Bülent Esinoğlu [email protected]
 09 Nisan 2010 15:37

*Sıcak Para Nereye **Akıyor**?*

*Bülent ESİNOĞLU*

Ulusal pazarlarımız yabancılara satılmazdan önce, yabancı sermayeyi yurda
çekmek için yüksek faiz'e başvurulurdu.

Şimdilerde ise dışarıdan yabancı sermaye çekmekte bir zorluk yok. Hatta
eskiye göre daha düşük faizle sıcak para giriş yapıyor.

Bu cümleleri okuyunca, ekonomimiz ne kadar iyiyiymiş, düşük faizle para
bulabiliyoruz anlamı çıkabilir. Gerçek durum böyle değildir.

Cumhuriyetin dişinden tırnağından artırarak ortaya koyduğu değerler(KİT'ler)
yabancıların eline geçti. Bunun dışında, yerli sermayenin elindeki
kaynakları da yabancı sermaye ele geçirdi.

Eskiden, yerli sermaye ve KİT'ler, dara düştüğünde ya da kontrollü krizler
ile dara düşürüldüğünde, yabancı sermaye yüksek faiz ile yurda giriş
yapıyordu.

Şimdi ise yurdumuzda 1543 yabancı tekel faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerin
Batıdan ya da başka bir yerden getirip sattıkları ürünler için tüketiciye
veya aracıya kredi verilmesi gerekiyor.

Gelen sıcak paralar, bir anlamda, yabancı şirketlerin dışarıdan getirdiği ya
da içerde ürettiği ürünleri Türk halkına satılmasında kullanılıyor.

2008-2009 yılarında sıcak paranın girmeye devam etmesi, yabancıların
içerdeki kendi şirketlerinin varlıklarını devam ettirmesi içindir.

*Bu sebepten önceki krizlerde olduğu gibi, yerli firmalar hariç, mal ve para
sıkıntısı çekilmemiştir.*

Kriz süresince olan bizim yerli firmalara olmuştur. Onlar iflas etmişlerdir.
Bir bakıma bu kriz, yerli firmaları tasfiye etmiş, yabancı firmaları
yerliler karşısında daha güçlü hale getirmiştir.

 Anlaşılsın diye söyleyeyim. Tekstil firmaları(yerli) batmış, ama yabacı
otomotiv firmaları batmak bir yana karlarını artırarak krizden çıkmışlardır.

Elin oğlu sıcak parayı kendi ürünlerini bize satmak için kullanıyor. Hem
faizini alıyor, hem de karını dışarıya kolayca transfer ediyor.

Yabancı hiçbir zaman doğrudan yatırım için sermaye getirmiyor. Bizim
hesaplarda doğrudan yatırım gibi görünenler, hazır yatırımların satın
alınmasından görünen rakamlar oluyor.

Sürekli borçlanmamız sadece bu şekilde olmuyor.

Bildiğiniz gibi, vergilerin %73 dolaylı vergilerden oluşuyor. Yani satın
aldığımız her şeyin üzerine konan vergilerden oluşuyor. Yani fakirde zengin
de aynı vergiyi ödüyor. Siz bakmayın ağzı kalabalıkların " benim
vergilerimle yaşayan devlet memurları" diye bağırdıklarına. Devlet halkın
vergileri ve ruhu ile yaşar.

Kriz döneminde bankalar kazançlarını artırdı. Yabancı şirketler kazançlarını
artırdı. Yerli firmalar battı. Oralarda çalışanlar işsiz kaldı. Beyefendinin
sürekli teğet demesinin sebebi budur.

Bu ön bilgilerden sonra, gelelim devletin maliyesine; devlet çalışanlarının
maaşını ödemek için bankalardan faiz ile para alıyor. Halktan topladığı
vergiler ile de bu borçlarını ödüyor. Devletin her zaman borçlandığını bilen
bankalar, devlete yüksek faiz ile borç veriyorlar. Devlette bunları
karşılamak için vergileri artırıyor.

Yani ne yaparsak yapalım emeklerimizin karşılığı yabancının yolunu tutuyor.

*Peki, yabancı sermaye girişi ne zaman durur? Yabancılaşma devam ettiği
sürece durmaz.*

Yok, eğer bir milli hükümet, bu iş böyle gitmez, emme basma tulumba gibi
bizi talan ediyorsunuz derse sıcak para o gün durur.

Elin oğlu enayimi, bu ekonomik düzeni savunanların dışında başka bir
siyaseti desteklesin.

9.4.2010, [email protected]

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap