyle- önlenmesi...
* CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek'in tutuklanması, Millet Partisi lideri
Osman Bölükbaşı'nın -hem de Meclis'te söylediği sözler dolayısıyla-
hapsedilmesi... Daha birçok politikacının, -CHP ileri gelenlerinden Cemal
Sait Barlas, Ali İhsan Göğüş dahil- çeşitli vesilelerle haklarında dava
açılıp tutuklanması...
*Muhalefetin tek hedefi seçimdi*
Bütün bunlara ve bu yazıya sığamayacak kadar çok ve çeşitli diğer
düzenlemelere ve uygulamalara, muhalefet partileri, tabii, itiraz ediyordu.
Bütün bu sınırlamalardan geriye kalan ne kadar muhalefet imkânı varsa
kullanmaya çalışıyorlardı.
Bu, tabii, çok güç oluyordu. Ama, muhalefet partileri mücadelelerini
sürdürüyorlardı.
Çünkü iktidardaki Demokrat Parti 1957 seçiminde, halk oylarındaki mutlak
çoğunluğunu kaybetmişti. Bütün tahminler o yoldaydı ki, 1960'ta veya 1961'de
yapılacak seçim, eğer başka olaylar olmazsa, Demokrat Parti'nin seçimi
kaybetmesiyle sonuçlanacaktı.
Bu durumda, Demokrat Parti'ye karşı herhangi bir 'oyun' düşünmek, kimsenin
aklına gelecek şey değildi.
Muhalefetteki herkesin beklediği, demokrasinin imkânları o kadar kısıldığı
halde, dürüst bir seçimin yapılacağı güne ulaşabilmekti.
Ama o sırada, bir 'tahkikat encümeni konusu' çıktı ki, işlerin çığırından
çıkması, asıl ondan sonra oldu.
Onu da bir başka yazıda anlatırım."
*Odatv.com*
-- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to [email protected].
For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
