Bütün bunlar önceden planlanıp önümüze konan tuzaklar mıdır? Yoksa tarihi süreç, kendi nedenselliği doğrultusunda bu belalaları başımıza saran bir çizgiyi mi izliyor?.. Sözünü etmekte olduğumuz acı gerçek, 550 milletvekilinden oluşan Türkiye Büyük Meclisi’nde, PKK’nın Ankara şubesi görevi üstlenmiş bulunan bir gücün kilit parti olma imkânını eline geçirmiş olmasıdır… AKP’nin gündeme taşıdığı Anayasa değişikliği “paket”i ile bugün Türkiye Cumhuriyeti bir ölüm kalım mücadelesi içine girmiştir. Hukuk devleti ilkesi bir var olma ya da yok olma sınırı üzerinde yürümeye çalışmaktadır. Ve ülke bu kader karşısında tarihinin en zorlu günlerini yaşarken belirleyici faktör, bu ülkenin ordusuna 20 yıldır kurşun sıkan dış destekli ayrılıkçı terör örgütünün temsilcileri olduklarını her fırsatta yinelemekte olan bir siyasi güçtür. Acı gerçek, yakıcı gelişme budur… Bu ülkenin üst yargı organı olan Anayasa Mahkemesi oy birliği ile bu siyasi gücün partisini kapatmıştır. Aynı Anayasa Mahkemesi, iktidar partisini, “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olarak tescil etmiş ve cezalandırmıştır. Ve bu iktidar partisi, kapatılan partinin yerine alelacele kurulan yeni versiyon bir fotokopi ile Anayasa’yı kökünden değiştirmek için pazarlıklar yapmakta ve her iki partiyi de mahkûm eden Anayasa Mahkemesi’ni, rejimin temel ilkelerini koruyamayacak bir yapıya dönüştürmek için işbirliği yapmaktadırlar. Katlanılması ve görmezden gelinmesi mümkün olmayan acıklı gerçek budur. Ancak içinde bulunulan aşamada bu acılı, yakıcı ve katlanılması mümkün olmayan gerçeği doğru tespit etmek de yetmez… Önemli olan dış destekli bu el sıkışma gerçek bir koalisyona dönüşmeden önce [acilen] yapılması gereken şeyleri [hemen ve derhal] yerine getirmektir: - Birleşmek; - Çoğalmak; - Örgütlenmek!.. Düğümü çözecek olan bu öğelerdir. Bu öğelerin hayata geçirilebilmesi için ise, sözünü ettiğimiz bu “el sıkışma”nın dışında kalan tüm milli güçlerin birleşmesi gerekmektedir. ALTI OK’ta birleşmek… Tam bağımsızlıkta birleşmek. Yargı bağımsızlığı ilkesinde birleşmek… Ve bu esasların etrafında kenetlenerek, güçlenmek… Bugünün koşullarında acil bir vatanseverlik görevidir… Bırakalım artık bizi yönlendiren dar parti çıkarlarını, koltuk hesaplarını ve güdük gelecek taktiklerini… Eğer gerçekten kendimize “yurtsever” diyorsak… Atatürk ilkelerine gerçekten yüreğimiz ve bilincimizle bağlıysak ve bencilliklerimizi hiç değilse kontrol edebilecek bir düzeye ulaşmışsak… Haydi!.. Çünkü boşa geçirilen her saniyenin gelecekteki faturası çok ağır olacaktır…
www.soruyusormak.com www.dnm-ler.com www.kitlecizgisi.com -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
