Yoksa Başbakan Türk kökenli değil mi?!. *Baki KARAKOL*
[email protected] 31 Mart 2010 Çarşamba *"Her zaman söylüyoruz ya Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Arabıyla, Romanıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle biz hepsine aynı mesafedeyiz."* * * Bu sözler, Başbakan'ın! Başbakan bu sözleri, önceki gün (29 Mart 2010 Pazar) partisi AKP'nin Genel Merkezi'nde düzenlenen Yerel Yönetim Sempozyumu'nda söyledi. Sizlerden istemim, Başbakan'ın bu sözlerini bir daha okumanız... Ben bu tümceden şunu çıkardım: Bu sözün sahibi, hangi etnik guruptan, hangi halktan olduğunu gizliyor!.. Dikkatli baktığınızda, aynı sonucu göreceksiniz... Ama görmeyenler, göremeyenler, özellikle *görmek istemeyenler* olacaktır. Anlamalarına sorularla yardımcı olalım: Başbakan, *"Biz hepsine aynı mesafedeyiz"* sözcükleriyle kimleri sıralıyor? Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Arap'ı, Roman'ı, Çerkez'i, Gürcü'yü değil mi? Başbakan, bunları kast ederek, *"Biz hepsine aynı mesafedeyiz"* derken, * "biz"* sözcüğü ile kendisini ve arkadaşlarını, bunlardan yani Türk'ten, Kürt'ten, Laz'dan, Arap'tan, Roman'dan, Çerkez'den, Gürcü'den ayrı tutmuyor mu? Tutuyor. O zaman, Başbakan'ın hangi etnik kökenden, hangi halktan olduğu usa (akla) gelmez mi? Benim gelir... Gelir ve merakla sorarım: *Türk Ulusu'nun Başbakanı, **"biz" sözüyle tanımladığı, kendisinin de içinde yer aldığı insanların etnik kökenlerini, hangi halktan olduklarını açıklamaktan neden kaçınmıştır?! Yoksa Türk Ulusu'nun Başbakanı, Türk kökenli değil mi?!. * * * *"Her zaman söylüyoruz ya Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Arabıyla, Romanıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle biz hepsine aynı mesafedeyiz"* tümcesinden ben, Başbakan'ın Türk kökenli olmadığı anlamını çıkardım... Başka anlam çıkaran buyursun katkıda bulunsun... Umarım, Başbakanlık, bilgilendirici açıklaması ile kuşkuları giderir, beğeni kazanır... *HALK İLGİLİ Mİ?* Başbakan, aynı toplantıda, *"Millet diyor ki,* 'Bu Anayasa değişmelidir.' *Kim diyor? Millet diyor"* tümcelerini de etti. Şunu düşündüm: İşsizlik, açlık, geçim sıkıntısı çeken halk gerçekten Anayasa değişimiyle ilgili mi? Üşenmedim, tanımadığım insanlara sordum. Siyasilerin konuşmalarından etkilendikleri, her sözcük ve tümcelerinden belliydi. Kimi hararetle, Başbakan gibi *"Evet değişmeli"* dedi; kimi muhalefet liderleri gibi geniş katılımlı yeni bir Anayasa'nın yapılmasını savundu; kimi de yeterli bilgiye sahip olmadığı için konuşmak istemediğini söyledi. Beni etkileyen, son şıktakilerdi... "*Halkın kaçta kaçtı, Anayasa'yı, Anayasa maddelerini, sivil ve askeri anayasaları, Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğunu vs biliyor?.."* biçiminde düşünmeme neden oldular. Bu içerikte bir araştırma yapılsa, çıkacak sonuç, *"Millet,* 'Bu Anayasa değişmelidir' *diyor"* diyen Başbakan'ı sıkıntıya sokar... Başbakan'ın sıkıntıya sokulması için değil, toplumsal gerçeğin ortaya çıkması için böyle bir araştırmaya gereksinim var... *ŞAMAR OĞLANI* Başbakan gene aynı toplantıda, kendisinin *"Türkiye şamar oğlanı mı?"* sözünü unutarak, *"**Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarını artırdık, gücünü artırdık, ağırlığını artırdık"* dedi. Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarını, gücünü, ağırlığını nasıl artırdılar ki, dışarıdan birileri *Türkiye'yi şamar oğlanı* görmeye yeltendi, Başbakan da *"Türkiye şamar oğlanı mı?"* deme gereğini duydu?!. Başbakan'a gerçekçi yanıt, *"Evet Sayın Başbakan, sayenizde, Türkiye şamar oğlanı oldu"* olacaktır. Yazımı, *"Ne alaka?!. Ne demekse?!."* diyerek, Başbakan'ın, *''Kişi başına milli geliri 10 bin dolara kadar çıkardık. Yeterli değil. Hedefimiz, 15 bin dolara çıkmak. Hayal mi bu? Değil. Ama anayasal mevzuatı değiştirmeden bunu başaramayız"* sözleriyle bitiriyorum. -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
