TEKEL'ciler Medya Kralı'na da sızdı azizim!
 Posted Salı, 26/01/2010 - 08:37
  Sen bunca yıl televizyon
<http://haber.sol.org.tr/haberleri/televizyon>kanallarında program
yap, elinden her iş gelsin, kimine istediğini söylet,
kimine çiftetelli oynat, ağzını açana her konuda uzman kesil, sonra bir
akşam izleyicinin biri seni madara ediversin, şirazeni bozsun...
Meydan Kralı Okan Bayülgen, önceki akşam programını icra ederken, bir
izleyici sorusuyla kendini sol <http://haber.sol.org.tr/haberleri/sol> ve 12
Eylül <http://haber.sol.org.tr/haberleri/12-eylul> tartışmasının içinde
buluverdi. Konuklarından Mehmet Ali Alabora ile TEKEL direnişinden başlayıp
12 Eylül darbesiyle hesaplaşmaya giden tartışma, oradan Anayasa
değişikliğine uğradı ve Okan'ın kendine gelişiyle sona erdi.
Halbuki, ne güzel gidiyordu işler. Öyle her afet durumunda Büşükşehir'e
yüklenenlere ağızlarının payı verillmiş,
İBB<http://haber.sol.org.tr/haberleri/ibb>'nin
Darülaceze Müdürü telefonla konuk alınmış,, evsizler için uğraşları övülmüş;
pek entelektüel <http://haber.sol.org.tr/haberleri/entelektuel> bir alanda
at oynatılmış, Avrupa <http://haber.sol.org.tr/haberleri/avrupa>'da
evsizlerin bir tür "felsefe <http://haber.sol.org.tr/haberleri/felsefe>"
icabı sokaklarda yattığı söylenmişti. Bu "sistem dışı" kalma tercihini
bilmeyenler, sokaktakileri çaresiz zannetmeyecekti artık...
Zurnanın zırt dediği yer, programa telefonla katılan izleyicinin, TEKEL
direnişini selamladığı, ardından da "70'lerdeki yüzbinleri yine meydanlarda
görmek istediğini" dile getirdiği andı. Okan birden "grevsiz geçmeyen
gençlik günlerini" hatırladı. Ne saçmaydı! Derken, densiz konuklar TEKEL
işçilerine destek <http://haber.sol.org.tr/haberleri/destek> verdiklerini
açıklamaya başlamazlar mı! Okan'ın cephesinde yalnızca Hakkı abisi kaldı.
Sen misin soruyu üstüne alınan ve işçiden emekçiden, sendikadan, 12 Eylül
karanlığından bahseden! Okan sandalyesinde kıpırdandı, alnını kaşıdı, yüzü
düştü. Zemberek birden boşaldı... İnsanın ayarı bozulmayagörsün, 12 Eylül'e
selam da çakarsın, "gençtik zamanında romantik takıldık" da dersin, hele
ağabeyinden yardım <http://haber.sol.org.tr/haberleri/yardim> istersen "var
mı ki TEKEL işçilerinin yanında yer alan bir sol parti" diye sorar,
meydanlarda hak aramanın saçmalığından bahse kadar düşersin.
Ne güzel eğelence programı yaparken, üstelik de, televizyon pnogramları
üzerinden "memleket ne hale geldi" soslu, acayip sistem karşıtı kelamlar
ederken, küt diye ciddi bir mevzu! Amacı bu olaymış, kendi deyimiyle,
"buraya iki farklı görüşten adamları dizer, bir sağ bir sol çarpıştırırmış,
onların birbirine çemkirmesinden de gelsinmiş ratingler... Oysa onlar
medya<http://haber.sol.org.tr/haberleri/medya>tartışırken, çıkmış
solcu gencin teki, hatırlatmış TEKEL'i, direnişi, peki
memnun muymuş şimdi?"
Okan bu, "uçurdum sizi" diyerek başlamıştı kariyerine. Beğenmediğini
susturur, hakaret de eder, azarlar da. Hep bir ders, hep bir akıl öğretme
peşinde... O biliyor, o görüyor, son noktayı hep o koyuyor. Çok da benziyor
hani iktidardakine.
Ama dikkatli olmak lazım. Çok değil kısa süre önce meydanları dolduran o
yüzbinler seni deyim yerindeyse şapa oturtabilir. Üstelik o gün yanında, en
azından demokrasiden, sendikalaşmadan ve darbecilerle hesaplaşmadan
bahsedecek cesarette "romantik" bir solcu da olmayabilir. Bu yüzden, aman!
İşçinin, gençliğin, hele solun adını ağıza alırken dikkatli olmak lazım.

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap