Erzincan Başsavcısı artık günlerini Erzurum Cezaevi'nde geçiriyor... Başsavcı, bilindiği gibi İsmailağa Cemaati hakkında soruşturma başlatmıştı... İsmailağa Cemaati'nin yasa dışı faaliyetlerini saptayan emniyet, ilgili dosyayı Başsavcı'nın önüne koymuş, O da Cumhuriyetin bir savcısı olarak gereğini yapmıştı... Derken kendisini Cumhuriyet'in Adliye Bakanı aramış ve suçu, "Cumhuriyet düşmanlığı" olan tarikat mensuplarının derhal salıverilmesini istemişti... Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet ilkelerini savunmaya devam edecek olursa başına gelmeyecek melanet olmayacağını da, lafının bir yerine iliştirivermişti... Ancak, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Bakan'a, "Cumhuriyeti korumakta kararlı olduğunu," ifade etti ve tavrında diretti... Bu direnç karşısında Cumhuriyet'in Adalet Bakanı da kendi söyleminde diretti... Ve Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı böylece demir parmaklıklar arkasındaki acıklı macerasına ilk adımını atmış oldu!.. Bir yurttaş olarak, daha da önemlisi, Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetini taşıma sorumluluğunu üstlenmiş bir insan olarak ve Hukuk Devleti ilkesine yürekten bağlı bir hukukçu olarak ortaya çıkan bu manzara karşısında utanç duyuyorum!.. Utanç duyuyorum... Ve sorumluluklarımı yeni baştan gözden geçiriyorum... Bizler nerede hata yaptık?.. Neyi eksik yaptık? Nerede mülayim ve nerede düşüncesiz davrandık?.. Ortaya çıkan bu vahim sonuçtan her birimiz ne kadar, ne ölçüde ve kaç okka sorumluyuz?.. Cumhuriyetimizin değerlerini neden ülkenin her köşesine yeteri ölçüde yayamadık? Niçin çalışmadık?.. Niçin didinmedik? Ve neden ülkemizi böyle bir karanlığa toslayacak kadar kötü yönettik?.. Lütfen dikkat buyurun: Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı, "Ergenekoncu" olmakla suçlanmaktadır... Erzurum'un, görevlerinden alınan savcıları O'nu bu suçla tutuklatmışlardır... Ancak bu kararlarının daha mürekkebi kurumadan görevlerinden azledilmişler ve haklarında bu nedenle suç duyurusunda bulunulmuştur. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun suç duyurusu dilekçesinde somut olarak hangi mesnetlere dayanıldığını henüz bilmiyoruz. Ancak... Eğer Ergenekon olarak anılan mahkeme dosyasında sanıklara atılı olan suç "terör örgütü oluşturmak" ise... [ki, öyledir] Erzurum savcılarının da, terör örgütü oluşturma propagandası yapmak suçunda soruşturulmaları gerekmez mi?.. Çünkü Cumhuriyet değerlerini savunan bir Başsavcı'yı Ergenekoncu ilan etmek, Ergenekon'un propagandasını yapmak anlamına gelir... Eğer bu ülkede Cumhuriyet düşmanlarına karşı hukuk mücadelesi yürütme fiili ile terör örgütü oluşturma eylemleri birbiri ile aynı nitelikte görülüyorsa... Ve bu "aynı [şaşı] görüş" Cumhuriyet'in çok "özel" yetkili savcılarının dünya görüşlerine sinmiş ise... Yandı gülüm, keten helvam!.. O zaman yapılacak ilk iş, bu çok "özel" yetkileri ve bu yetkileri üstlenmiş olan kişilerin hukuk adına sürdürdükleri eylemleri yeniden sorgulamak ve oluşturulmak istenen çok özel ve dışa bağımlı şeriat düzenini, [yani, laiklik karşıtı eylemlerin merkezini] Cumhuriyet Devrimlerinin aydınlığı altında adaletin masasına yeniden yatırmaktır...
Lütfen aşağıdaki linki tıklayınız: www.soruyusormak.com www.dnm-ler.com -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
