allah rahmet eylesin mustafa amcaya.mekanı cennet olsun.o kadar büyük bir iş 
başarmışki eğer her ilde 3-4 

 

mustafa amca olsa türkiye dünyanın en güzel yeri ve en kültürlü insanların 
barındığı ülkesi olur.





Date: Thu, 25 Mar 2010 15:41:39 +0200
Subject: (GugukluhayaT) :)
From: [email protected]
To: [email protected]

































Yıl 1943. Genç Mustafa'nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa 
Kütüphanesi'ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel 
sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, 
beş gün olur, gelen giden yok. Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır: "Bakın 
kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun." Gelen giden olmaz. Amirlerine 
durumu bildirir. 
- Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu?
- Alıyorum.
- Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? 
Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten.


23 yaşındaki genç memur "Ne yapayım, ne yapayım?" diye düşünür durur. Sonunda 
aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce "Deli misin bey?" der, ama 
kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını yakından görünce fikri 
kabullenir. 





O dönem devletteki amirlerinin çıkardığı tüm engellerin tek tek, binbir 
güçlükle üstesinden gelir. Çünkü o zaman da şimdiki gibi, "Aman bir şey 
yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaş, çalışmasan da" 
zihniyeti aynen var.



O bıyıklı, kravatlı, asık yüzlü, sigara kokan, arkalarındaki Atatürk resminden 
utanmayan, ama ülkesine gram faydası olmayan bürokratları zorlukla ikna eder ve 
bir eşek alır. İki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 
180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne "Kitap İade Sandığı" yazar.


 

 Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar.

 Kütüphaneye de bir yazı asar: "Sadece Pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz." 
Köydeki çocuklar şaşırır. Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban 
çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün, Noel Baba gibi. Noel Baba 
yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var. Eşek de daha gerçek, 
Mustafa Amca da.

 "Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra aynı gün gelip 
alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak" der.

 Mustafa artık Ürgüp'teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği 
Yüksel'le köy köy gezmektedir. Köylerdeki çocuklar Eşekli Kütüphaneciyi her 
seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri küt küt atar heyecandan, sevinç 
içinde yeni kitapları beklerler. Mustafa Amca'nın ünü etrafa yayılır. Diğer 
devlet memurları makam odalarında sıcak sıcak oturup iş yapmazken, Mustafa'nın 
eşeği Yüksel yediği otu hepsinden fazla hak etmektedir.

 Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar. Mustafa bakar ki kütüphaneye 
kadınlar hiç gelmiyor. Zenith ve Singer'e mektup yazar: "Bana dikiş makinesi 
yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım" der. Zenith 
dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi yollar (ilk sponsorluk faaliyeti). 
Salı günlerini kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. On 
makine yetmediği için sıra oluşur. Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap 
verir, beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce 
halkevlerine okuma yazma kursları vermeye gider. Halıcılık kursları başlatır, 
bölgede halıcılığı canlandırır. Bu arada valilik Mustafa hakkında dava açar, 
"kendi görev tanımı dışında davranıyor" diye. 50 yaşına gelen Mustafa Amca 
baskıyla emekli edilir.

 Mustafa Amca köylüler arasında efsane olur, yıllar geçtikçe köylerdeki 
çocuklarda okuma aşkı yerleşir. 2005 yılında Mustafa Amca vefat eder.

 Tüm Kapadokya çok üzülür, aralarında toplanırlar. Ürgüp'e Eşekli Kütüphaneci 
Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykelini dikerler.

 Girişimcilik ne biliyor musun?

 Bulunduğun yere yenilik katmalısın.

 Mutlaka adım atmalısın.

 Yaptığın iş olduğu yerde durup duruyorsa, sende bir uyuzluk vardır arkadaş.

 İnsan var, dokunduğu yere değer katar; insan var, dokunduğu yere değer 
kaybettirir.

Bakın Nevşehir'den ve bu ülkeden nice müdür, amir, vali, bürokrat, 
milletvekili, politikacı geçti; binlercesinin adını kimse hatırlamaz ama 
Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli var.

 





-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
                                          
_________________________________________________________________
Yeni Windows 7: Gündelik işlerinizi basitleştirin. Size en uygun bilgisayarı 
bulun.
http://windows.microsoft.com/shop

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap