*Rifat SERDAROĞLU* - İzmir - 10 Haziran 2010 Perşembe ------------------------------
*Kim o kurtlar?* [image: Kim o kurtlar?] İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi(Ergenekon Mahkemesi) Başkanı Köksal Şengün, telefonunun "teknik dinlemeye" takılması, bu konunun kendisine bildirilmemesi ve olayın basına servis edilmesiyle ilgili olarak şunları söyledi; "Bunlar hoş şeyler değil. *Asıl yönlendirme bu şekilde olur.* Beni ailevi olarak bir süre etkiler belki, ama iş olarak beni etkilemez. Bu saatten sonra biri gelecek bana (Bunu al,bunu tut), olacak şeyler değil bunlar. *Bir mahkemenin üzerine bu kadar gidilmez.* Ne yaparlarsa yapsınlar bir şey alamazlar. Olmaz, olamaz. Bu saatten sonra hiç olmaz. *Bizim eğilme şansımız yok, biz pat diye kırılırız*. Çok ağır şeyler de söylerim. Yeri ve zamanı değil. Ayrıca terbiyem de müsaade etmez. *Aslında kurt içimizde, dışımızda değil. Böyle yapılarak soruşturma yönlendiriliyor.* Basına falan şey yapmaya gerek yok. *Basına servis yapan belli gruplar var.* Basın gidip de kasayı açıp da çıkarmıyor bunları. *Yargıya bu kadar karışmak hiç kimsenin işine*yaramaz. Hiçbir grubun yararına değil. *Yarın es kaza iktidar değişirse bunun hesabını başkaları sorar*. Bu hiç kimseye yaramaz. Kimse bundan kâr ummasın." Bu sözler aynen, noktasına virgülüne kadar Türkiye'nin en önemli davasına bakan mahkeme başkanı Köksal Şengün'e aittir. Bunlar ayaküstü, düşünmeden söylenen sözler değildir. Sadece insani değil, mesleki sabrının da sonuna gelmiş kıdemli bir hakimin, bilerek, isteyerek yaptığı bir yardım çağrısıdır. Ömrünü adalet dağıtmaya vermiş kıdemli bir hakimin feryadına kulak verecek kimse yok mu? Bir ülkede bir Adalet Bakanı, bu ağır suçlamalar karşısında ne yapmalıdır? Tüm bu olayların birinci derecede sorumlusu olan bizim Antakyalı Bakan ne yapar, bilemem ama, herhangi bir Avrupa ülkesinin Adalet Bakanı olsa, en azından şu soruları sorar, hem gereğini yapar, hem de milletine döner ve *"Kimse merak etmesin, yargının içine giren kurtları temizledim, ülkemizde yargı bağımsızdır. Mahkemelerimize ve Yargıçlarımıza güvenmeye devam edebilirsiniz" der, ya da gereğini yapamazsa istifa ederdi. **Adaleti kim veya kimler yönlendirmeye çalışıyor? *Mahkemenin üzerine gidenler kimlerdir? *Size eğilmeniz veya pat diye kırılmanız için baskı yapanlar kimlerdir? *İçinizdeki kurt veya kurtlar kimlerdir? Bunlar, mahkemeyi nasıl yönlendiriyor? *Kasaları açıp, basına servis yapan gruplar kimlerdir ve bunların Hükümetle ilişkileri nedir? *Yargıya karışanlar kimlerdir? *İktidar değiştiğinde kime, neyin hesabı sorulacaktır? Türkiye'de bağımsız yargı, AKP Hükümeti tarafından, *"AKP Yargısı"* haline getirilmek istenmektedir. Bu işin sonunun nereye gideceğini çok iyi bilen Cemil Çiçek ve Mehmet Ali Şahin'e Adalet Bakanı olduklarında istediklerini yaptıramayan Tayyip Bey, *"Ali Dibo"* lakabıyla tanınan, acemi bir siyasetçiyi Bakan yaparak ona suç işlettirmektedir. Bir ülkede, kıdemli hakimler ve yüksek yargı mensupları "*telefon dinlemesinden"* ve adalette yapılan yanlışlıklardan şikayet edebiliyorlarsa, gariban vatandaş ne yapacak? Milletin üstüne kara bir bulut gibi çöken,artık bir paranoya haline gelen bu *"korku"* ortamını kim yırtıp atacak? Barolar, yüz binlerce Avukat, Hukuk Fakülteleri, bu fakültelerin öğretim görevlileri, bilim adamları, Allah aşkına ne işe yararsınız sizler? Bu fakir millet sizleri boşuna mı okuttu? Sizlerin işiniz sadece para kazanıp, bu feryatlara kulaklarınızı tıkamak mıdır? Ne yapalım diyorsanız; en basitinden bu yapılan adalet cinayetlerini öğrencilerinize anlatın, birer mesajla bunları protesto edin. Hiçbir şey yapamıyorsanız, bana görüşlerinizi bildirin, ben sizin isminizden bahsetmeden, kendi ismimle bu yazılarınızı yayınlayayım. Biliyorum, çok az sayıda medya kuruluşu *"Türk Milletinin Medyası"* gibi davranıyor. Hiç önemli değil, bunların tümünün tirajından kat kat fazla okunan internet medyası var. Elbette görüşlerinizi duyuracak bir yer bulabilirsiniz. Lütfen düşünün; Televizyonların, gazetelerin ve iletişim araçlarının olmadığı bir zamanda, Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ve arkadaşları, her türlü engellemeye rağmen Türk Milletini nasıl kendilerine inandırıp, kurtuluş savaşını kazanmayı başardılar? İnanın bizim işimiz daha kolay. Hiçbir şey bulamazsanız, önünüze gelene doğruları anlatın, yeter. Sizler gibi kıymetli bilim insanlarının verdiğini, Türk Milleti severek alır, kabul eder... Köksal Şengün'ün, içimizde var dediği *"ağaç kurtlarını"* çıkarıp atmazsak, Adalet Çınarı çürümeye devam edecek! Adalet, devletin hazinesidir. Hazinemizin içindeki bu cemaat ve tarikat kurtçuklarını önce teşhir edeceğiz, sonra da teker, teker ayıklayacağız. LÜTFEN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYINIZ http://www.egedesonsoz.com/?sayfa=kose-yazilari&kyID=1535&ky=kim-o-kurtlar? YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
