------------------------------

------------------------------



------------------------------




 KIRIKKANAT'IN ROMANI GERÇEK Mİ OLUYOR

20.01.2010

ABD'nin geçen hafta yaşanan deprem nedeniyle ağır bir yıkıma uğrayan
Haiti'ye "İnsani yardım ve kargaşaya son verme" gerekçesiyle 10 binden fazla
asker göndermesi, Haiti'nin ABD tarafından işgal edildiği iddialarına yol
açtı.
Bu iddialar gazeteci yazar Mine Kırıkkanat'ın üç yıl önce yayınlanan "Bir
Gün Gece" romanını da gündeme getirdi. Kırıkkanat romanında olası bir
İstanbul depreminde olacakları kurguluyor ve Türkiye'nin nasıl işgale
uğrayacağını anlatıyordu.
ABD'nin Haiti'ye asker göndermesi karşısında Fransız TV5 Monde devlet
televizyonunun internet sitesi de Kırıkkanat'ın romanına geniş yer verdi.

Mine G. Kırıkkanat, Vatan gazetesindeki köşesinde çıkan "Bugün Haiti, yarın
Türkiye" başlıklı yazısında bu gelişmeleri şöyle yorumladı:
Fransızca konuşan ülkelerin ortak devlet televizyonu TV5Monde internet
sitesinde, Haiti depremi konulu bir "küresel blog" (*) açıldı. Dünyanın dört
bir yanından gazetecilerin gerek Haiti, gerekse kendi ülkelerinde yaşanan
depremlere değgin makalelerle katıldığı bu blog'da benim iki yazım dışında,
romanım "Bir Gün Gece" nin kapağı ve özeti yayınlanıyor, üç gündür...

Romanın Fransızcasını (**) okuyan TV5Monde'un Yazı İşleri Müdürü, telefonda:
"Sen bir kâhinsin!" dedi. "Haiti'ye çıkarma yapan ağır silahlı Çin ve
Amerikan ordusunu görünce, İstanbul'da olacaklara dair öngörülerinin gerçeği
yansıttığını anladım. Üstelik böyle düşünen bir ben değilim. Sınır Tanımayan
Doktorlar'ın eski başkanı Rony Brauman ile yaptığımız röportajı oku. Sanki
sen konuşuyorsun!"

Rony Brauman, dünyaca ünlü bir tropikal pataloji uzmanı. Haiti'ye ilk varan
doktorlar arasında. Hemen röportaja baktım. Yardım furyasında adaya çıkarma
yapan "yabancı ordular"ı şöyle yorumlamış Rony Brauman: "Büyük güçlerin art
niyeti, kuşkusuz stratejik mevziler tutmak." Örneğin Haiti'ye yardımın yanı
sıra asker gönderen Çin, rakibi ABD'nin arka bahçesini eşeleyerek, süper güç
olarak varlığını gösteriyor. Doğal felaketler, diplomatik ve stratejik
oyunlara çanak tutar. Felakete uğrayan ülke ne kadar zayıf düşer ve
zayıflarsa, yabancı güçler arasındaki rekabet de o kadar artar. İstisna
yoktur, doğal felakete uğramış, dışarıya açık ve zayıf ülkelerin, kaderidir
bu. Bugün Haiti'ye yardımla birlikte ağır silahlı askerler gönderen Çin,
1974'te uğradığı büyük deprem felaketinde sınırlarını bu yüzden kapadı,
kimseden ne yardım aldı, ne de dışarıya bilgi sızdırdı. Kaç kişinin öldüğünü
bile bilemedik o depremde, bir milyon kişiden söz edildi...

Doğal felaketin bir parçasıdır siyasal hegemonya oyunları. Yardıma koşan
ülkenin STK gibi davranması beklenemez, bir devlet yardımının arkasında
mutlaka o devletin çıkar hesapları vardır."
***

Bu röportajdan bir gün sonra ABD'nin şimdiki başkanı Obama, yanına eski
başkanlar Bush ve Clinton'ı da alıp hamasi bir "Haiti'ye yardım" söylevi
çektikten sonra, depremin altında kalan talihsiz adaya 7 bin 500 asker
gönderdi, sevgili okurlar. ABD, kendisinden önce deprem bölgesine varan ağır
silahlı askerleriyle Çin Halk Cumhuriyeti'nin verdiği "mesajı" almıştı.
Venezuela Başkanı Chavez, ABD'nin Haiti'yi işgal ettiğini söylerken haklı.
Zaten başta Fransa, AB ülkeleri de protesto ediyor, ama ABD, arka bahçesi
Haiti'yi Çin'e yediremez elbet. Önümüzdeki günlerde küçük adadaki Amerikan
askeri sayısının 10 bine çıkması bekleniyor.

"Ben söylemiştim!" demekten nefret ederim, fakat bu kez, Haiti'de olup
bitenler ve bundan sonra olacaklar İstanbul depreminden sonra Türkiye'nin
başına geleceklerin, bire bir doğrulaması. Dolayısıyla kendimi
tutamayacağım: Ben bunların hepsini nedenleri ve sonuçlarıyla yazdım,
sevgili okurlar!

Haiti'nin zavallı tarihçesini, ABD'nin etki alanında tarımının,
ekonomisinin, devletinin nasıl bitirildiğini, ABD eliyle kurulan işbirlikçi
iktidarların soygun, yolsuzluk düzeni ve bu düzenin yarattığı çeteleşmeyi
bilseniz, Türkiye'nin son yıllarda hızlanan "değişim" ivmesiyle varacağı
konumun, minyatür bir repliği olduğunu anlarsınız.
***
Haiti, 9 milyon nüfusuyla İstanbul'dan bile küçük bir ülke. Ne var ki, daha
dün Vatan Gazetesi'nde Alman bilimcilerin, "zararı inanılmaz boyutlarda 3
deprem olacak," dedikleri koca İstanbul, kıyaslanmaz zenginliğine rağmen,
Haiti'den daha sağlam çıkmayacak, deprem sırasında aynı yıkım, sonrasında
aynı sahneler, aynı talan ve yağma, daha büyük çapta yaşanacak.

Ve bugün Haiti devleti nasıl çöktüyse, nasıl rakip yabancı devletlerin bir
nüfuz savaşı alanına dönüştüyse, Türkiye de bir Marmara depreminin altında
kalacak, belki de bağımsızlığını yitirecek.

Dünyanın her yanından, gazeteci arkadaşlarımdan mesaj yağıyor, üç gündür.
Yabancılar, benim Bir Gün Gece romanıyla ne söylemeye, Türkiye'yi tehlikeye
karşı uyarmaya çalıştığımı anladı.

Ya uyarının muhatabı ve önlem almazsa yıkılacak olan devletin yetkilileri,
onlar anladı mı?

(*) Le Blog Planétaire/TV5Monde, Haiti

(**) La Malédiction de Constantin/ Éd. Métailié, 2006







------------------------------

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap