* 01 Mayıs 2010
                                     Yeniçağ Gazetesi*


*Sabahattin ÖNKİBAR*

[email protected]

AKP kapatılmazsa Cumhuriyet ve çoğulculuk kapatılacak!

Lafı hiç dolandırmadan en son söyleyeceğimi baştan
söyleyeyim.
Evet, AKP derhal kapatılmalıdır.
Yok bu yapılmayıp gaflet uykusuna devam edilirse, bu ülkede sadece çoğulcu
sistem değil, aynı zamanda Cumhuriyet de kapatılacaktır.
Evet AKP, rejimi yani demokratik sistemi kurtarma adına kapatılmalıdır.
Bugüne kadar biz de kapatma işini yargı değil halk yapsın diyorduk ama
gelinen noktada iş değişmiştir.
Öyle çünkü kurulan baskı ve karartma ortamında toplum vicdanının objektif
olarak tezahür etmesi asla ve kat'a mümkün değildir.
Dolayısı ile böylesi süreçlerde hukuk devreye girer, zira hukuk zaten bunun
için vardır!
İnsaf ile cevap verin, bugünün Türkiye'si sanal ve gerçek diye iki ayrı
fotoğrafda değil midir?
Yaşanan yüzyılın rekor işsizliği, yoksulluğu ve soysuzluklarına  rağmen,
yapay olarak estirilen uzaya ışınlanmış kalkınan Türkiye resmi  ile kitle
vicdanları manipüle edilmiyor mu?
Keza adalet arama maskesiyle, adalet katledilmiyor mu?
Çetelerle mücadele adıyla, kendine yandaş çeteler ikame edilmiyor mu?
AKP kendi bürokrasisini, kendi medyasını, kendi zenginini ve hatta kendi
burjuvazisini yaratmıyor mu?
Kısacası Cumhuriyet'in umdelerine rövanş olacak şekilde adım adım yeni bir
Türkiye'nin zeminleri yaratılmıyor mu?
Üstelik bütün bunlar tramvay olarak tanımladıkları demokrasi  kullanılarak
yapılıyor!
Böylesine karartılmış bir iklimde kim şekli bir sandığın gerçek vicdanı
yansıtacağını düşünebilir?
Kim sandığa atılacak oyun doğru olarak açıklanacağını taahhüt
edebilir?
Bazıları farkında değil, AKP demokratik sistemin içinde yer alan yarışmacı
bir parti değil, rövanş heyetidir! Dolayısı ile ondan parti reflekslerini
beklemek ham hayalciliktir.
Burada altını çiziyorum, AKP gitmemek ve hedefine ulaşmak için akla hayale
gelmeyecek her türlü çılgınlığa yani seçim oyununa başvuracaktır.
Öyle çünkü iktidardan gitmek demek, AKP'nin yok olması ve lider kadrosunun
Yüce Divan'da hesap vermesi demek!
Sorarım size bu durumda olanlar her şeyi ama her şeyi göze almazlar mı ki
aynen almışlardır.
Peki bu nasıl mı olacak?
Bakın TSK'yı hallettiler, dış dinamikler zaten onlarla kol kola, tahayyül
edilemeyecek miktarda paraları var, hem hükümet hem belediyeler yani
devletin tamamı ellerinde, medyanın yüzde 90'ına direkt ya da endirekt
olarak egemenler. Böyle bir yığınakla halk  vicdanı doğru olarak tecelli
etmez, ettirmezler.
Ne mi yaparlar?
Seçimi yitirme riskini gördükleri an önüne gelene çamur atıp içeri de
atarlar, halkı türlü tezgahlarla da yanıltırlar yani akla hayale gelmeyecek
her şeyi yaparlar.
Sakın bana bu kadarını yapamazlar falan demeyin!
Çok değil, 3 yıl önce PKK mücadelesinin kahramanı Genelkurmay Özel Kuvvetler
Komutanı Engin Alan bir gün gelecek hapse atılacak denseydi inanır mıydınız?
Bugünkü Türkiye'de artık olmaz, olmaz!
Buradan hareketle bağımsız yargı, kendini de tasfiye edeceği artık aleniyet
kazanan bu siyasi rövanş güruhuna adalet kavramından hareketle dur demeli
yani hukukun emrettiği biçimde davayı açıp bu partiyi behemehal
kapatmalıdır!
*DESTEKSİZ...*
*Darbenin Başbakan'ı Dalan mı Hisarcıklıoğlu mu?**
*Dünkü gazetelerin manşetlerinde Bedrettin Dalan'ın darbecilerin Başbakan
adayı olduğu iddiaları vardı. İyi de bu aday Rifat Hisarcıklıoğlu değil
miydi? Çok değil iki ay önce TOBB Başkanının darbecilerin Başbakan adayı
olduğu yine manşetlerde değil miydi? Bu darbeciler manyak mıdır? Bu ülkenin
bir tane Başbakanı'nın olacağını bilmiyorlar mı? Görüyorsunuz hadise artık
çadır tiyatrosuna dönmüştür. Medyada yer bulsun diye destekli olup
olmamasına bakmaksızın habire sallıyorlar. Amaçları zihin bulandırmak ki
literatürde buna psikolojik operasyon diyorlar.
*VİCDANA DAVET...*
*Rahşan Ecevit'in Recai feveranı!*
Ecevit'in koruma müdürü Recai Birgün'ün Anayasa değişiklikleri oylamasında
AKP ile birlikte hareket eden tutumunu eleştiren yazımız üzerine Demokratik
Sol Halk Partisi önderi Rahşan Ecevit'den mesaj geldi. Rahşan Hanım
mesajında tabir yerinde ise feveran ediyor ve Recai ile onun gibilerini
ikinci tur için vicdanlı davranmaya davet ediyor. Rahşan Hanım, Recai Birgün
ve benzerleri eğer bunu yapmazlarsa tarihin onları nankörlük ve ahde
vefasızlığın sembolü olarak kayda geçireceğini söylüyor... Burada bir
parantez açalım ve  nankörlük noktasında Rahşan Hanımın yüzde yüz haklı
olduğunun altını çizelim. Evet Ecevit'ler olmasaydı Recai, bir milyar yıl
yaşasa bile bilinen kapasitesi ile asla mebus olamazdı.
*ÖLÇÜ...**
**Başbuğ ve Emre Taner'in**
**görev süreleri!*
Yandaş ya da besleme medya aklınca İlker Başbuğ'un görev süresini
sorguluyor... Neymiş efendim İlker Paşa Nisan'da 67 yaşını doldurmuşmuş da,
bundan sonraki tasarrufları geçerli olamazmış! Yahu din bezirganı türediler,
Genelkurmay Başkanlarının göreve ne zaman ve nasıl gelip gittikleri kayıt
altında. Yani muamma olan, bilinmeyen hiçbir şey yok. Amaç askere ve
Başbuğ'a çamur atmak ya, sallıyorlar işte... İlginçtir bu dinci besleme
medya, uzatmalarla yaşı neredeyse 69'a gelen MİT Müsteşarı Emre Taner için
böyle bir haberi hiç yapmadı çünkü Emre Taner, Kürt açılımı işinde AKP ile
yoldaş... Görülüyor ki ölçü yoldaş olmaktan geçiyor... Benim anlamadığım
şey, İlker Başbuğ'un bu yayınları yapanlar hakkında bildiklerini taahhüt
etmesine rağmen milletle niçin paylaşmadığıdır? Bu sırları kime ve neye
saklıyorsa!

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap