Yargıda ateş bacayı sardı

YARGICA GÜVENİN: Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, ''Her biri 30-40 yıllık
mesleki tecrübeye sahip olan, Türk yargıçlarına güvenilmelidir. Kurumlar
arasındaki güven sorunu, güvensizlik ortamı mutlaka aşılmalıdır'' dedi.



Gerçeker, Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği yolda, gösterdiği
ilkeler doğrultusunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin demokratik,
laik ve sosyal bir hukuk devleti olma ilkesini benimsediğini ifade etti. Bu
ilkenin gereği olarak da çağdaş hukuk sisteminin kabul edildiğini söyleyen
Gerçeker, çağdaş hukuk sisteminin en önemli özelliğinin ve temel taşının
kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ilkesi olduğunu vurguladı.

Gerçeker, bu nedenle, Anayasa'nın bu üç ana erke tanıdığı yetki, sorumluluk
ve haklara herkesin, her kurumun saygı göstermesinin bir zorunluluk olduğunu
ancak bu durumda hukukun üstünlüğü, hukuk devleti ilkesinin hayata
geçirilebileceğini dile getirdi.

Yargı reformu konusunda hazırladıkları raporlar hakkında da bilgi veren
Gerçeker, buna göre öncelikle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK)
tam bağımsız bir yapıya kavuşturulması, yürütmenin etkisinden
uzaklaştırılması gerektiğini söyledi. HSYK'ya yargı dışı kurumlardan hakim,
savcı sıfatını taşımayan kişilerin üye olarak alınmasının da yargı
bağımsızlığına uygun düşmediğini düşündüklerini aktaran Gerçeker, *''Böyle
bir oluşumun kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ilkelerine dolayısıyla
Anayasa'ya aykırı olduğunu düşünüyoruz''* dedi.
 *''BUGÜN YARGI SİSTEMİ TIKANMIŞ DURUMDADIR''*

Temel hak ve özgürlüklerin en büyük güvencesinin tam bağımsız ve tarafsız
bir yargı sistemi olduğunu vurgulayan Gerçeker, *''Gerçek bir hukuk devleti
olmasını istiyorsak biçimsel demokrasi anlayışını değil temel hak ve
özgürlüklerin gerçek güvencesi olan anayasal demokrasi düşüncesini
benimsemeli ve bütün kural ve kurumlarıyla hayata geçirmenin çabasını
göstermeliyiz''* diye konuştu.

Yargıtay Başkanı Gerçeker, bu konuda tüm yargı kurumlarına büyük görev ve
sorumluluklar düştüğünü ifade ederek, şunları söyledi:

*''Ne yazık ki bugün yargı sistemi tıkanmış durumdadır. Buradaki sorumlu
olarak öncelikle Anayasa'nın yargı bağımsızlığını zedeleyen maddelerini
söyleyebiliriz. Bunların mutlaka ayıklanması gereklidir ama madem ki sistem
böyle, bu sorunları çözmekle yetkili idarenin gerekli olanakları sağlayarak
yasamayı bu yönde gerekli değişiklikleri yapmaya yönlendirmesi gerekir. Üç
başlı bir yargı sistemi; Adalet Bakanlığı, yüksek mahkemeler ve HSYK, yetki
ve görev karmaşası yaratmaktadır. Yürütmenin hakimler ve savcılar üzerindeki
idari vesayetinin mutlaka kaldırılması gerekmektedir.''*

Yürütme ve yargının HSYK'nın yapısının nasıl olacağı bakımından birleşmiş
bir görünüm sergilediğini söyleyen Gerçeker, *''Özellikle yasaya, hukuka
uygun olmayan dinlemeler, iletişimin tespiti, takibi gibi işlemler
konusundaki yanlışlıklar toplum vicdanında derin yaralar açmaktadır''* dedi.


Yargının iş yükü, alt yapı sorunları bulunduğunu, hakim, savcı ve personel
sayısının yetersiz olduğunu anlatan Gerçeker, eşit olanaklara sahip olması
gerekirken, bu koşullar açısından yargının, yürütme ve yasamadan çok geride
kaldığını kaydetti.

Adalete güvenin sağlanması açısından tarafsızlığın, olmazsa olmaz bir koşul
olduğuna işaret eden Gerçeker, tarafsızlığın sağlanması için de yargının tam
bağımsız olması gerektiğini ifade etti. HSYK'ya TBMM'den veya yargı
dışındaki diğer kurumlardan üye seçimi yapılmasının, bağımsızlığının
zedelenmesine neden olacağını söyleyen Gerçeker, *''Her biri 30-40 yıllık
mesleki tecrübeye sahip olan, uygulamanın içinden gelen, yıllarca adalet
dağıtan Türk yargıçlarına güvenilmelidir. Kurumlar arasındaki güven sorunu,
güvensizlik ortamı mutlaka aşılmalıdır''* diye konuştu.
 *''YANGIN BÜYÜYOR''*

Yargıtay'ın dosya sayısının şu an itibariyle 1 milyon 700 bin civarında
olduğunu dile getiren Gerçeker, Yargıtay'daki 34 üye eksiğinin halen devam
ettiğini belirtti.

Gerçeker, *''250 üyeden 34'ü eksik durumda. Yasal zorunluluk olmasına rağmen
üye seçimi hala yapılmış değildir. Bir çok daire asgari üye sayısı olan beş
üyeden aşağıya düşmüş, çalışamaz hale gelmiştir. Bu durumda, HSYK'nın,
Anayasa Mahkemesi'nin yapısını değiştirsek ne olacak, değiştirmesek ne
olacak? Üzülerek söylüyorum, yargıda yangın büyüyor, ateş bacayı sardı.
Bunları söylerken üzülüyorum ama bunlar acı gerçekler''* dedi.
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to [email protected].
For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap