*ÇOK GÜZEL  YORUMLANMIŞ, HARİKA !... ALTINA İMZAMI ATARIM :)
*


*Hep  söylüyorum, biz çocukken midemiz bulanınca ekmek  yedirirlerdi,
grip "Yatınca geçer"di, başın  ağrıyorsa "Çocukların başı ağrımaz"  denirdi,
uykun kaçıyorsa "Oyuncaklarını  düşün, güzel rüyalar görürsün" şeklinde
 konu
halledilirdi!
Okuma yazmayı  öğrenemiyorsan; ya, "Tembel"din, ya da "Yavaştan,
 sağlam sağlam öğreniyor"dun!
Hüzünlü bir  çocuksan "Yazar olacak herhalde"  derlerdi,
yerinde duramıyorsan, etrafa  saldırıyorsan bir tane çakarlardı, susup
 otururdun!...
Kanaatimce pedagojinin zirve  yaptığı yıllardı o yıllar.
Çünkü sonra sonra,  koşup oynadıktan sonra öksüren çocuk 'astım
 başlangıcı',
okuma yazmayı zor söküyorsa  'disleksik', hüzünlüyse 'depresif',
aşırı  hareketliyse 'hiperaktif' diye nitelendirilmeye  başlandı ve o
sinameki yetiştirilen tipsizler  şimdi büyüdüler! O kadar ilgi alaka sonrası
ola  ola ne oldular? Emo!
Emo ne?
Hani beş-altı  yıldır etrafta saçlarını gözlerinin tekini  kapatacak şekilde
öne öne tarayan, miskin  görünüşlü, asık suratlı, beti benzi atmış,  sıska,
dar pantolonlu, converse'li, siyah  ojeli ergenler var ya...
Taksim'de  kaldırımlarda filan oturuyorlar.
Aha onlar  Emo !
Emo kelimesinin emotional'dan (hissi)  geldiği, bu yavruların pek bunalımlı,
pek  güvensiz ve duygusal olduğu, topluma uyum  sağlayamadıkları için böyle
takıldıkları  söyleniyor.
Bizim zamanımızda punk vardı ya,  onun gibi bir akım, ama bir halta
 yaramayanı!

*HERKESİN KEYFİNİ*  KAÇIRDIM*
Ay kıyamaam! Zamanında, kendi ergen  yıllarımda bu akım
daha dünyada yokken 10 gün  emo takılmışlığım vardır! Kafam neye  bozuktu
hatırlamıyorum ama o 10 gün, üstelik  de yaz tatilinde, evin o köşesinden
 bu
köşesine oflaya poflaya nemli gözlerle  dolaştım. Saçımı taramadım, denize
gitmedim,  sohbetlere katılmadım, tebessüm bile etmedim.  Akşamları
karabasan gibi yemek masasına çöküp  herkesin keyfini kaçırdım. Bir
akşamüstü,  balkonda otururken annem "Ne bu surat her gün,  senin derdin ne
kızım aaa..." şeklinde pedagojik  bir açılım yaptı.
"Sıkılıyorum... Hayat çok  anlamsız" cevabımın üzerinden sanırım
birkaç  saniye geçmişti ki, acı ve can havliyle bir  metre havaya sıçradım.
Annem, her Türk  annesinin uzmanı olduğu 'mıncırma' hamlesini  oldukça sert
ve uyarısız  gerçekleştirmişti.
Mıncırma, malumunuz evlat  artık poposuna terlikle vurulmayacak kadar
 büyüdüyse, ancak tekdir ile de uslanmıyor ve  hakkı kötekse kullanılan,
konu komşu, bitişik ev  duyar ihtimaline karşı avaz avaz bağırmak yerine
 geçen bir terbiye şeklidir.
Tercihen bel veya  bacak bölgesinden bir alan seçilir, elle  kavranır ve et,
180 derece çevrilir!
Hemen  ardından, daha acım ve şaşkınlığım hüküm  sürerken, annem kısık
sesle,
yüzünü yüzüme  yaklaştırarak "Alırım ayağımın altına" diye  başladı ve
"Karnın tok sırtın pek! Aklını başına  topla! Sıkılıyorsan da, git bakkala
evin  alışverişini yap, sonra da gel yemek kitabından  bir kurabiye pişir,
akşam misafir var, hadi  yallah !..." şeklinde bitirdi!

*NE DERDİM  KALDI, NE DE TASAM*
Malumunuz eti mıncırılan  ergen olay yerinde fazla kalamaz, mıncırandan
 tırstığı için kendisine yalakalık yapar, arzu  ettiği aktiviteleri
gerçekleştirir.
Mıncıran  mutlu, mıncırılansa artık efendi bir insandır!  Aynen öyle oldu.
Mıncırma sonrası, ne derdim  kaldı ne tasam! Emo'luğum o gün bitti, bu
 yaşa kadar da hep mutlu mesut, uyumlu,  üretken biri olarak yaşadım.
Şimdinin
sokakta  bira içen, gelen geçenden ihtiyacı var diye  değil, hayat tarzı
sandığı için para dilenen,  dünyanın bütün derdi sırtındaymış gibi davranıp,
 bunalım takılıp bir işin ucundan tutmayan  emo'larının başında, bizim
zamanımızın anne  babaları olacaktı ki. Ohoo... Muma dönerdi  hepsi! Bir
kere her şeyden önce bütün o yüzü  gözü saçla kaplı eşek herifleri bir eşek
 tıraşına götürürlerdi,  kesin!
*

 *Ülkenin  gençlerine bak...
Tarikat yurtlarında  yetiştirilen çocuklar, polise atsın diye eline  taş
verilenler, bir de emo'lar!...

Gelecekten  çok umutluyum, çook !*



-- 
Bu dünya yuvarlaksa, bazıları köşeyi nasıl dönüyor?
Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu, uyanmaktır.


ѕαηα вιя şιιя уαzмαк ιѕтє∂ιм,
ѕєявєѕт вιя şιιя...
αηαяşιѕт ∂υуgυℓαяıмα υуgυη.
şιιяιм∂є нє¢є öℓçüѕü уσктυ,
тıρкı ѕαηα σℓαη αşкıмıη öℓçüѕüzℓüğü gιвι...
şєкιℓ кαƒιує ∂є уσктυ,
тıρкı αşкıмıη тαяιƒѕιzℓιğι gιвι...
∂υяαк ∂α уσктυ,
тıρкı ιçιм∂єкι αятαη уαηgıη gιвι...
şιιяιмι тαмαмℓαуαмα∂ıм,
ѕση мıѕяαѕı gєℓмє∂ι...
тıρкı ѕσηѕυzα кα∂αя ѕüяє¢єк αşкıм gιвι...

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap