Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ile açıktan açığa oyun oynanmaktadır.
Hem içeriden, hem dışarıdan…
Birbirlerine “türlü çeşitli” iplerle bağlı, her nevi çıkar
ortaklıkları ile kenetlenmiş olan bir “koalisyon,” Türkiye’ye karşı a-
simetrik, simetrik, paralel, a-paralel… Her neyse, hepsiyle birlikte
ve hep beraber topyekûn bir savaş açmış durumdadırlar…
İçeride Türkiye’yi, “laiklik karşıtı eylemlerin odağı durumu”ndaki bir
siyasi parti yönetmektedir.
Yurt dışında Avrupa Birliği’ni oluşturan güçler, milletin egemenliğine
tevdi olmuş bulunan “egemenlik hakkı”nı “devir ve temlik” almak için
çalışmaktadırlar…
Hiçbir şey vermeden, hepsini birden almak ve bu ülkeyi, kaynakları ile
zenginlikleri ile, topraklarını bölerek teslim almak istemektedirler…
Avrupa Birliği ülke siyasetinde iktidardaki partiyi desteklemektedir.
İktidardaki parti de, Avrupa Birliğini kayıtsız ve şartsız
desteklemekte, önüne atılan her yemi çiğneyerek, hazmetmekte ve
kendisine verilen her talimatı sorgusuz sualsiz yerine getirmektedir.
Bu bir ortaklıktır…
Birlikte tavır alıştır.
Atlantik ötesinden alınan talimatların Brüksel’de onaylatılması
sonrasında uygulanması yönündeki bir işbirliğidir…
Gelin bu söylediğimiz şeyleri somuta indirgeyelim…
Avrupa  Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin geçtiğimiz Haziran ayında
yapılan toplantısında Türkiye ile ilgili olarak alınan karardan birkaç
örnek verelim:
Söz konusu karar metninde;
       Türkiye'nin Güneydoğu'su Kürdistan olarak geçmektedir…
       Türk Ordusu’nun Güneydoğu'daki varlığı işgalciliktir…
       Türk Silahlı Kuvvetleri Güneydoğu’da Kürtleri katleden bir faaliyet
yürütmektedir…
       Kıbrıs'ta Türk askeri, işgal kuvveti olarak görev yapmaktadır…
       Türk askeri “faşist” niteliktedir…
       Türkiye’de azınlıklar sorunu vardır…
Şimdi biraz sıkı durun…
Bu metnin altını imzalayanlar arasında kim var biliyor musunuz?
Tabii ki, bu türden politikaları yürütmeyi kendisine görev yapan “Türk
düşmanı” bir müfreze…
Evet, bu olay, kanıksadığımız çok olağan bir gelişmedir, ancak…
Bir kişi daha var bu aynı metni imzalayan…
Evet… Bu kişi, Türkiye'nin İktidar Partisi tarafından “temsilci”
olarak atanmış bulunan AKP milletvekili Mevlut Çavuşoğlu’dur…
Evet… Evet ve evet!..
Bu nokta, sözün bittiği yerdir!
Ama biz devam edelim…
Sözünü ettiğimiz kararın bir başka bölümünde, “Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde kalan Ege adalarının Rum isimleri ile anılmasına”
karar veriliyor…
Metnin bu kısmı altındaki imzalar ise daha da kalabalık.
Buyurun okuyun:
       Mevlüt ÇAVUŞOĞLU - AKP Antalya Milletvekili
       Ruhi AÇIKGÖZ - AKP Aksaray Miiletvekili
       Lokman AYVA - AKP İstanbul Milletvekili
       Mesude Nursuna MEMECAN - AKP İstanbul Milletvekili
       Özlem Piltanoğlu TÜRKÖNE - AKP İstanbul Milletvekili
       Mehmet Sayım TEKELİOĞLU - AKP İzmir Milletvekili
       Mustafa ÜNAL  - AKP Karabük Milletvekili
       Erol Aslan CEBECİ - AKP Sakarya Milletvekili
Metni imzalamayanlar ise şunlar:
•       Yıldırım Tuğrul TÜRKEŞ - MHP Ankara Milletvekili
•       Ertuğrul KUMCUOĞLU - MHP Aydın Milletvekili
•       Vildan KELEŞ - CHP İstanbul Milletvekili
•       Haluk KOÇ - CHP Samsun Milletvekili

Nasıl, bir yerinize not edebildiniz mi?..
Sanıyoruz, yakında lazım olacak bu bilgiler…
Kaleminiz mi yok?..
Bu hayat pahalılığında kaleme verilecek paranın sırası gelmedi
demek?..
Hay Allah!.. Hay Allah!

www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com


-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap