*Mustafa Mutlu *      Binbaşı Eyüp Sabri Bey'in torunundan Başbuğ'a itiraz
var!

Binbaşı Eyüp Sabri, Osmanlı ordusunun özverili subaylarından biriydi...

Hayatı cepheden cepheye koşturmakla geçti...

Önce İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin, sonra da Kuvayi Milliye'nin önde gelen
isimleri arasında yer aldı.

Kurtuluş Savaşı'na katıldı, Sakarya Meydan Muharebesi'nde destan yazan Türk
birliklerinin başında görev yaptı.

Şimdi adı, Anıtkabir'deki kahramanlar listesinde yer alıyor...

***

Durup dururken anmadım bu kahraman subayımızı...

Dün 53 yaşındaki torunu Dilek Özdoğan aradı.

Babası da dedesi gibi subay olan Dilek Hanım'ın sesi heyecandan titriyor,
konuşmakta zorluk çekiyordu.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un dünkü Hürriyet'te yayınlanan
röportajından söz etti.

Sayın Başbuğ bu röportajında, "Emine Erdoğan'ın GATA'ya hasta ziyaretine
gitmesinin baş örtüsü yüzünden engellenmesi" hakkında konuşuyor ve "Keşke
yaşanmasaydı. Bu uygulamayı bugün savunamayız" diyordu...

***

Dilek Hanım bu sözleri, *"Sonunda Genelkurmay Başkanı'nın bile kafasını
karıştırdılar"* diye yorumluyor ve şunları söylüyor:

"*Sayın Başbuğ, GATA'ya baş örtüsüyle girmenin geçmişte yasak olduğunu kabul
etmekle büyük bir hata yapıyor.

Çünkü ben bizzat yaşadım:

Anneannem de, annem de baş örtülüydü. İkisi de GATA'da defalarca tedavi
gördüler ve baş örtüsü asla sorun olmadı... Bırakın hastaneyi, orduevlerine
girdiler yıllarca...

Çünkü onların örtüsü, gerçekten baş örtüsüydü; türban değildi...

Ne zaman ki dinimizi siyasete alet edenler, 'türban' diye bir şey icat
ettiler; işte sorun da o zaman yaşanmaya başlandı. Bütün resmî kurumlar gibi
TSK'yı yönetenler de türbanın siyasi bir simge olduğunu bildikleri için,
resmî kurumlarda dinci propaganda yapılmasına izin vermediler."
*
***

Dilek Hanım bize çok basit bir gerçeği hatırlatıyor:

GATA'da uygulanan yasak asla bir "baş örtüsü yasağı" değildi, sadece siyasi
simgeye dönüşen "türbanla" sınırlıydı..

Peki; Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tepesindeki komutanın bu "basit ayırımı"
bilmemesi mümkün mü?

Elbette biliyor...

Ama ne yazık ki; her fırsatta yakındığı "asimetrik psikolojik harekât"ın
kurbanı bu kez kendisi oldu...

Üç yıl sonra durduk yerde karşısına çıkartılan GATA olayı konusunda (bana
göre) soğukkanlılığını kaybetti ve baş örtüsü ile türbanı iç içe sokmak
isteyen çevrelerin oyununa geldi.

***

Bütün kavramların içi o denli hızlı bir şekilde boşaltılıyor ve sapla saman
iç içe sokuluyor ki; kırk yıllık değerlerimizi unutup "Keşke"
diyebiliyoruz...

Konuyu çarpıtarak haklı çıkmaya çalışanların oyunlarına geliyoruz...

Milyonuncu kez haykırıyorum:

Türban farklı, baş örtüsü farklıdır...

Türban; sarık gibi, cüppe gibi, günümüzde dini siyasete alet edenlerin
kullandığı bir siyasi simgedir ve umarım türban yasağı konusunda "Keşke"
diyerek pişmanlık eden Sayın Başbuğ, bu ayırımı hatırlar...

Aksi halde bu ülke, şeriatla yönetilen bazı ülkelerde olduğu gibi çok
yakında "türbanlı kadın askerler"i tartışır hale gelir!


***


*GÜNÜN SORUSU*

Sayın Devlet Büyüğümüz dün önce TEKEL işçilerine gözdağı verdi; sonra da
ünlü, "Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü" sözünü yineledi... Sorum basit:

10 bin TEKEL işçisini "yaratılan" olarak görmüyor mu?


***


*TEKEL'de yeni dönem!*

Tam 170 TEKEL işçisi, devletin; "Şu kadarı 4- C'yi imzaladı, bu kadarı
tazminatını aldı" diyerek onları bölmeye çalıştığı bir dönemde süresiz açlık
grevine başladı...

Önce bu "grev kırıcı" yaklaşımı değerlendirelim:

1) İşçilerin 400 kadarı gerçekten de 4-C'yi imzalamış olabilir... Ama bu
onların çözüldükleri anlamına gelmez; çünkü yüzde 4'lük fire asla çözülme
değildir. Her toplulukta bu kadar kopma olur!

2) Altı binden fazla işçinin, hesaplarına yatırılan kıdem tazminatını alması
da analarının ak sütü kadar helaldir... Çünkü o para, onların hakkıdır ve
bugünkü direnişleriyle en ufak bir ilgisi yoktur...

***

Gelelim süresiz açlık grevine:

Umarım bu eylem dramatik bir sonla bitmez...

Aksi halde Türkiye, tarihinde görmediği bir döneme girer!

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap