İçinde yaşadığımız koşullarda hiç kimse CHP'li, DSP'li, MHP'li ya da İşçi Partili olması ile değil... Cumhuriyet Devrimleri'ne, Atatürk İlkeleri'ne, tam bağımsızlık idealine ve hukuk devleti ilkesine yönelik [somut olarak] ne yaptığı ve ne ölçüde bir eylem içinde olduğu ile değerlendirilmelidir... Yaşamakta olduğumuz koşulları ve ülkemizin içine itildiği karalık tüneli görmezden gelmek ve bu korkunç sürüklenişe engel olabilecek bir duruş, bir çoğalma ve örgütlenerek, birleşme çabası içinde olmamak, sorumluluktan kaçmak anlamına gelmektedir. Bırakalım dar parti çıkarlarının bizleri itelediği bencillik ortamını... Hiç değilse bir süre için... Hiç değilse bu kara bulutları hep beraber dağıtana dek bırakalım; eskitelim ve terk edelim... Çünkü ancak bir araya gelerek güçlerimizi birleştirdiğimiz zaman ülkemiz üzerine oynanan oyunları bozabilme şansımız vardır. Yoksa, yoktur!.. Bu yakıcı gerçek, kısa ve güdük çıkar hesaplarımızı eritsin, yok etsin... Olmuyorsa, hiç değilse ertelesin, erteletsin... Çünkü başka çaremiz yok... Çünkü yolun sonuna ha geldik/ ha geliyoruz. Evet, işte o noktaya kadar geldik; o cepheye kadar geriledik... Hiç değilse gerilediğimiz bu cephenin düzleminde saf tutalım... Bu ülke bu noktaya bölünerek geldi; ayrışarak geldi. O zaman tersini yapalım: hemen şimdi ve hemen derhal, el ele verelim, omuz omuza gelelim ve birleşelim!.. Nedir bir türlü paylaşılamayan şu güdük pastanın değeri?.. Değer mi bütün bu çekişmelere, dargınlıklara, kuyu kazmalara, kırgınlıklara?.. Sonra... O gün gelip, "bağrımıza hançer dayandığında," değil paylaşacak, bulaşığını yıkayacak pasta tabağı bulamayacağız... Görmüyor muyuz bu korkunç gerçeği?.. O kadar mı gözümüzü kararttı sofradaki yarım/ yamalak pastanın tadı?.. Bu kadar mı körlettik duyu organlarımızı? İnsanın beyni, duyu organlarından gelen duyumlar aracılığı ile çalışır, bilirsiniz... Bir mutfakta malzeme yoksa ya da bozuksa ve çürükse; yemek yapamazsınız. O kara gün gelip çattığında, meçhule giden gemiler kalkacaktır bu limanlardan... Gittiğimiz yerlerden memnun kalmasak bile, geri dönüp sığınacak bir memleketimiz de kalmamış olacaktır, kendimize gelelim... Dövüşerek ölenlerimiz de dönemeyecekler doğup, büyüdükleri yerlere... Yazık olacak; çok yazık; pek yazık!.. Öyleyse... Hemen şimdi... Hemen bugün, çevirin telefonunuzu... Selam vermemek için başını eğdiğiniz tüm insanlarınıza temennalar gönderin. Elini sıkarken başınızı öte tarafa çevirip, gözlerinizi kaçırdığınız insanları arayın hemen. Ben ettim, sen etme, deyin, onlara... Sen ettin; ben etmeyeceğim, deyin... Barışın, anlaşın ve birleşin... Ve bu ülkeyi hep beraber... Birer partili olarak değil; aynı saflarda bir araya gelerek, omuz omuza vermiş [sade, yalın ve özverili] yurtseverler olarak kurtaralım... Bencilliklerinden arınmış, hesapsız, taktiksiz ve coşku içinde sarmal olmanın mutluluğunu yaşayalım hep birlikte. Ve böylece bu ülkeyi karanlıklara boğmaya çalışan iç ve dış güçler koalisyonuna bilincimizle bir darbe daha indirelim, bir çentik daha atalım... Haydi.
www.soruyusormak.com www.dnm-ler.com -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
