07 Mayıs
2010
Yeniçağ
  <http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=13136>
 <http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=13151#>

   *Sabahattin ÖNKİBAR*
[email protected]

 Yavşak kim?

Mukaddesat simsarı marjinal Vakit Gazetesinin Ankara Temsilcisi Serdar
Arseven'e göre, Anayasa değişikliği oylamasında *parti kapatma değişikliği
teklifine hayır diyen AKP'li vekiller hem namert, hem yarasa ruhlu Brütüs,
hem de yavşakmış!
*İki gündür mebuslarına yavşak diye hitap edilen AKP'den kıyameti
koparmasını bekliyorum tık yok!
Düşünüyorum da bu suskunluk yoksa yapılan ithamın parti önderliğince kabulü
ve onayı anlamına mı geliyor?
Öyle ya sair zamanlarda partisine en küçük sataşmalarda bile ortalığı yıkan
Tayyip Bey nasıl oluyor da partili milletvekillerine açıktan küfür
edilmesine bu  biçimde suskun kalıyor!
Diyeceksiniz ki Serdar Arseven'i muhatap almıyor!
İşte bu mümkün değil!
Niçin mi?
Serdar Arseven biatçı güruhün önde gelenlerinden de ondan!
Arseven, Başbakan'ın özel uçağına çağırdığı ve fısıldaştığı medyadaki
çekirdek kadronun mensuplarından biri!
Görüldüğü gibi var olan tablo kafa karıştırıyor!
Önce Başbakan'ın gölgesi konumunda olan Faruk Koca'nın bazı isimleri  alenen
deşifre etmesi ve akabinde yavşak küfürü!
Lafı dolandırmadan söyleyeyim, bu iki olay sonrasındaki AKP liderliğinin
suskunluğu, sanki bazı şeyleri haykırıyor gibidir!
Mesela neleri mi?
Oy verme şüphelisi olarak görülen milletvekillerinin üzerlerinin kesinlikle
çizildiğini!
Öyle olmasaydı Başbakan arkadaşlarım der sahiplenirdi!
Sahiplenmediğine göre bazıları hala, "Ben Tayyip bey için kendimi uçurumdan
atarım" dese de nafile o iş bitmiştir!
Ama bundan da önemli olan tarafı bu hadisenin AKP'nin ne olduğunu bir kez
daha ortaya koymasıdır!
Görüyorsunuz AKP liderliğine bir karşı tavırda anında dışlanıyor, hedefe
oturtuluyor ve yavşaklıkla itham ediliyorsunuz!
İyi de hani bu AKP özgürlükçüydü, demokrattı, her fikre ve bakışa saygı
duyardı?
Görüyorsunuz bunların özgürlükçülüğü kendilerine karşı çıkılana kadardır!
Bu hadise ile bir kez daha tescillenmiştir ki, demokrasi AKP ve güruhu için
amaç değil araç yani tramvaydır!
*Yeni çıkan kitaplar
*YENİ ÇIKAN KİTAPLAR: 1) Toplumsal Dönüşüm yayınlarından Sevgili Kurtul
Altuğ'un Ordu, Siviller ve İhanetler eseri. 2) Toplumsal Dönüşüm
Yayınlarından Mehmet Arif Demirer'in ait Lozan'da Petrol Kavgası adlı
kitabı. 3)Cumhuriyet kitaplarından İlhan Taşçı'nın Cüppeli Adalet adlı
kitabı. 4) Toplumsal Dönüşüm Yayınlarından Aydın Batu'nun Yeni Osmanlı
Cumhuriyeti adlı kitabı. 5)Toplumsal Dönüşüm Yayınlarından Halil Nebiler'in
Türkiye'de Şeriatın Kısa Tarihi adlı kitabı. 6)Paraf Yayınlarından Ömer
Serim'in Ver Bir TV Bol Küfürlü Olsun kitabı.
*İNSAF YA HU!..*
*Milli Şef günleri bile bugünden aydınlıktı!
*Bir siyasi lider düşününüz ki kendini savunma adına onlarca yıl önceye yani
savaş yıllarındaki uygulamalara ihtiyaç duysun!
Bu isim malum Tayyip Erdoğan'dır.
Eylem ve tasarruflarının faşizmle  özdeşleştiği iddialarına tek tek, hayır
bu iddialar doğru değil diyerek savunacağına, o kendini İsmet İnönü ile
kantara çekiyor!
Yahu Cumhurbaşkanı olarak İnönü zaten demokrasi öncesinin önderi, dolayısı
ile öyle bir rejimde eleştirilecek şeyler elbette  olacaktır!
Ama insaf ile söylemek lazım, İsmet İnönü asla Hitler değildi ve olmadı!
Belki milleti açlığa ve özgürlüğe muhtaç etti ama bu ülkenin çocuklarını
babasız bırakmadı, yani ülkeye savaşa sokmadı!
Özgürlük sorunu ise dönemin gereğiydi. Ne yani Tek Parti döneminde insanlar
özgür değildi de, benim de devlet adamlığına hayran olduğum Abdülhamit
döneminde insanlar özgür müydü?
Tayyip Erdoğan'ın bu yaptığı tek kelime ile mugalata ve de saptırmadır!
Erdoğan hala klasik kaşımaları yapıyor, amacı dün ile bugünü örtmektir!
Toplumun infialinden çekinmese Atatürk'e de dil uzatacak da, güvenemiyor!
Başbakan iyi-kötü onlarca yıl öncesini bırakmalı ve bugünlere bakmalıdır!
İsmet İnönü'nün yaptıkları yanlış idi ise, millet onu sandıkta
değerlendirmiştir.
İddia ederek yazıyorum, bugünün Türkiye tablosu, benim de zaman zaman
eleştiri getirdiğim Milli Şef  dönemi tablosundan,on kere, yüz kere, bin
kere daha vahim ve de ceberutluklarla doludur!
Öyle, çünkü Milli Şef döneminde en azından birilerini imha adına suçlar
uydurulmamış ve intikam kurumları ihdas edilmemiştir!
Keza Milli Şef döneminde Türkiye yabancılara peşkeş çekilmemiş ve ülke
ipotek altına sokulmamıştır.
Ülkenin Telekom'u gibi, limanları gibi, çimento fabrikaları gibi en temel
değerleri yabancıya peşkeş çekilmemiş, tersine o kıt imkanlara, yani savaş
yıllarına  rağmen yenileri yapılmıştır!
Bitmedi, Milli Şef döneminde bu ülke milliydi, kendi savaş sanayisi vardı,
kendi başına karar alabiliyordu, oysa bugün bu söz konusu bile değildir.
Bugün ülkenin savaş uçakları bile ABD istemese ateş edemeyecek haldedir!
Tayyip Erdoğan iflas eden esnaf misali eski  alacak defterlerini
karıştırıyor!
Nafile, eski alacak yani yanlışlarla bugünün çirkinliklerini örtemezsin
Sayın Başbakan!
Yukarıda söyledik, bu millet eskinin hesabını, onlarca seçimle gördü, hiç
kuşkun olmasın ilk seçimde senin de hesabını görecek!

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap