Dünyayı çepeçevre saran "Ozon Tabakası" sizlere ömür...
Sağlığında iyi bilirdik kendilerini.
Bu ozon tabakası denen, zırh, Dünyanın etrafını kuşatır ve güneşin
zararlı ışınlarından bizleri korurdu.
Sonra ne oldu bu ozon tabakasına?
Yandı, bitti, kül oldu... Birileri, kül olmadı da, azıcık, "delindi,"
diyorlar.
Peki, öyle diyelim. Ya ozon tabakası azıcık delinince ne oldu?
Güneş, bu delilen aralıktan dünyaya zararlı ışınlarını göndermeye
başladı.
Bu zararlı ışınların sonuçları ise, kısaca şunlar:
1.- Güneş ışınlarının zararlı etkisi canlılar üzerinde tehlikeli
gelişmelere neden oldu ve ölümcül hastalıkların ortaya çıkması
sonucunu doğurdu.
2.- Kuzey kutbundaki buzlar erimeye başladı. Bu erime, yakın
gelecekte, denizlerin yükselmesine ve Dünya yüzeyinde önemli ölçüde
kara alanlarının sular altında kalmasına neden olacak.
3.- Etkili iklim değişmeleri, doğadaki dengeyi alt üst etti; ve
etmekte de devam ediyor...
4.- Şiddetli fırtınalar, yerel su baskınları, doğal afetler, hemen
ardından büyük kuraklıklara yerini bırakıyor. İnsan sağlığı ve doğanın
dengesi tarumar oldu; olmakta devam ediyor...
Devam edelim mi; yoksa bu kadarı yeter de artar mı, diyorsunuz,
bilmiyorum...
Gerçek çevrecilik, sahile atılmış birkaç çöpün hedef alıp, bunları
temizlemekle sınırlı bir bilinç körlüğü değildir. Çevre bilinci,
doğanın dengesini bozan gerçek nedenleri tespit ederek, sürdürülecek
mücadeleyi bu nedenlerin üzerine yönlendirme ile ilgili olgudur...
Peki...  Nedir bu ozon tabakasındaki yırtılmanın temel nedeni?..
Bu soruya, kapitalizmin insan mutluluğunu sağlayan yegane rejim
olduğunu savunan neo-liberal liboşların cevaplamalarını isterdim...
Doğanın biz canlılara bahşettiği olağanüstü bir koruyucu olan ozon
tabakasını bir çırpıda delip geçen neden ne; etken ne?..
Buyurun, söz sizin, neo-liberal zübükler!
Hani nerede insanın mutluluğu?
Her şey insan için, sloganına ne oldu?
Sesleriniz niçin kısık; boğazlarınıza düğümlenen soru işaretlerinin
cevap anahtarları nerede?
Ozon tabakasının delinmesi, insan bencilliğini ve hırsını sınırlayan
engellerin ortadan kaldırılmasının yarattığı insan sağlığını tarumar
eden vahşi bir sonuçtur!..
Kapitalizmin o ünlü, "Bırakınız yapsınlar; bırakınız geçsinler"
felsefesinin ders alınması gereken bir ürünüdür...
Buyurun bıraktık... Buyurun geçin... Peki, nedir doğanın getirildiği bu
yer?.. Nedir Dünya'nın ulaştırıldığı bu "bırakılmış" hal?
Bir yanda açlar, bakımsız insanlar, yoksullar; öte yanda üzerlerine
bomba yağdırılan , sortiler düzenlenen halklar, milletler, soylar,
soplar; bir diğer tarafta da, koruyucusundan yoksun kalmış doğanın
bozulan dengelerine kurban edilmiş binlerce, onbinlerce, yüzbinlerce
insanlar... İnsanlar!
Mutlu değil; mutsuz insanlar.
Zengin değil; yoksul insanlar.
Her şey, üç-beş bencil, acımasız ve kaba insan müsvettesi için...
Ve "Bütün yollar Washington"a çıkacak", şekilde ayarlanmış bir
düzen...
Suyun başında onlar.
Petrolün başında onlar.
Kara paranın, uyuşturucunun, saldırganlığın dümeninde onlar.
Haydi verin bakalım doğanın dengesini bozmanın hesabını.
Buyurun faturayı... Haydi, ödeyin.
Gün hesap günüdür.
Gün, bütün bu olup bitenlerinin defterinin dürülüp; bilançosunun
çıkartılıp; faturanın muhataba tebliği günüdür.
Bilmeyenlere, unutanlara, ilanen duyurulur: Türk Ticaret Kanunu'na
göre, faturaya itirazın süresi 8 iş-günüdür.
Ancak, önce ödenecek faturanın tutarı...
Sonra görülecek muhatabın itirazı.
Bugün Salı; öbür gün Çarşamba... derken, Mayıs, sonra Haziran, sonra
Temmuz...  2011'e girdik, gidiyoruz. Sonra, yeniden Ocak,şubat, Mart,
Nisan... Sonra bir kez daha Temmuz-Ağustos... Hay Allah nasıl da geçiyor
günler...
Sahi seçime ne kadar kaldı?..
Şu bizim yukarıdaki defterde dürüle dürüle, yer kaldı mı, ne
dersiniz?..
Haa?.
Sahi ne dersiniz?

www.souyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap