Almanya'da sonuçlanarak, kesin hükme bağlanmış olan Deniz Feneri
davasının Türkiye ayağında çıt yok, farkında mısınız?
Ne oluyor; ne bitiyor?.. Kimsenin haberi yok.
Peki, niçin böyle?
Çünkü, bu davanın Türkiye ayağı ile ilgili soruşturmada "Yayın Yasağı"
var...
Ama Ergenekon, Kafes ve Erzincan soruşturma dosyalarının içinde ne
varsa gazete manşetlerinde, televizyon kanallarında...
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısının kodese tıkıldığı davanın
iddianamesi, başsavcının avukatından önce medya organlarına servis
yapılabiliyor...
Haydi, hepsinden geçtik... Devlet'in en gizli arşivi, Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin sırlarının saklandığı oda ile ilgili haberler, her gün
her saat yayında...
Kozmik oda hâkimi geldi, kozmik oda hâkimi gitti... Sayın yargıç ne
yedi?.. Niçin evinden sefertası getiriyor, filan... Hepsi yandaş
medyanın kilerinde, bozdurup bozdurup harcanıyor... Olmuyor, yeniden
pişiriliyor.
Bu ne biçim hukuktur?
Bu nasıl işleyen bir mekanizmadır?..
Hukuku [ve dolayısıyla adalet mekanizmasını] bu hale getirenlerin
yapmaya kalkıştığı "Yargı Reformu"nun niteliği bugünden bellidir.
Çünkü güdülen amaç açıktır; apaçıktır.
Hedef, yargı erkini, tümü ile yürütme organının, yani Hükümet'in, yani
kendilerinin şartsız egemenliğine geçirip, emrine vermektir.
Bağımsız yargıçları, hükümet'in alelade memurları haline getirmektir.
Niçin Deniz Feneri davası ile ilgili bilgilerin halka ulaşmasına engel
olunmaktadır?
Niçin ve nasıl bu dava ile ilgili bilgilere yayın yasağı
konabilmektedir?
Bir tarafta Devlet sırrı niteliğindeki bilgiler medya organlarına
servis edilirken; öte yanda, bu ülkenin en üst düzey komutanları
hakkında yalan/yanlış sürdürülen bir bilgi kirliliği ile halkın gözü
boyanabilmektedir.
Çeşitli çıkar vaatleri ile hapishanelerden devşirilerek "gizli tanık"
yapılan PKK itirafçılarının itirafları ile teröre karşı 20 yıldır
savaş veren üst düzey komutanlar suçlanabilmekte ve bu kişilerin
kimlikleri "ustaca" halktan gizlenebilmektedir.
Ama çeşitli adi suçlarla ilgili dokunulmazlık dosyaları meclis
başkanlığının arşivindeki sumenin altında küflenmeyi beklemektedir.
Hangi sağduyu ve vicdan sahibi yurttaş böyle bir adaletsizliğe isyan
etmez ki?..
Bu adaletsizliğin mimarı olanlar bugün "Yargı Reformu'ndan söz
etmektedirler...
Kendi siyasi partilerinin "laiklik karşıtı eylemlerin odağı " olduğu
gerçeğini hükme geçiren Anayasa Mahkemesi'ni etkisiz kılabilmek için
Anayasa değişikliği yapmak istemektedirler...
Dikkatli bir gözle bakıldığı zaman şu gerçek apaçık ortaya
çıkmaktadır: Adalet ve Kalkınma Partisi, hemen hemen tüm siyasal eylem
[ve işlem]'lerinde kendisi hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından
verilmiş olan hükmün ne kadar gerçek olduğunu doğrulamaktadır...
Eylül rejiminin siyasal ve ekonomik anlamda devamı ve ideolojik
mirasçısı olanlar bugün, taktiksel anlamda işlerine yarayacağını
düşündükleri için 12 Eylül karşıtıymış gibi görünmeye
çalışmaktadırlar...
1980 sonrasının a/politik ortamında yetişen genç kuşakların ve
hafızaları "nisyan ile malul" olduğunu düşündükleri halk sınıflarının
bu yalancı dolmayı yutacağını sanmakta ve daha doğrusu, ummaktadırlar...
Oysa derelerin altından çok sular akmıştır.
12 Eylül'ün sindirerek köreltmeye çalıştığı halk kitleleri ve
özellikle de genç kuşaklar, ak koyunu kara koyundan ayırabilecek bir
siyasi bilince erişmiştir.
Türkiye halkının öncü kesimi, İktidar partisinin ismi içinde yer alan
ak sözcüğünün, egemen kılınmak istenen karanlık düşüncenin üzerini
örtmek için kullanıldığını farkındadır; bilincindedir.
Şapka düşmüş, kel görünmüştür...
Şapkanın demokrasi söylemleri ile üstünü örtmeye çalıştığı düşüncenin
esası deşifre edilmiş ve ülkenin en üst mahkemesi tarafından kesin
hükme bağlanmıştır.
İşte altını üstüne getirmek istedikleri şey, bu bilinç ve bu sosyal
olgunluktur... Cumhuriyet hukukunu korumaya çalışan yargı kurumları ve
üniter devleti kollamakla görevli olan Türk Silahlı Kuvvetleri'dir.

www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com


-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap