Çocukluğumuzun 23 Nisanlarında, yanakları al al, gürbüz bir çocuğu
seçer, kentin belediye başkanının ya da ülkenin başbakanının koltuğunu
bir günlüğüne oturturlardı...
Şimdilerde de yapıyorlar mı, bilmiyorum.
Ancak bugünkü manzara oldukça değişik.
Türkiye'nin kasası kendisine emanet edilen kişi... Yani Maliye Bakanı'na
bakıyorsunuz... Ve öylece bakakalıyorsunuz..
Bakakalıyor ve apışıyorsunuz...
Şaşırmaktan da öte, aklınızı tımar edip, sabrınıza söz geçirmeye
çalışıyorsunuz.
Neden mi?..
İşte nedeni:
Devletin kasası kendisine emanet edilmiş olan Maliye Bakanımız Sayın
Mehmet Şimşek'in Devlet'in Resmi Gazetesi'nde yayınlanan "resmi"
kimliği şöyle:
-       Mehmet Şimşek, 9 Ağustos 2006 tarihinde onaylanan Bakanlar Kurulu
kararında "403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 2383 sayılı kanunla
değişik 22. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığı'nın 26.7.2006 gün ve
2422 sayılı kararıyla Türk Vatandaşlığı'nı korumasına izin verilmiş
olup aynı zamanda Birleşik Krallık (İngiltere) vatandaşıdır.
Mehmet beyin sayın eşinin de ismi, Annalise.
Sayın bayanın soyadı ise, Türkiye hudutları içinde geçerli olmak
üzere, kanun gereği, Şimşek...
Annalise hanım, eşinden bir yıl sonra ve 22 Temmuz 2007 seçimlerinden
sadece 20 gün önce Türk vatandaşlığına kabul edilmiş...
Annalise bacımız türban takıyor mu, bu konuda güvenilir bir bilgiye
sahip değiliz... Aslında araştırmaya da gerek duymadık. Ancak "dininin
bütün" olduğu yakın çevresine yayılan söylentiler arasında...
Ama... "Dini bütün" olduğu rivayet olunan Sayın Annalise bacımızın
inancının hangi hazreti peygambere yönelik olduğu hakkında bir
bilgimiz yok...
Türk vatandaşlığının da eklenmesi ile daha da zenginleşen kişisel
listesine göre, Misis. Şimşek, aynı zamanda ve halen, üç farklı
ülkenin vatandaşı: Amerika, İngiltere ve Türkiye...
Saf kan bir Türk vatandaşı olarak bu renkli çerçeve karşısında ne
söylenir bilemiyoruz. İçimizden Missis Şimşek hanımefendiye iyi günler
dilemek, geçiyor. Hayırlı işler temenni etmek geçiyor
-       Hayırlı memleketler Şimşek ailesi, tez zamanda hacı da olursunuz,
inşallah, demek geçiyor
Geçiyor... Ve geçiyor.
Türkiye ne günlere geldi.
Ne kadar da modern oldu...
Nasıl da postmodern siyasilere kavuştu.
Türkiye'nin kasasının emanet edildiği kişi, aynı zamanda bir başka
ülkenin vatandaşı...
Sayın eşi, ayrıca üç ülkenin vatandaşı...
Şimdi...
Peki şimdi ne yapmalı?.. Ve yapılacak şeyi, nasıl yapmalı?..
Bizce, ilk yapılacak şey; Mehmet Bey ve Annalise hanımefendi çiftinden
olacak nur topu gibi bir aslan yavrusunu önümüzdeki 23 Nisanlardan
birinde, Ulasal egemenliğimizin bir nişanesi olarak, bir günlüğüne
başbakan yapmalı.
Böylece, farklı dinlere, değişik kültürlere ve uluslar arası finans
çevrelerine eşit mesafede durarak, çağdaş laikliğin de görkemli bir
örneğini sunmuş oluruz dünya kamuoyuna...
Sırtını uluslar arası finans kuruluşlarına daya, kimliğine bu
kuruluşların anavatanlarının resmi mührünü vur ve sonra gel, bu ülkeyi
yönet...
Ülkenin ekonomisini "benzet!.."
23 Nisan Çocuk Bayramınız kutlu olsun sayın Bay Şimşek ve Sayın
Annalise bacı...
23 Nisan Egemenlik Bayramınız kutlu olsun aziz milletim!..

www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap