*06 Şubat 2010*


*Sabahattin ÖNKİBAR*

[email protected]

MHP'ye vur emri!

MHP'nin bu aralar hedefe oturtulması tesadüf değil.
Niçin mi?
MHP, Bahçeli'nin tembelliğine rağmen konjonktürel olarak yükseliyor da
ondan!
*İstisnasız bütün araştırmalarda MHP, büyük bir sıçramanın eşiğinde!
Özellikle Kürt açılımı teşebbüsü kızgın kitleleri MHP'ye yöneltti.
İşte Tayyip Bey bunu gördüğü içindir ki Osman Durmuş'un bir sözü ile
ortalığı birbirine kattı.
Amacı MHP'yi hedefe oturtup, emrindeki medyaya dövdürmek!
*Nitekim yandaş ve hükümetle işi olan medya, durumdan vazife çıkararak
MHP'ye anında hücumlara başladı.
Hiç kuşkunuz olmasın hem bu karalama yayınları hem de *AKP iktidarının
MHP'ye operasyonları devam edecek.
Göreceksiniz birkaç güne kalmaz bir yerlerde çete operasyonu yapılacak ve bu
çetelerin içinde ülkücülerin olduğu duyurulacak!
Sadece o da değil!
MHP'nin muhafazakar değerlere olan mesafesi tartışmaya açılacak ve CHP ile
özdeş olduğu imajı pompalanacak!
Hedef bellidir, MHP'nin yükselişini durdurmaktır.
Tayyip Erdoğan artık partisine oy aldıramayacağını bildiği için  muhalefete
oy aldırmamaya çabalıyor.
Bunun için önce merkez sağı ve solu bölecek adımlar attı.
Akabinde CHP ile beraber bu aralar MHP'yi hedefe oturttu.
*Hesabı AKP, CHP ve MHP'nin dışında üçüncü bir partinin Meclis'e girememesi
ve CHP ile MHP'nin de 276 mebusu çıkaramamasıdır.
*Peki ya Saadet'e tavır mı?
Yok, Tayyip Bey o tabanın hassasiyetlerini bildiği için onu alenen yapmaz!
Bir başka şey, SP'nin barajı aşmasına da mesela Demokat Parti misali çok
hiddetlenmez!
Niçin mi?
Saadet'le koalisyon kurarım diye düşünür!
*Peki böyle bir şey olur mu?
Yüksek bir ihtimal değil çünkü Numan Kurtulmuş böyle bir durumda AKP'ye
payanda olacağını düşünür.
Kurtulmuş, eğer payandalığı benimseseydi 2007 seçimlerinde Tayyip Bey'in
ısrarlı adaylık teklifi ve bakanlık vaadine evet derdi.. Demediğine göre SP,
AKP için çantada keklik değildir.
Hülasa yeni süreç seçime kadar ayak oyunları ve siyasi manipülasayonların
egemen olacağı dönemdir. Elbette medyayı elinde tutan AKP,
kafaları allak bulak edecek ama
medya her şey değil nitekim AKP bile 2002'de medyaya rağmen iktidara gelmedi
mi? AKP kanıyor, ne yapılırsa yapılsın bu kanama durdurulamaz!


*Çakma Ajda'ya, eşi Güngör Mengi'den Ilıcak fırçası!*
Kamuoyu bu aralar ilginç bir kavgaya tanıklık ediyor.
Bir tarafta Nazlı Ilıcak, diğer tarafta Ruhat Mengi var.
Ilıcak, Ruhat Hanıma, çakma Ajda Pekkan yakıştırmasını yaparken  Mengi de
Nazlı Hanım için, AKP'den mebus olmaya çırpınan saygısız ve ölçüsüz biri
diye
bahsediyor.
Yok biz elbette bu kavganın hiçbir yerinde olmayız.
Ama her iki isim bağlamında yaşadığımız bir olayı okuyucularımızla paylaşmak
isteriz.
Bir süre önceydi.
AKP'nin gazeteciler için yaptığı, bizdendir-değildir tasnifini bu sütunda
duyurmuş tum ve bu yazım kamuoyunda geniş yankı yaratmıştı..
İşte o yazımın ertesinde Ruhat Mengi aradı:
-Sabahattin Bey, sizin yazdığınız olayı Star TV'de benim programımda
tartıştırmak istiyorum. Programıma katılır mısınız?
Cevabım şu oldu:
-Siz İstanbul'da ben Ankara'dayım. Telefonla katılsam olmaz mı?
Ruhat Hanım "Size döneyim" dedi ve kısa bir süre sonra dönerek "Olur"
cevabını verdi.
Pazar günü öğle suları programdan arandım ve yayına alındım.
Önce, yazdığım haberi, talep üzerine bir kez daha aktardım.
Nazlı Ilıcak, AKP'ye yaranacak ya, hemen bana karşı hücuma geçti.
Eh biz de altta kalmadık tabii, Ilıcak'a anında karşılık verdim.
Derken Ruhat Mengi araya girdi ve dehşet bir söz etti:
-Sayın Önkibar durun bir dakika siz benim program konuğuma bu şekilde
saldıramazsınız!
-Ruhat Hanım ben saldırmıyorum, bana yapılan saldırıya cevap veriyorum.
-Olmaz benim konuğuma, Sayın Ilıcak'a laf söyletmem ben!
-Sayın Mengi ben de bu kanal yani Star TV dahil 4 ayrı TV kanalında 10 küsür
sene televizyon programı yaptım. Programların stüdyo konukları gibi telefon
konukları da olur. Ben de sizin telefon konuğunuzum. Beni bu programa siz
istediniz. Konuklar arasında ayırım yapmayın!
Uzatmadım, telefonu kapattım.
Program biter bitmez Ruhat Mengi
aradı:
-Sizi üzdüm mü yoksa, az önce Güngör (Mengi) aradı ve sana karşı tutumumdan
ötürü beni eleştirdi. Ayrıca programın en can alıcı bölümü  de Nazlı Hanımla
sizin tartışmanızmış.
-Güngör Bey eksik olmasın, o adam gibi adamdır ve ne derse doğrudur. O
gerekeni söylemiş ben artık bir şey demiyorum.
Ve bugün!
Nazlı Ilıcak için kendini paralayan ve haksız yere bize saldıran Ruhat
Mengi, bakın şimdi Ilıcak'a neler söylüyor!

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap