Toplumsal değerlerin içini boşaltacak, köşe dönücü felsefeyi baş tacı
edeceksiniz.
Sonra, boşalttığınız her bilinç haznesinin içini hurafelerle
dolduracaksınız.
Sonra, okullardan aydınlık düşüncenin temellerini kazıyıp,
kurutacaksınız...
Ve sonra da, ulaştığınız durumun koşullarına göre, kafanızın içindeki
hedefin, "kanlı mı; kansız mı," gerçekleşeceğine karar verip,
uygulamasına geçeceksiniz...
Ve derken, işini bilir bir reklâmcı kurnazlığı içinde bu ülkenin kalbi
sayılan bir koca şehri "Dünya Kültür Merkezi" ilan edip, milletin
gözüne "yağlı" boya süreceksiniz...
Ve bütün bu "iş"leri başarmış olmanızdan bahtiyar, yağdanlıklarınızın
alkışları arasında sırt üstü yatıp keyfinize bakacak ve bu ülkenin
değerlerini pazarlayarak elde ettiğiniz rant ile ülkeyi yönetip,
"libor farkları"nı sayacaksınız...
Sonra ülkenin medyatik vitrinine bir kültür kenti olarak
yerleştirdiğiniz o güzelim şehrin biçare insanlarının Aya Yorgi
Kilisesi'ni hınca hınç doldurarak dilek tutmalarını, gerçek üstü
güçlerden medet umar duruma düşmelerini, ılımlı İslam akideleri içinde
tespih çekerek, seyreyleyeceksiniz...
Evet, geçtiğimiz Pazar günü, genci yaşlısı tam 37.000 İstanbullu Aya
Yorgi Kilisesi'ne koştu...
Aya Yorgi, bir Ortadoks kilisesi...
Kiliseye koşanların büyük çoğunluğu ümmet-i Müslüman yurttaşlar...
Amaçları niyet tutmak.
Dilek adamak.
Hazreti İsa'dan bir şeyler istemek; bir şeyler ummak.
Gazetelerin yazdığına göre tutulan niyetlerin konusu üç ana başlıkta
toplanıyor:
İş!..
Aşk!..
Sağlık!..
-       Allahım bana iş bul...
-       Tanrım bana zengin bir koca ve boynuz taktırmayacak bir eş nasip ve
niyaz et!..
-       Allahım bana sağlıklı ve uzun bir ömür ver...
Umut insanı dik dağlardan aşırır.
Umutsuzluk ise, böyle acıklı durumlara düşürür...
İçinde yaşadığımız ülkenin durumu, her geçen gün daha da acıklı bir
mecraya doğru sürüklenmektedir.
Bu mecranın umutsuzluk manzarası, yukarıda sözünü ettiğimiz 37.000
rakamı ile sabittir. Peki ya milletimizin umudunu ortaya koyan rakam
hangisidir?..
 Sıkı durun... Sizlere 23 Nisan akşamı Star televizyonunun ana haber
programında söz edilen bir rakamı aktaracağız:
Evet... 23 Nisan günü, Anıtkabiri, [ana haber programının yayına girdiği
saate kadar] ziyaret edenlerin sayısı tam 148.414 kişidir...
Her kentte bir Anıtkabir olsa bu sayının kaça varacağını gelin siz
hesaplayın.
İşte Türkiye halkının umudunu bağladığı ilkeler, yön ve yol budur...
Bunca yıl sonra eline alıp yürümek istediği bayrak budur.
Aynı saatlerde Cumhurbaşkanlığı köşkünde 23 Nisan "resepsiyonu"nun
oluşturduğu bir kalabalık vardır.
Bu kalabalığın içine bu ülkenin Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları
katılmamaktadır.
Yüksek yargı organları başkanları katılmamaktadır.
Ana muhalefet partisinin lideri katılmamaktadır.
Bu katılmama "eylemi," üzerinde dikkatle durulması ve altı koyu
kalemle çizilmesi gereken bir mesajdır.
Ve süzebildiğimiz kadarı ile bu mesaj, "resepsiyon"u düzenleyenleri
değil, halkı hedef alan bir "söylem"dir...
Bu söylem duyulmalı, anlaşılmalı ve içeriğindeki mesaj kitlelere
ulaştırılmalıdır!..

www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap