Kimden: BİLGİ NOTU



 *Teröristle empati kuran zihniyet /** **Fatma Sibel YÜKSEK*
 ------------------------------

*"Ocağına ateş düşen sadece 11 askerin ailesi değil. Kandırılmış çocukların
aileleri de acı çekiyor. Şimdiye kadar sorunları hep buzdağının ardına
gizledik. Zamanla sorunlar kabardı. Buzdağının erimesi bazılarını rahatsız
ediyor..." *
 ------------------------------



 Bu sözü söyleyen kişi Türkiye Cumhuriyeti'nin Devlet Bakanı. İsmi, Egemen
Bağış...



Oldum olası Bakan olmayı arzu etmişti. Kendisine *"Başbakan'ın
tercümanı"*denilmesine çok bozulur,
*"Ben Sayın Başbakan'ımızın tercümanı değil dış politika danışmanıyım"* diye
düzeltme yapardı.



Kendisiyle ilgili kayıtlara geçmiş olan en talihsiz olay, 2005 yılında
Ankara Esenboğa Havaalanında gerçekleşti. Macaristan seyahatine çıkacak olan
Başbakan bekleniyordu; bu arada gazeteciler ve diğer zevat kendi aralarında
sohbet etmekteydiler. Başbakan Erdoğan nihayet VİP salonuna girdi ve
kendisinin gelişini farketmeyen Egemen Bağış'a arkadan sessizce yaklaşarak
ensesine bir şaplak patlattı. Bunu yaparken de *"N'aber Egemen"* diye hal
hatır sormayı ihmal etmedi.



Bu olay nedeniyle Yalçın Küçük, Başbakan Erdoğan'ı savcılığa şikâyet etmiş,
*"Benim vekilime şaplak atamazsın"* diye kendisinden şikayetçi olmuştur.



Bu değerli siyasetçimiz şimdi kariyerine *"AB ile ilişkilerden sorumlu
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci"* sıfatıyla devam etmektedir ve 11 şehidin
ardından yukarıdaki değerlendirmeyi yapmıştır...



Gerçi, AB ile ilişkilerin ne noktaya geldiği ortada. Artık bize *"imtiyazlı
ortaklık"* bile teklif etmiyorlar; ayrıca AB'ye girmek Türk Milleti'ni
eskisi kadar ilgilendirmiyor.



Böyle bir durumda *"Başmüzakerecinin"* ne yaptığını, neyi *"müzakere
ettiğini"*, yılın büyük bölümünü neden AB başkentlerinde geçirdiğini
bilemiyoruz. İlgilenmiyoruz da...



Ama yukarıdaki lafı edebildiğine göre Türkiye'nin de, AB'nin de gündeminden
bir hayli kopuk olduğu anlaşılıyor. AB ülkeleri, şimdiye kadar destek
verdikleri PKK'ya bir mesaj vermek için büyükelçilerini Van'daki cenaze
törenine gönderdiler. Böyle sahtekâr tavırlarla Türk Milleti'ni tabii ki
kandıramazlar ama kendilerince bir *"strateji değişikliğine
gidebileceklerinin"* mesajını veriyorlar...



Bizimki tam tersine; *"teröristi de anlayalım"* modunda...



Egemen Bağış bu sözleri AB büyükelçileriyle düzenlediği Van-Bahçesaray
gezisine katılan gazetecilere söyledi. Milliyet gazetesi yazarı Mehveş Evin
de uzun uzun yazdı. İnanmayan, Mehveş Hanım'ın 21 Haziran tarihli köşe
yazısını okuyabilir.



Bağış'ın *"Ocağına ateş düşen sadece 11 askerin ailesi değil. Kandırılmış
çocukların aileleri de acı çekiyor" *demesi üzerine, Milliyet gazetesi
yazarı, *"Devletin bunu söylemesine alışık değiliz. Hele böylesine hassas
bir zamanda. Tepki görmekten çekinmiyor musunuz?"* diye soruyor.



Cevap şu:



*"30 yıl söylemedik de ne oldu?"*



Ne kadar engin görüşlü, ne kadar duyarlı, ne kadar insan sevgisiyle dolu,
tabu yıkan insanlar yarabbi!



*Teröristle empati kuran bir Devlet Bakanı!*



*Eline silah alıp dağa çıkmayı tercih edenle Türk askerini bir tutan bir
Devlet Bakanı!*



Beyefendi'nin sadece bu konuda değil başka konularda da görüşleri var.



*"Bir şeylerle oynuyorlar... Balyoz sanıklarının tahliyesi, Erzincan
savcısının tahliyesi, Ahmet Türk'e yumruk atanın serbest kalması, hepsi peş
peşe oldu. Yargıda peş peşe olan olaylar tesadüf değil.PKK, Anayasa
değişikliği süreci başladıktan sonra saldırıları artırdı."*



Fikir jimnastiği yapıyor.



Kim *"bir şeylerle oynuyor?"* Hayatını neredeyse Avrupa başkentlerinde
geçiriyorsun; bir şey biliyorsan, seziyorsan, gördüysen söyle de biz de
bilelim.



Dikkat edelim, sanık askerlerle ve Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan
Cihaner ile teröristlerle kurduğu empatiyi asla kurmuyor. *"Onların da
ocağına ateş düştü"* falan demiyor. Komplocu bir mantıkla Yargıtay kararının
arkasında bir takım karanlık eller arıyor. Bunu da dedikodu ve komplo
teorisi söylemi içinde gazetecilerle paylaşıyor.



*"PKK, anayasa değişikliğinden sonra saldırılarını artırdı"* diyerek de
olayı saptırmaya, yangın yerinden siyasi rant sağlamaya çalışıyor.



Sayın Bakan, PKK saldırılarını anayasa değişikliğinden sonra arttırmadı;



PKK saldırılarını, *"açılım"* çerçevesinde kendisini muhatap alanların
verdikleri sözleri tutamadıkları, anayasaya *"demokratik cumhuriyet"* ve *"eşit
temsil"* ilkelerini koyamadıkları için artırdı.



*"Şimdilik bunlarla yetin, o da olur"* teminatını yeterli bulmadı. Bir kez
muhatap alındı, şimdi de devleti yönetmeye çalışıyor.



*Teröristi azdırmak da işte böyle bir şey oluyor..*



Siz, bırakın komplo teorilerini de etrafınıza ve kendinize bir bakın; *"Sadece
11 askerin ocağına ateş düşmedi"* mantığının ne anlama geldiğini sorgulayın.



Zihniyet budur.



*Bölücü terörün son bulmasını umanlara duyurulur...*


  __._,_.___


-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.


Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com/

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap