---------- Yönlendirilmiş ileti ---------- Kimden: Onur Cem OKTAL
*Başbakanlık uçağındaki o fotoğraf!*** Bugün tek adamlık ya da diktatörlük ithamlarını reddeden Başbakan Erdoğan'ın bırakın diğer uygulamalarını , son yaptığı Rusya seyahatinden bir fotoğraf sunmak istiyorum. Malum, Başbakanlığın uçağına Başbakan'ın istedikleri yani davet ettikleri binebiliyor. İşte son Moskova seyahatine çağrılan gazeteler. 1) Vakit 2) Yenişafak 3) Bugün 4) Star Gazetesi 5) Zaman 6) Sabah 7) Radikal Ve bunlara ilaveten Ertuğrul Özkök'ün yerine Hürriyet'e Genel Yayın Müdürü atanan Enis Berberoğlu ile Akşam'dan İsmail Küçükkaya! Evet görüyorsunuz uçakta, bırakınYeniçağ, Sözcü ve Cumhuriyet gibi bağımsız gazeteleri, Milliyet, Vatan, Habertürk gibi ılımlılara bile yer yoktur. Hayır bu tablo sadece bu seyahate özgü değildir. Başbakan'ın bütün seyahatlerinde durum budur. O zaman sormak lazım; Tayyip Erdoğan'ın yaptığı nedir sizce? Kendine iman edenleri uçağına çağırıp, diğerlerini yok saymanın adı ne zaman demokrasi olmuştur? Sadece ve sadece bu ayrıntı bile Türkiye'de yürürlükte olan fiili rejimi tanımlamıyor mu? Rusya gezisi dönüşü Esenboğa'da tek adamlık ya da diktatörlük ithamlarına cevap veren Erdoğan şöyle bir söz ediyor: - "Diktatörlükte diktatörlere her soru sorulamaz ama siz bana her şeyi soruyorsunuz!" Bu ifadeniz müthiş bir demagojidir Sayın Başbakan çünkü: 1) Size soru soracak muhabirler medya kurumlarında özel olarak seçilir ve hoşunuza gidecek soruları sormakla görevlendirilir. Kazara o görevi suiistimal(! ) eden olursa, o muhabire Başbakanlık tarafından(Fatma Çözen misali) ambargo konur ve akreditasyonu iptal edilir. 2) Hoşunuza gitmeyecek soruları soracak olan Yeniçağ, Sözcü ve Cumhuriyet gibi gazetelerin muhabirleri soru sorma ortamına bile sokulmazlar. 3) Uçağınıza yukarıda sunduğumuz gibi bağımsız gazetecileri aldığınız görülmüş duyulmuş değildir. Çağırdıklarınız ya size iman edenlerdir ya da size yakınlıklarını gazeteciliklerine teminat sayanlardır. 4) AKP iktidar olalı beri, 4 büyük seçim yaşanmasına rağmen Başbakan'ın bir kez olsun ekranda muhalefet önderleri ile tartıştığı görülmemiştir. Oysa vasat demokrasilerde bile bu tartışma olmazsa olmazdır. 5) Keza yine bir kez olsun ekranda bağımsız gazetecilerin karşısına çıkılmamıştır. Bırakın diğerlerini sadece bunlar bile Türkiye'deki fiili rejimi tarif etmektedir. Buna; devletin kasasından kendine yandaş medya yaratmaktan, yandaş burjuvazi üretmeye, devletin bütün kurumlarını fetihten, karşıtlara ortaçağ metotlarını uygulatmaya kadar daha pek çok somut gerekçe ilave etmek mümkündür. Evet sözün özü, Türkiye'nin hızla parti devlet modeline yani diktatörlüğe koştuğudur! __._,_.___ -- Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!'' anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır. Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar. http://ozkanbostanci.blogcu.com/--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to [email protected].
For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
